ephemeral
/əˈfɛ.mə.ɹəl/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"ephemeral" kelimesinin Türkçesi: geçici, efemera, bir gün devam eden, ömrü kısa olan, devam etmeyen. ephemerid (zool.) bir çeşit kısa ömürlü sinek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgeçici
Genelefemera
Genelbir gün devam eden
Genelömrü kısa olan
Geneldevam etmeyen. ephemerid (zool.) bir çeşit kısa ömürlü sinek
Genelsu sineği.
Görsel




Tanım
•anything short-lived, as an insect that lives only for a day in its winged form
•lasting a very short time
Diğer Dillerde
AlmancaEintags-, ephemer, flüchtig, kurzlebig, vergänglich
Fransızcaéphémère
İspanyolcaefímero
Felemenkçeeendaags, eendags, kortstondig, vergankelijk, vluchtig
Yunancaεφήμερος
Korece재지 않는
Lehçeefemeryczny, ulotny
Ukraynacaефемерний, одноденний, швидкоплинний
Hintçeक्षणभंगुर
Fincehetkellinen, lyhytaikainen, ohimenevä, päivä-, päivän kestävä, päivän-
Çekçedočasný, efemerní, krátkodobý
Rumencetrecător
Macarcaefemer, kérészéletű, röpke, tiszavirág-életű
İbraniceבֶּן חֲלוֹף
Norveççekortvarig
Endonezcefana
Bulgarcaеднодневен, краткотраен, мимолетен
Slovencekratkotrajen, začasen
Katalancaefímer
Galcebyrhoedlog, undydd
İrlandacabreacshaolach, gearrshaolach
İzlandacadægurlangur, hverfull, skammær, skammlífur, skammvinnur
Etimoloji
From New Latin ephemerus, from Ancient Greek ἐφήμερος (ephḗmeros), the more common form of ἐφημέριος (ephēmérios, “of, for, or during the day, living or lasting but for a day, short-lived, temporary”), from ἐπί (epí, “on”) + ἡμέρα (hēméra, “day”).
Kelime Ailesi
bovine ephemeral fever
ephemeral fever
ephemeral lake
ephemeral state
ephemeralization
ephemeralize
ephemerally
ephemeralness
nonephemeral
unephemeral
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Geçici olmalı.
It has to be ephemeral.
Sonra dönüşünüz Bizedir.
The joys of the world (are only ephemeral): You have to come back to Us in the end.
Aşkın zevki geçicidir; pişmanlığı sonsuzdur.
Love's pleasure is ephemeral; regret eternal.
Sonuç olarak, melez enflasyonlar ebedi değildir.
Without Ephemerals, the Eternals have no purpose.
Sadece şu yakın (geçici) hayatın zevkinden ibarettir.
The joys of the world (are only ephemeral): You have to come back to Us in the end.
Cumhuriyet döneminde lejyonlar geçici bir yapıya sahipti.
In the Republic, legions had an ephemeral existence.
Büyükannemin şeffaf bir güzelliği var ama gözleri hüzünlü.
And my grandmother has this ephemeral quality about her, a beauty and a little sadness in her eyes.
Sıradaki sanatçı Kay Overstry, ... ...geçicilik kavramı ile ilgileniyor.
The next artist is Kay Overstry, and she's interested in ephemerality and transience.
Kara habitatlarının aksine, deniz habitatları değişken ve kısa ömürlüdür.
In contrast to terrestrial habitats, marine habitats are shifting and ephemeral.
Sağlam inşa edilmiş, kalıcı -- bunlar tamamen kendine özgü, nazik ve geçiciydiler.
Durable, engineered, permanent -- those are in opposition to idiosyncratic, delicate and ephemeral.
Hukuk, diplomasi ve tarih üzerine yaptığı çalışmalar geçici hevesler olarak görülmüştür.
His work on law, diplomacy, and history was seen as of ephemeral interest.
"Ey halkım, bu dünya hayatı geçici bir geçinmedir. Ahiret yurdu ise ebedi bir duraktır."
O people, the life of this world is ephemeral; but enduring is the abode of the Hereafter.