Bu alçaltıcı. 🔊
It's demeaning. 🔊
Tavırları çok tuhaftı. 🔊
His whole demeanor was very strange. 🔊
Leyla'nın tavırları değişti. 🔊
Layla's demeanor changed. 🔊
Seni küçük düşürmek istemedim. 🔊
I didn't mean to demean you. 🔊
Suudi yasalarına göre bu suçtur. 🔊
Under the criminal code, this is a misdemeanor. 🔊
Çocuğa benzer hareketleri vardır. 🔊
He has a childlike demeanor. 🔊
Tom'un hâl ve hareketleri değişti. 🔊
Tom's demeanor changed. 🔊
Tom'un tavrını tarif eder misiniz? 🔊
Could you describe Tom's demeanor? 🔊
Bireysel suçlar ve bilişim suçları. 🔊
Crimes and Misdemeanours. 🔊
Tam tersine bir kadın olarak aşağılanacaktı. 🔊
It was very demeaning to me as a woman . 🔊
Onun iddialı tavrını oldukça kaygılı buldum. 🔊
I found his pretentious demeanor quite disconcerting. 🔊
Fadıl'ın bütün tavrı değişmiş gibi görünüyordu. 🔊
Fadil's whole demeanor seemed to change. 🔊