disgrace
/dɪsˈɡɹeɪs/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"disgrace" kelimesinin Türkçesi: rezalet, ayıp, rezilâne., utanç. be in disgrace gözden düşmüş olmak, utanç verici bir durumda olmak. be a disgrace to someone birinin yüz karası olmak. disgrace ful çok ayıp. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelrezalet
Genelayıp
Genelrezilâne.
Genelutanç. be in disgrace gözden düşmüş olmak
Genelutanç verici bir durumda olmak. be a disgrace to someone birinin yüz karası olmak. disgrace ful çok ayıp
Genelutanç verici
Genelrezil. disgrace fully utanılacak bir surette
Genelitibardan düşürmek
Genelgözden düşürmek
Genelgözden düşme
Genelrezil etmek.
Genelitibardan düşme
Genelyüz karası
Tanım
•a state of dishonor
•damage the reputation of
Diğer Dillerde
Fransızcadisgrâce, honte, ignominie
İspanyolcabaldón, desgracia, desgraciar, deshonrar
Rusçaбесче́стие, бесче́стить, обесче́стить, опозо́рить, осрами́ть, позо́р
Arapçaخَزًى, خِزْي, عَار
Azericerüsvay
Kazakçaмасқара
Özbekçeisnod, sharmandalik, uyat
Portekizcedesgraça
Korece치욕
Ukraynacaганьба́, со́ром
Hintçeअपमान
Çekçehanba, ostouzení, ostouzet, ostuda, ponížení, ponižování
İbraniceחֶרְפָּה
Latincedēdecus, dehonestō, flāgitium, ignōminia
Dancabringe skam over, skændsel, skam, vanære
Vietnamcathất sủng
Bulgarcaбезче́стие, засра́мвам, позор, позоря́
Slovencesramota
Etimoloji
From Middle French disgracier.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu bir rezalet.
It's a disgrace.
Bu bir rezalet.
That's a disgrace.
Utanç vericiydi.
It was disgraceful.
O bir rezaletti.
It was a disgrace.
[86,9-10; 26,93]
Disgrace this Day and misery are upon the disbelievers.
"Allah'tan korkun!
"And do not disgrace me.
Kendini rezil ettin.
You've disgraced yourself.
Ne bedbahttır onlar!
(As a disgrace for them, because they will enter Hell).
Büyük rezillik budur.
And that is the worst disgrace.
Sen bir yüz karasısın.
You're a disgrace.
Olanlar bir rezaletti.
What happened was a disgrace.
Fakirlik ayıp değildir.
There is no disgrace in being poor.