reckless

/ˈɹɛkləs/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"reckless" kelimesinin Türkçesi: cüretkârlık., dikkatsiz, kayıtsız, ihtiyatsız, kayıtsız. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcüretkârlık.
Geneldikkatsiz
Genelkayıtsız
Genelihtiyatsız
Genelkayıtsız
Genelumursamaz
Genelhiç bir şey düşünmeden. recklessness pervasızlık
Genelkendini tehlikeye atan
Genelpervasız. recklessly pervasızca
Geneldünyayı umursamayan

Tanım

•characterized by careless unconcern

Diğer Dillerde

Rusçaбезотве́тственный, безрассу́дный, безу́мный, беспе́чный, бесшаба́шный, легкомы́сленный
Arapçaمُتَهَوِّر
Farsçaجسور
Kazakçaбас-көз демей
Özbekçeehtiyotsiz
Felemenkçeroekeloos
Portekizcetemerário
Japonca無知, 無謀
Korece무모(無謀)하다, 무모하다
Ukraynacaбезглу́здий, безрозсу́дний, легкоду́мний, необа́чний, нерозва́жний, нерозсу́дливий
Macarcavakmerő
İbraniceרַשְׁלָן
Latinceincautus
Norveççehensynsløs
Endonezcegegabah, gila-gilaan, sembrono
Vietnamcabất cẩn
Bulgarcaбезразсъден, безразсъ́ден, дързък, необми́слен

Kelime Ailesi

reckless endangerment
recklessly
recklessness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom pervasız.
Tom is reckless.
Sen pervasızsın.
You're reckless.
Onlar pervasızdı.
They were reckless.
Tom çok pervasızdı.
Tom was very reckless.
Pervasız bir şoförsün.
You're a reckless driver.
Tom umursamaz, değil mi?
Tom is reckless, isn't he?
Tom dikkatsiz bir sürücü.
Tom is a reckless driver.
Tom çok umursamaz, değil mi?
Tom is very reckless, isn't he?
Onun ona güvenmesi pervasızdı.
It was reckless of her to trust him.
Tom pervasız genç bir adamdır.
Tom is a reckless young fellow.
Tom pervasız olduğumu söyledi.
Tom said that I was reckless.
Tom çok umursamazdı, değil mi?
Tom was very reckless, wasn't he?