anxious
/ˈaŋ(k)ʃəs/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"anxious" kelimesinin Türkçesi: istekli, endişeli, mustarip, sıkıntılı, vesveseli. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelistekli
Genelendişeli
Genelmustarip
Genelsıkıntılı
Genelvesveseli
Genelüzüntülü
Genelıstırap
Genelhevesli. anxiously endişe ile
Genelto veya for ile çok arzulu
Genelistekle. anxiousness endişe
Geneldiken üzerinde oturmak.
Genelhuzursuzluk sit in the anxious seat ABD
Genel(k.dili) endişeli olmak
Tanım
•causing or fraught with or showing anxiety
Diğer Dillerde
Almancaangespannt, ängstlich, angstvoll, bang, bange, bedacht auf
İspanyolcaansioso, deseoso, incómodo, inquieto
İtalyancabramoso, impaziente, preoccupante
Rusçaбеспоко́ящийся, встрево́женный, озабо́ченный, стремя́щийся
Arapçaقَلِق, قَلِقَة
Felemenkçebezorgd
Portekizcedesconfortável, receoso
Japonca心配した
İsveççeorolig, oroväckande
Hintçeचिंतित
Çekçeúzkostný
Macarcaaggasztó, aggodalmas, aggódik, aggódó, alig vár, gondterhelt
İbraniceחָרֵד
Latinceanxius, praementuens, sollicitus
Dancaivrig (efter), opsat (på), spændt (på), urolig, urovækkende
Endonezcecemas
Vietnamcanao
Bulgarcaгорящ от желание, загрижен, обезпокоен, разтревожен
Estoncakibelev, murelik, rahutu
Taycaใจไม่ดี, ไม่สบายใจ
Galcepryderus
Ermeniceտագնապալից
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *h₂enǵʰ-der. Proto-Italic *anɣō Latin angō Latin ānxiusbor. English anxious Borrowed from Latin anxius, from angō (“to cause pain, choke”); akin to Ancient Greek ἄγχω (ánkhō, “to choke”). See anger; angst.
Kelime Ailesi
anxious bench
anxiously
anxiousness
anxom
hyperanxious
hypoanxious
nonanxious
overanxious
unanxious
underanxious
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom endişeli.
Tom's anxious.
Çok endişeliyim.
I'm so anxious.
Biz endişeliyiz.
We're anxious.
Ben endişeliyim.
I'm anxious.
Endişeli misiniz?
Are you anxious?
O endişeyle sordu.
She asked anxiously.
Tom endişeli oldu.
Tom became anxious.
Tom endişeleniyor.
Tom is getting anxious.
Tom endişelenecek.
Tom will be getting anxious.
Herkes kaygılıydı.
Everyone was anxious.
Neden endişelisin?
Why are you anxious?
Tom endişeli büyüdü.
Tom grew anxious.