Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Now there were certain Greeks among those that went up to worship at the feast.
Köylüler bu uygulamayı güneşe tapınmakla ilgili antik bir pagan geleneğine bağlıyorlar.Villagers attribute this practise to an ancient pagan tradition of sun worship.
Tapmak (İman etmek), tapınmak (ibadet etmek) gibi sözcüklerle aynı kökeni paylaşır.In Gemeinschaft gebetet erfolgt die Koranrezitation während des Gebets wie beim Zuhr-Gebet leise.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A boli tam niektorí z tých Grékov, ktorí chodievali hore do Jeruzalema, aby sa tam pomodlili na sviatok.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A byli niektórzy Grekowie z tych, którzy przychodzili do Jeruzalemu, żeby się modlili w święto.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Bili so pa nekateri Grki med tistimi, ki so prihajali, da bi molili o prazniku.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Byli pak někteří Řekové z těch, kteříž přicházívali, aby se modlili v svátek.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Enkele Grieken die naar het Paasfeest waren gekomen om God te aanbidden,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Es waren aber etliche Griechen unter denen, die hinaufgekommen waren, daß sie anbeten auf dem Fest.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Había ciertos griegos entre los que habían subido a adorar en la fiesta
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ja oli muutamia kreikkalaisia niiden joukosta, jotka tulivat ylös juhlaan rukoilemaan.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.명절에 예배하러 올라온 사람 중에 헬라인 몇이 있는데
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogen grekere blandt dem som pleide å dra op for å tilbede på høitiden;
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogle Grækere af dem, som plejede at gå op for at tilbede på Højtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Néhány görög is vala azok között, a kik felmenének, hogy imádkozzanak az ünnepen:
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nişte Greci dintre ceice se suiseră să se închine la praznic,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nu voro där ock några greker, av dem som plägade fara upp för att tillbedja under högtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ora, entre os que tinham subido a adorar na festa havia alguns gregos.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Quelques Grecs, du nombre de ceux qui étaient montés pour adorer pendant la fête,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Tra quelli che erano saliti per il culto durante la festa, c'erano anche alcuni Greci
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả , trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ , có mấy người Gờ-réc ,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả, trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ, có mấy người Gờ-réc,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ησαν δε τινες Ελληνες μεταξυ των αναβαινοντων δια να προσκυνησωσιν εν τη εορτη.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Були ж деякі Геленяне між тими, що поприходили, щоб поклонитись у сьвято.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Из пришедших на поклонение в праздник были некоторые Еллины.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Учениците се спогледваха помежду си, недоумявайки за кого говори.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.ובתוך העלים להשתחות בחג היו אנשים יונים׃
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.وكان اناس يونانيون من الذين صعدوا ليسجدوا في العيد.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那 時 、 上 來 過 節 禮 拜 的 人 中 、 有 幾 個 希 利 尼 人
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那時 、 上來過 節禮 拜 的 人中 、 有 幾個 希利尼人
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.da du kan forvisse dig om, at det er ikke mere end tolv Dage, siden jeg kom op for at tilbede i Jerusalem.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Il n`y a pas plus de douze jours, tu peux t`en assurer, que je suis monté à Jérusalem pour adorer.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.당신이 아실 수 있는 바와 같이 내가 예루살렘에 예배하러 올라간지 열 이틀 밖에 못되었고
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.ko lahko zveš, da ni več nego dvanajst dni, kar sem prišel molit v Jeruzalem;
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Mert megtudhatod, hogy nincsen tizenkét napjánál több, mióta feljöttem imádkozni Jeruzsálembe.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Niinkuin voit saada tietää, ei ole kuin kaksitoista päivää siitä, kun menin Jerusalemiin rukoilemaan.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.pois bem podes verificar que não há mais de doze dias subi a Jerusalém para adorar,
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.pretože sa môžeš dovedieť, že nie je tomu viac ako dvanásť dní, čo som odišiel hore do Jeruzalema modliť sa.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Quan tra xét thì sẽ biết tôi vừa lên thành Giê-ru-sa-lem mà thờ lạy, chưa được mười hai ngày nay.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Quan tra_xét thì sẽ biết tôi vừa lên thành Giê-ru-sa-lem mà thờ lạy , chưa được mười_hai ngày_nay .
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Tú puedes cerciorarte de que no hace más de doce días que subí a Jerusalén para adorar
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Tu stesso puoi accertare che non sono più di dodici giorni da quando mi sono recato a Gerusalemme per il culto
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Zoals u zult kunnen nagaan, kwam ik pas twaalf dagen geleden in Jeruzalem aan om onze God te aanbidden.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Ти можеш розвідатись, що не більш, як дванайпять днів, відколи я прийшов поклонитись у Єрусалим.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.Ты можешь узнать, что не более двенадцати дней тому, как я пришел в Иерусалим для поклонения.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.אתה תוכל לדעת אשר לא עברו יותר משנים עשר יום מעת עלותי ירושלים להשתחות׃
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.وانت قادر ان تعرف انه ليس لي اكثر من اثني عشر يوما منذ صعدت لاسجد في اورشليم.
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.你 查 問 就 可 以 知 道 、 從 我 上 耶 路 撒 冷 禮 拜 、 到 今 日 、 不 過 有 十 二 天
Sen kendin de öğrenebilirsin, tapınmak amacıyla Yeruşalime gidişimden bu yana sadece on iki gün geçti.你 查問 就 可以 知道 、 從我 上 耶路撒冷 禮拜 、 到 今日 、 不 過 有 十二 天