recurrent
3 hece
EN → TR
"recurrent" kelimesinin Türkçesi: nükseden, reküran, rekürent, tekrarlayan, tekrar vuku bulan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnükseden
Genelreküran
Genelrekürent
Geneltekrarlayan
Geneltekrar vuku bulan
Genel(anat.) dönüp aksi yöne giden. recurrent fever (tıb.) tekrar tekrar gelen nöbet.
Tanım
•recurring again and again
Diğer Dillerde
Almancarekurrent, wiederholt, wiederkehrend
Fransızcapériodique, récurrent
İspanyolcarecurrente
İtalyancaricorrente
Rusçaвозвра́тный, возвраща́ющийся, периоди́ческий, повторя́ющийся, рекурре́нтный, рециди́вный
Portekizcerecorrente
Japonca再発性の
İsveççeåterkommande
Fincetoistuva, uusiutuva
Rumencerecurent, reînceput, repetat
İbraniceנשנה
Bulgarcaповтарящ се, рекурентен
Katalancarecurrent
İrlandacaathfhillteach
Gürcüceგანმეორებითი, დროდადრო განმეორებადი, პერიოდულად განმეორებადი, პერიოდული, რეგულარულად განმეორებადი, შექცევითი
Etimoloji
From Latin recurrens, present participle of recurrere. Morphologically recur + -ent.
Kelime Ailesi
interrecurrent
nonrecurrent
null recurrent
oligorecurrent
positive recurrent
quasirecurrent
recurrent aborter
recurrent laryngeal nerve
recurrent neural network
recurrent nova
recurrent slope linea
recurrently
unrecurrent
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
persistent
habitual
monotonous
perennial
recurring
repeating
repetitional
repetitionary
repetitious
repetitive
repeated
Zıt anlamlılar
precurrent
transient
Örnek Cümleler
İşlem güncelle
Recurrent operation update
İşlem güncellendi
Recurrent operation updated.
Tekrarlayan işlemler listesi
Insert recurrent operations
Journal of the American Geriatrics Society.
"Multitasking: Association Between Poorer Performance and a History of Recurrent Falls".
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.
It has also been observed that recurrent infections do not occur.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.
So this is a woman, 46 years old, who had recurrent lung cancer.
Galen, halka açık yerlerde rekuren laringeal sinirleri gösteriyor
Galen demonstrating the recurrent laryngeal nerves in public
Uganda'nın cari harcamaları-- cari harcamalarla neyi kastediyorum?
Uganda's recurrent expenditure -- by recurrent what do I mean?
Yaptığı özel bir keşif, rekürren larengeal sinirlerinin önemiydi .
One particular discovery he made was of the importance of the recurrent laryngeal nerves.
Erizipel (kulak) Erizipel (kol) Erizipel (bacak) tekrarlayan erizipel
Erysipelas (ear) Erysipelas (arm) Erysipelas (leg) Recurrent erysipelas
Tekrarlayan ülserasyon ve yağ doku nekrozu, lipodermatosklerozla ilişkilidir.
Recurrent ulceration and fat necrosis is associated with lipodermatosclerosis.
Psikolojik analizler ve çalışmalar ile tekrarlayan bazı temalar tespit edilmiştir.
Through psychological analyses and studies, some recurrent themes have been identified.