Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tapınmak

tapınmak

/ta.pɯnˈmak/
verb
TR → EN
"tapınmak" kelimesinin İngilizcesi: adore, worship, adore, adore. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneladore
Genelworship
Geneladore
Geneladore

Çekim Tablosu

Geniş zamantapınamam
Şimdiki zamantapınabiliyor
Gelecek zamantapınacak
Geçmiş zamantapınamadı
Şarttapınamasa
Gerekliliktapınamamalı
Emirtapın

Tanım

•Tanrı'ya ya da Tanrı olarak tanınan şeye karşı inanış ve bağlılık anlatmak için belirli birtakım dinsel eylemlerde bulunmak
•Büyük bir sevgiyle bağlanmak, aşkla sevmek
•Tanrı buyruklarını yerine getirmek, Tanrı'ya yönelen saygı davranışlarında bulunmak
•Tanrı'ya veya ilah olarak tanınan varlığa karşı inancını ve bağlılığını bildirmek için belirli kurallara bağlı dinî hareketlerde bulunmak

Diğer Dillerde

to worship, to adore
çekim: geçmiş betete an · ortaç angebetet · şimdiki betet an · ulaç anbetend
eş: huldigen, verehren, anhimmeln, verehren, vergöttern
köken: From Middle High German anebeten, from Old High German anabetōn. Equivalent to an- (“on”) + beten (“pray”). Cognate with Dutch aanbidden. For structural similarity compare Latin adoro.
aile: Anbeterin, Anbeter, Anbetung
Es waren aber etliche Griechen unter denen, die hinaufgekommen waren, daß sie anbeten auf dem Fest. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Fransızcaadoration, adorer, culte, vénération, vénérer (dişil) /a.dɔ.ʁa.sjɔ̃/
adoration
çekim: çoğul adorations
köken: Borrowed from Latin adōrātiōnem (“worship, adoration”), from adōrō (“beseech; adore, worship”), from ad (“to, towards”) + ōrō (“beg”).
Quelques Grecs, du nombre de ceux qui étaient montés pour adorer pendant la fête, — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
İspanyolcaadoración, adorar, culto, idolatría, rendir(le) / dar(le) culto, rendir(le) culto (dişil) /adoɾaˈθjon/
adoration, worship
çekim: çoğul adoraciones
eş: cariño, exaltación
köken: Borrowed from Latin adorātiōnem.
Había ciertos griegos entre los que habían subido a adorar en la fiesta — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
to love with one's entire heart and soul; regard with deep respect and affection · to adore, to worship
çekim: geçmiş adoràto · ortaç adoràto · şimdiki adóra · ulaç adorànte
eş: venerare, onorare, divinizzare, mitizzare, idolatrare, amare
köken: Borrowed from Latin adōrāre. Cf. the older aorare.
Tra quelli che erano saliti per il culto durante la festa, c'erano anche alcuni Greci — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Rusçaмолиться, поклоняться /mɐˈlʲit͡sːə/
to pray (to petition a higher being)
çekim: geçmiş моли́вшийся · ortaç моли́вшийся · şimdiki мо́лится · ulaç моля́щийся
eş: боготворить, обожать
köken: Inherited from Old East Slavic молитисꙗ (molitisja), from Proto-Slavic *modliti sę (“to pray”). By surface analysis, моли́ть (molítʹ) + -ся (-sja).
Из пришедших на поклонение в праздник были некоторые Еллины. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Arapçaسَجَدَ, عِبَادَة, عَبَد, عَبَدَ, عَشِقَ
وكان اناس يونانيون من الذين صعدوا ليسجدوا في العيد. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Farsçaپرستیدن /pa.ras.tiː.ˈdan/
to worship · to idolize, to regard extremely highly · to serve
çekim: geçmiş پرستید · ortaç پرستیده · şimdiki میپرستد · ulaç پرستنده
köken: Inherited from Middle Persian plstytn' (paristīdan, “to serve; to worship; to minister in a ritual”), from Proto-Iranian *pari- (“around, peri-”) + *staH- (“to place, set, stand”). The former prefix is from Proto-Indo-Iranian *pári, from Proto-Indo-European *péri, and the latter is from Proto-Indo-Iranian *stáH-, from Proto-Indo-European *steh₂- (“to stand”). Related to Old Armenian պաշտեմ…
کسانی که اندر شبستان بدند هشیوار و مهترپرستان بدند
Azericeibadət
act of worship, religious service, adoration (irrespective of the practiced religion) · worship, cult (devotion accorded to a deity or to a sacred object.)
çekim: çoğul ibadətlər · tamlayan ibadətin
köken: From Arabic عِبَادَة (ʕibāda, “act of worshiping”).
aile: ibadətxana
bütlərə ibadət
oda ibadət
əcdadların ruhlarına ibadət
Kazakçaқұлшылық ету, сиыну, табынушылық
worship
köken: Inherited from Proto-Turkic *sïgïn- (“to seek refuge, trust, rely”), reflexive of *sïg-. Cognate with Kyrgyz сыйынуу (sıyınuu), Southern Altai сыгынар (sïgïnar), Turkish sığınmak, Azerbaijani sığınmaq.
Özbekçetopinmoq
to worship · to adore
çekim: geçmiş aanbaden · ortaç aanbeden · şimdiki aanbidt · ulaç aanbiddend
köken: From Middle Dutch aenbidden. Equivalent to aan- + bidden.
aile: aanbidbaar, aanbidder, aanbidding, aanbidster
Enkele Grieken die naar het Paasfeest waren gekomen om God te aanbidden, — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Het gebedshuis laat geen katten toe om er de avondster te aanbidden.
Portekizceadoração, adorar, cultuação, cultuar, venerar (dişil) /a.do.ɾaˈsɐ̃w̃/
adoration
çekim: çoğul adorações
köken: Learned borrowing from Latin adōrātiōnem. By surface analysis, adorar + -ção. Displaced Old Galician-Portuguese aoraçon.
Ora, entre os que tinham subido a adorar na festa havia alguns gregos. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
A Adoração dos Magos
Yunancaλατρεία, λατρεύω (dişil)
adoration, loving devotion · darling, the person whom one adores · worship
çekim: çoğul λατρείες · tamlayan λατρείας
Ησαν δε τινες Ελληνες μεταξυ των αναβαινοντων δια να προσκυνησωσιν εν τη εορτη. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Japonca崇拝する, 敬愛する, 熱愛する, 礼拝, 礼拝する /ɾa̠iha̠i/
divine worship, religious service
çekim: geçmiş 礼拝した
aile: 主日礼拝, 礼拝堂, 礼拝日
to love and respect
çekim: geçmiş 경애했다
köken: From 경애(敬愛) (gyeong'ae) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving active verbs).
명절에 예배하러 올라온 사람 중에 헬라인 몇이 있는데 — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
to worship (honor and adore, especially as a deity) · to adore, to idolize · to pick (a lock, to open it without the proper key)
çekim: geçmiş dyrkade · ortaç dyrkad · ulaç dyrkande
köken: From Old Swedish dyrka, from Old Norse dýrka, equivalent to dyr + -a. Compare Norwegian and Danish dyrke. Sense 3 is from dyrk + -a.
aile: dyrkan, dyrkare
Nu voro där ock några greker, av dem som plägade fara upp för att tillbedja under högtiden. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Glöm inte förbundet som jag slöt med er, och dyrka inte andra gudar.
Han dyrkar Zlatan.
adoration (an act of religious worship) · adoration (the act of adoring; loving devotion or fascination; an intense love sometimes bordering on veneration or infatuation)
çekim: çoğul adoracje · tamlayan adoracji
köken: Etymology tree Latin adōrātus Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin adōrātiōlbor. Polish adoracja Learned borrowing from Latin adōrātiō. First attested in the 16th century.
aile: adoracyjny, towarzystwo wzajemnej adoracji
A byli niektórzy Grekowie z tych, którzy przychodzili do Jeruzalemu, żeby się modlili w święto. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
wieczna adoracja
czas adoracji
adoracja Pana
Ukraynacaбогослужі́ння, боготвори́ти, божестви́ти, обо́жнювати, обо́жувати, па́лко коха́ти
Були ж деякі Геленяне між тими, що поприходили, щоб поклонитись у сьвято. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
worship · prayer
çekim: çoğul अर्चनाएँ
köken: Femenine of Sanskrit अर्चन (arcana).
to adore, admire, revere
çekim: geçmiş ihaillut · şimdiki ihailee · ulaç ihaileva
köken: iha + -illa. First attested in 1831.
aile: ihaileminen, ihailija, ihailu
Ja oli muutamia kreikkalaisia niiden joukosta, jotka tulivat ylös juhlaan rukoilemaan. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Çekçebohoslužba, uctívání, uctívat, zbožňovat (dişil) /ˈboɦosluʒba/
church service
çekim: çoğul bohoslužby · tamlayan bohoslužby
eş: mše, liturgie
köken: From bůh + -o- + služba.
Byli pak někteří Řekové z těch, kteříž přicházívali, aby se modlili v svátek. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Rumenceadora, închina, îndrăgi /a.doˈra/
to adore · to adore (worship)
çekim: geçmiş adorat · ortaç adorat · şimdiki adoră
köken: Borrowed from French adorer, Latin adōrō, adōrāre.
aile: adorare, adorat, adorator
Nişte Greci dintre ceice se suiseră să se închine la praznic, — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Macarcabálványoz, bálványozás, imád, imádás, imádat, imádkozik /ˈbaːlvaːɲoz/
to idolize, worship (to adore excessively)
çekim: geçmiş bálványoztak
köken: bálvány + -oz (verb-forming suffix)
aile: bálványozás
Néhány görög is vala azok között, a kik felmenének, hogy imádkozzanak az ünnepen: — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
İbraniceהעריץ, הערצה, סגד, סגידה, עבד ל־, עבד לאל
to admire, respect, venerate, idolize
çekim: geçmiş הֶעֱרַצְתָּ
ובתוך העלים להשתחות בחג היו אנשים יונים׃ — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Latinceadōrātiō, adōrō, apprecor, colō, cultio, cultus /ˈap.prɛ.kɔr/
to pray to, adore, worship, beseech
çekim: ortaç apprecātus · şimdiki apprecātur · ulaç apprecāns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *preḱ- Proto-Italic *preks Latin prex Latin precor Latin apprecor From ad- + precor (“beg, pray”).
to engage in (to enter into (an activity), to participate) · to practice (repetition of an activity to improve skill) · to study (acquire knowledge)
çekim: geçmiş dyrkede · ortaç dyrket · ulaç dyrkende
köken: From Old Norse dýrka, from dýrr (“dear, valuable”). Compare Swedish dyrka.
aile: agerdyrkende, dyrkbar, dyrkelig, dyrkelse, dyrker, dyrkning, findyrke, hjemmedyrket, opdyrke, rendyrke
Men der var nogle Grækere af dem, som plejede at gå op for at tilbede på Højtiden. — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
“Dyrk lige ham nede for enden. Han har taget skikkelse af en fodskammel. Langt ude ... men alligevel lidt tjekket.”
Dyrk lige hans pik! Den er sgu så lille, at den ligner en fisse!
“Dyrk lige det her!” Han tog teskeen op og fik den til at balancere på næsen.
Endonezcesembah /səmˈbah/
to worship · to lower oneself
köken: Inherited from Malay sembah, from Classical Malay sembah, from Javanese sembah.
aile: bersembah, mempersembahkan, menyembah, menyembahkan, penyembah, penyembahan, persembahan, sembahan, sesembahan, sembah akhir
Vietnamcalễ bái, sùng bái, thờ /le˦ˀ˥ ʔɓaːj˧˦/
to worship
köken: Sino-Vietnamese word from 禮拜 (“to worship”).
Vả , trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ , có mấy người Gờ-réc , — Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish طاپنمق (tapınmak). By surface analysis, tap- (“to worship”) + -ın + -mak. Cognate with Uzbek topinmoq, Azerbaijani tapınmaq, Kazakh табыну (tabynu), Southern Altai табынар (tabïnar, “to find, think”).

Örnek Cümleler

Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.
Now there were certain Greeks among those that went up to worship at the feast.
Köylüler bu uygulamayı güneşe tapınmakla ilgili antik bir pagan geleneğine bağlıyorlar.
Villagers attribute this practise to an ancient pagan tradition of sun worship.
tapınmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod