Utanç vericiydi.
It was disgraceful.
Davranışın utanç vericiydi.
Your behaviour was disgraceful.
Utanç verici, utanç verici.
Disgraceful. Disgraceful.
Senin davranışın utanç verici.
Your conduct is disgraceful.
Tom'un yaptığı utanç vericiydi.
What Tom did was disgraceful.
Senin davranışın yüz kızartıcıydı.
Your behavior was disgraceful.
Onların davranışları utandırıcıydı.
Their behavior was disgraceful.
Hiçbir şey daha utanç verici değil.
Nothing is more disgraceful.
Ne kadar utanç verici bir davranış!
What disgraceful behaviour!
Bunun utanç verici olduğunu düşünüyorum.
I think it's disgraceful.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.
That is disgraceful, and we should be ashamed of ourselves.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall.
"I heerd'n say 'disgraceful'; that I did," said Hall.