brief

/bɹiːf/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"brief" kelimesinin Türkçesi: özet, hulâsa, özetlemek, muhtasar, ing.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelözet
Genelhulâsa
Genelözetlemek
Genelmuhtasar
Geneling.
Genellâyiha
Genelkısa
Genelözet olarak. briefly kısaca. briefness kısa oluş.
Genelbirkaç kelime ile ifade edilen
Genel(huk.) dava özeti
Genelyazılı belge
Genelüzerinde Papa'nın mührü bulunan mektup
Genelhulâsa çıkarmak
Genel(huk.) avukat tutmak. (I.) hold no brief for him Ben onu müdafaa etmiyorum. in brief kısaca

Görsel

Hayatın özeti bu bence.Sabah modumu bu ifade özetliyor

Tanım

•(of clothing) very short
•a condensed written summary or abstract
•give essential information to someone

Diğer Dillerde

Almanca(zusammenfassend) unterrichten, Breve, briefen, einweisen, informieren, instruieren
Fransızcabref, court
Rusçaкоро́ткий, кра́ткий, резюме́, резюми́ровать, сжа́тый
Arapçaقَصِير, مُوجَز, وَجِيز
Portekizcebrifar, resumir
Japonca短い
Çekçekrátký, strohý, stručný, zhuštěný
Rumencescurt
Macarcarövid, tömör, ügyvédi megbízás, ügyvédi megbízatás, ügyvédi meghatalmazás
Latincebrevis
Norveççekortvarig
Estoncalühike, põgus
Katalancabreu, concís
Galiçyacaresume
Galcebyr
İrlandacaachomair
Bengalceমুখতসর
Urducaمُخْتَصَر
Esperantomallonga
Belarusçaкаро́ткі

Etimoloji

From Middle English breef, breve, bref, from Old French brief, bref, from Latin brevis (“short”), from Proto-Indo-European *mréǵʰus (“short, brief”). Doublet of breve and merry.

Kelime Ailesi

brief against
brief-bag
briefable
briefcase
briefen
briefie
briefish
briefless
briefly
briefman
briefness
briefs
control brief
counterbrief
debrief
faggot brief
in brief
king's brief

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Taina Elg
Taina Elg at IMDb Soap Central character brief
Onu kısalt.
Make it brief.
Kısa kesin.
Be brief.
Yok artık...
And in that brief moment, Mary cried for her 3,205th time.
Kısa Tarihçe
Brief History
Kısaca budur.
That's it in brief.
Onu kısa tut.
Keep it brief.
Kısa kes, Tom.
Make it brief, Tom.
& Özet Görünüm
& Brief View
Çantanızı alın.
Pick up your briefcase.
Bilgi verildim.
I've been briefed.
Git çantanı al.
Go grab your briefcase.