break up
verb
EN → TR
"break up" kelimesinin Türkçesi: ayrılmak, kısılma, bozulma, dağılma, parçalanma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelayrılmakverb
Genelkısılma
Genelbozulma
Geneldağılma
Genelparçalanma
Genel(Kan.) buzların çözülmeye başladığı zaman.
Tanım
•laugh unrestrainedly
Diğer Dillerde
Almancaauseinander gehen, Schluss machen
İspanyolcacisionar, desarticular, partir peras, romper, romperse, separar
Rusçaразбива́ться, разби́ться, разойти́сь, расстава́ться, расста́ться, расходи́ться
Azericeayrılmaq
Felemenkçeuit elkaar gaan
Portekizceacabar
Korece헤어지다
İsveççegöra slut, splittras
Lehçezerwać
Finceerota, hajaantua, hajota, hajottaa, hävitä, levitä käsiin
Çekçerozejít se
Macarcaszakít
Latincedīlābor
Dancagå fra hinanden, slå op
Norveççeslå opp
Vietnamcachia tay
Arnavutçandahem, ndaj
Gürcüceგაწდომა, გაწყვეტა, გაწყვიტა კავშირი, გაწყვიტა ურთიერთობა
Esperantorompi
Sanskritçeभनक्ति
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Biz ayrılmadık.
We didn't break up.
Benden ayrılma.
Don't break up with me.
Bence ayrılmalıyız.
I think we should break up.
Tom'la ayrıldın mı?
Did you break up with Tom?
O onunla ayrılacak.
He will break up with her.
Onunla ayrıldın mı?
Did you break up with him?
Önce 8 x'i yazıyorum.
It'll break up the 13x into-- I'm going to write the 8x first.
Let's break up, okay?
Let's break up, okay?
Neden Tom'la ayrıldın?
Why did you break up with Tom?
Neden onunla ayrıldın?
Why did you break up with him?
Tom Mary ile ayrılacak.
Tom is going to break up with Mary.
Tom Mary ile ayrılmadı.
Tom didn't break up with Mary.