yırtık
C2 seviye
TR → EN
"yırtık" kelimesinin İngilizcesi: ragged, rent, rip, tear. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelragged
Genelrent
Genelrip
Geneltear
Görsel




Tanım
•(mecaz) utanması, çekinmesi olmayan
•Cırtlak, tiz ve keskin ses
•parçalanmış
•yırtılma sonucu oluşmuş yarık
•Yırtılmış olan
•Cırlak, tiz, keskin ses
•Parça parça olmuş, eskiyip parçalanmış, işe yaramayan
•Patlayarak açılmış, dışarı fırlamış, yarık
Diğer Dillerde
Almancaabreißen, einreißen, herausreißen, Miete, mieten, Mietzins /ˈʔapʁaɪ̯sn̩/
to tear off · to tear down, to demolish
çekim: geçmiş riss ab · ortaç abgerissen · şimdiki reißt ab · ulaç abreißend
eş: herunterreißen, abszindieren, durchreißen, abbrechen
köken: ab- + reißen
aile: Abreißer, Abreißung, abreißend, abgerissen, Abriss
Ihre Jeans sind gerissen. — Sizin kot yırtık.
Fransızcadéchirer, déchirure, démolir, détacher, larme, larmoyer /de.ʃi.ʁe/
to tear; to rip up · to tear up emotionally · to kick arse, to kick ass, to kick butt, to rock, to rule
çekim: geçmiş déchiré · ortaç déchiré · şimdiki déchire · ulaç déchirant
köken: Inherited from Middle French deschirer, from Old French descirer, from de- + escirer, from Frankish *skeran (“to shear, cut”), from Proto-Germanic *skeraną (“to shear, shave, cut”). Cognate with Old English scieran (“to cut”). More at shear.
aile: déchiqueter, déchirable, déchirage, déchirant, déchiré, déchirement, déchirer à belles dents, déchirer le voile, déchirer l'oreille, déchireur
Vos jeans sont déchirés. — Sizin kot yırtık.
déchirer une lettre
Ma robe s'est déchirée.
L'Église était déchirée par un schisme.
İspanyolcaalquilar, alquiler, arrancar, arranchar, arrendar, arriendo /alkiˈlaɾ/
to rent · to rent out something to someone
çekim: geçmiş alquilé · ortaç alquilado · şimdiki alquila
eş: arrendar
köken: From alquiler (“rent”).
aile: alquilable, alquilador, realquilar
¡Ese taparrabos! - ¡Ahí está! — Yırtık don!
İtalyancaaffittare, affitto, andare sparato, canone, canone di locazione, demolire /af.fitˈta.re/
to rent, to let, to hire out
çekim: geçmiş affittàto · ortaç affittàto · şimdiki affìtta · ulaç affittànte
eş: appigionare, dare a noleggio, dare a nolo, dare in affitto, dare in locazione, locare
köken: From Medieval Latin affictāre, itself from fictus.
È uno squarcio? uomo: — Yırtık mı o?
Rusçaбеззастенчивый, бесстыдный; наглый, рваный, разорванный
беззастенчивый, бесстыдный; наглый
Это ничтожество! — Yırtık don!
Arapçaأجَّرَ, أُجْرَة, إِيجَار, اِسْتَأْجَر, اِسْتَأْجَرَ, خَرْق
وانفجرت الجينز الخاص بك. — Sizin kot yırtık.
rent, lease
çekim: çoğul اجارات
köken: Borrowed from Arabic إِجَارَة (ʔijāra).
aile: اجاره دادن
Azericecırmaq, göz yaşı, kirayə, kirayə pulu /d͡ʒɯrˈmɑχ/
to tear, tear apart · to slip away, sneak away · to skedaddle, to hightail, to flee
çekim: geçmiş cırmış · ortaç cırmış · şimdiki cırır
köken: Possibly from Proto-Turkic *yīr-, *yï̄r- (“to split lengthwise; to break, tear”), in which case a doublet of yırtmaq (“wear out; rend”). Compare with Crimean Tatar cırtmaq. Alternatively, onomatopoeic.
aile: cırıq
Özbekçeijara, ijara haqi, koʻz yoshi
a crack, rip, tear · a little, a tiny amount; notably in: geen barst ("not a bit") · an outburst, eruption
çekim: çoğul barsten
köken: From barsten.
Is dat een scheur? man: — Yırtık mı o?
to rent, to hire · to let
çekim: geçmiş aluguei · ortaç alugado · şimdiki aluga
eş: arrendar
köken: From Old Galician-Portuguese alugar, from Latin allocāre. Doublet of alocar, a borrowing.
aile: alugar um tríplex na cabeça de alguém
Aquele insignificante! — Yırtık don!
Quero alugar um carro.
Queria alugar este quarto a um estudante.
tear (from crying)
çekim: çoğul δάκρυα · tamlayan δακρύου
köken: From Ancient Greek δάκρυ (dákru), from Proto-Indo-European *dáḱru-.
Το βρακί! — Yırtık don!
to borrow (to receive something temporarily, expecting to return it) · to rent (to be allowed to have or use something temporarily in exchange for payment)
çekim: geçmiş 借りた
zıt: 貸す
男: なんでそれ撮らないんだ? — Jack: Yırtık mı o?
借りる時の地蔵顔、返す時の閻魔顔
アパートを借りる
tears
köken: From 눈 (nun, “eye”) + 물 (mul, “water”). First attested in the Yongbi eocheon'ga (龍飛御天歌 / 용비어천가), 1447, as Middle Korean 누ᇈ〮믈〮 (Yale: nwún-z-múl).
aile: 눈물나다, 눈물바다, 눈물샘, 피눈물
잭: 찢어진 건가요? — Jack: Yırtık mı o?
손수건으로 눈물을 닦아 주세요.
a rent; what is paid in order to rent something · employment (as a sailor)
çekim: çoğul hyror · tamlayan hyras
köken: From Middle Low German hüre, from Old Saxon huria.
aile: hyresavi, hyresavtal, hyresbidrag, hyresbostad, hyresersättning, hyresfastighet, hyresfri, hyresförhandling, hyresförmedling, hyresgaranti
Höftskynke! — Yırtık don!
Hur mycket betar du i hyra?
Är det här en hyrescykel?
1972, Blå Tåget, Den ena handen vet vad den andra gör (song lyrics)
to demolish, to raze
çekim: geçmiş burzono · şimdiki burzy
eş: demolować, niszczyć, roznosić, rozpirzać, rozwalać, rujnować
köken: From a conflation of two verbs: * Proto-Slavic *borìti (“to battle, wrestle”), from *bòrti. * Old Polish burzyć (“to stir up”), from Proto-Slavic *buriti, from *buřa. By surface analysis, burza + -yć.
aile: burzliwy, burzycielski, burzliwość, burzyciel, burzycielstwo, burzyć do drzwi, burzyć krew, oburzyć, oburzać, poburzyć
Ten szmaciarz. — Yırtık don!
Jantek cały wiecór burzył w karcmie.
Tak żniwiarze zęni ze ino burzyło w polu.
Ukraynacaвинайма́ти, відде́рти, віддирати, дава́ти напрока́т, де́рти, здава́ти /ʋʲidːeˈrate/
to tear off, to rip off, to tear away, to rip away
çekim: geçmiş віддира́вши · şimdiki віддира́є
köken: From від- (vid-) + -дира́ти (-dyráty). Compare Russian отдира́ть (otdirátʹ), Belarusian аддзіра́ць (addzirácʹ), Polish oddzierać.
aile: віддира́ння, віддира́тися
Всі вони були маленькі вітражі сльозу. — Küçük bir yırtık boyandı.
віддира́ти гопака́
tear
çekim: çoğul अश्कों
köken: Borrowed from Classical Persian اشک from Proto-Iranian *Hácru, from Proto-Indo-European *h₂éḱru (“tear”). Doublet of आँसू (ā̃sū) and अश्रु (aśru).
Fincekaahata, käydä käsiksi, kyynel, kyynelehtiä, murskata, ottaa vuokralle /ˈkɑːhɑtɑˣ/
to drive recklessly · to move quickly, rush
çekim: geçmiş kaahannut · şimdiki kaahaa · ulaç kaahaava
köken: Unknown. Possibly related to Northern Sami guossat (“to stumble”).
aile: kaahaaja, kaahaaminen, kaahailla, kaahari, kaahaus
Mokoma raakalainen! Hirviö! — Yırtık don!
Çekçenájem, nájemné, odtrhnout, prasklina, pronajmout, roztrhnout (eril) /ˈnaːjɛm/
tenancy · rent (payment for an apartment or other equipment)
çekim: çoğul nájmy · tamlayan nájmu
eş: nájemné
köken: Inherited from Old Czech nájem, from Proto-Slavic *najьmъ.
To je natržený? muž: — Yırtık mı o?
to run (move quickly) · to goad someone about, in chase or for one’s own purposes · to run around (busy oneself in pursuit of something)
çekim: geçmiş alergat · ortaç alergat · şimdiki aleargă
köken: Probably from a Vulgar Latin root *allargāre, from Latin largus (“abundant, plentiful”). Other theories derive it ultimately from a derivation or alteration of Latin legāre or alegāre. Compare Aromanian alag, alãgari; compare also Albanian largoj (“to leave”), Italian allargare (“to widen”).
aile: alergare, alergător, alergătură, leneșul mai mult aleargă
Toate au fost un pic pătată lacrimă. — Küçük bir yırtık boyandı.
Macarcabérbe ad, bérbe vesz, bérel, bérleti díj, elszakad, kiad /ˈbeːrbɛɒd/
to rent something, rent out (to allow possession of a property etc. in exchange for rent)
zıt: bérbe vesz
köken: bér (“rent, pay”) + -be (“in”) + ad (“to give”)
Az egy repedés? férfi: — Yırtık mı o?
İbraniceדִּמְעָה, השכיר, קָרַע, שכר, שְׂכַר דִּירָה (eril)
to hire, rent
çekim: geçmiş שָׂכַרְתָּ
כולם היו מוכתמים דמעה קטנה. — Küçük bir yırtık boyandı.
שכר המינימום
שכר דירה
שכר לימוד
Latincelanio, merces, scissura, scissūra /ˈɫa.ni.oː/
to rend, tear to pieces
çekim: ortaç laniātus · şimdiki laniat · ulaç laniāns
köken: Etymology tree Latin lanius Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Italic *-āō Latin -ō Latin laniō From lanius (“butcher”) + -ō.
aile: laniāmentum, laniātiō, laniātor, laniātōrium, laniātus
to skin, flay (removing the skin of an animal) · rip (often followed by væk)
çekim: geçmiş flåede · ortaç flået · ulaç flående
köken: From Old Norse flá, from Proto-Germanic *flahaną. Compare English flay.
aile: flåning
Lændeklæde! — Yırtık don!
Norveççehusleie, leie
Deyimler
yırtık uçurtma
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Yırtık mı o?
Is that a rip? man:
Ama yırtıklar var.
But they're still split
Elbisesinin yırtıktı.
Her dress was torn.
Kalbini yırtık bıraktım
I left your heart torn
Benim pantolonum yırtık.
My pants split.
Küçük bir yırtık boyandı.
All were a little tear stained.
Yırtık banknota inanır mısın?
Do you believe in the torn bill?
Onun yırtık bir baldır kası var.
He has a torn calf muscle.
Yırtık çorapları papucundan çıkmış.
Souls of My Shoes.
O yırtık dondan çıkmış gibi duruyor.
She sticks out like a sore thumb.
Retinanınzda hiç yırtık olmuş muydu?
Have you ever had a detached retina?
Onun kolunun altında yırtık kapaklı kitap vardı.
She had the book with a torn cover under her arm.
İlgili Sorular
Yırtık nasırın üzerindeki deri eksikliği için hangi bakım önerilir?
İki gündür ağzımda kötüleşen bir yırtık var, nasıl tedavi edebilirim?
Alt dudakta köşe dışı derin bir yırtık var, nasıl iyileşir?
Alt dudağımda köşe dışı ciddi bir yırtık var, ne önerirsiniz?
Yırtık iç çamaşırı giymek mi, yoksa herkesin bunu bilmesi mi daha sıkıntılı?
İlgili / Bileşik Terimler
Geneldowdy