to clear away, to clear (by taking away items) · to clear (the remaining bowling pins) · to earn (an honor, a medal, etc.)
çekim: geçmiş räumte ab · ortaç abgeräumt · şimdiki räumt ab · ulaç abräumend
eş: wegräumen
zıt: verleihen
köken: ab- + räumen
aile: abgeräumt, abräumend, Abräumer, Abräumung
🔊 Ja, es ist jetzt wenigstens möglich im Zimmer Staub zu saugen. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
🔊 den Tisch abräumen
🔊 Im vergangenen Jahr räumte Schlager-Star Helene Fischer ordentlich ab. Die 32-Jährige ging mit sage und schreibe vier Echos nach Hause.
collision, bump · clash · the area of a coalmine where full tubs are loaded into the cage for hoisting to the surface; pit bottom, pit eye
çekim: çoğul accrochages
köken: From accrocher + -age.
🔊 Ouais, au moins maintenant, il est possible de passer l'aspirateur. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
rare form of cepillar
çekim: geçmiş acepillé · ortaç acepillado · şimdiki acepilla
eş: cepillar, cepillar, cepillar, pulir, educar, cepillar
köken: From a- + cepillo + -ar.
🔊 Sí, por lo menos ahora se puede pasar la aspiradora. (Risas) — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
towards
çekim: çoğul incontri
eş: abboccamento, appuntamento, convegno, meeting, ritrovo, riunione
köken: inherited from Late Latin incontrā. By surface analysis, univerbation of in + contro.
🔊 Sì, per lo meno ora è possibile passare l'aspirapolvere. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
🔊 Надо попросить веник, чтобы подмести пол. — Bu zemini süpürmek için, bir süpürge isteyin .
🔊 نعم، على الأقل يمكن الآن أن ننظف بالمكنسة — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
brush
çekim: çoğul برسها
köken: Borrowed from French brosse. Doublet of فرچه (ferče, “shaving-brush; brush”).
aile: برس کردن
paintbrush · shaving brush · brush
çekim: çoğul fırçalar · tamlayan fırçanın
köken: From Ottoman Turkish فرچه, from Byzantine Greek βρούτζα (broútza).
brush
çekim: çoğul щеткалар · tamlayan щетканың
köken: Borrowed from Russian щётка (ščótka).
brush
çekim: çoğul choʻtkalar
köken: Borrowed from Russian щётка (ščótka).
to mount, attach · to apply (e.g. paint onto a surface) · to fix, adjust
çekim: geçmiş brachten aan · ortaç aangebracht · şimdiki brengt aan · ulaç aanbrengend
köken: From aan + brengen.
aile: aanbreng, aanbrenger, aanbrenging, aanbrengsel, aanbrengst
🔊 Je kan ze nu tenminste stofzuigen. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
meeting; gathering; get-together; meet-up · date (romantic meeting) · the act of finding something
çekim: çoğul encontros
köken: Deverbal from encontrar (“to find; to meet with”).
🔊 (Risos) — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün. (Gülüşmeler)
to paint (house, door, etc) · to put on makeup (nail varnish, lipstick, etc) · to dye
çekim: geçmiş έβαψα · ortaç έχοντας βάψει · şimdiki βάφει · ulaç βάφοντας
eş: μπογιατίζω, χρωματίζω
köken: From Byzantine Greek βάφω, from Ancient Greek βάπτω (báptō) with metaplasm from aorist stem ‑βαψ- according to a common pattern (έβαψα βάφω, έγραψα γράφω). Related to βαφτίζω (vaftízo). Traditionally related to βυθός (vythós), βαθύς (vathýs), although Beekes disagrees (see βυθός (buthós)).
🔊 Τουλάχιστον τώρα μπορείς να βάλεις ηλεκτρική σκούπα. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
🔊 Την έβαψες!
brush (an implement consisting of bristles attached to a handle)
köken: From English brush.
aile: 歯ブラシ, 爪ブラシ
🔊 (笑) — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
brush
köken: Borrowed from English brush.
🔊 그래요, 이제 여기에 진공청소기는 돌릴 수 있겠네요. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
to brush · to booze (drink alcohol)
çekim: geçmiş borstade · ortaç borstad · ulaç borstande
🔊 borsta tänderna/håret
🔊 borsta bort snön från rutan
🔊 borsta ut håret
verbal noun of czesać
çekim: tamlayan czesania
🔊 Tak, przynajmniej teraz da się poodkurzać. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
🔊 У місті проводяться роботи по спорудженню укриттів в таких зонах. — Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.
broom
çekim: çoğul झाड़ुओं
köken: झाड़ना (jhāṛnā, “to sweep”) + -ऊ (-ū). Cognate with Assamese ঝাড়ু (zharu), Bengali ঝাড়ু (jhaṛu).
oar (implement used to row a boat)
çekim: çoğul airot · tamlayan airon
köken: From Proto-Finnic *airo (compare Estonian aer), borrowed from Proto-Germanic *airō (“oar”) (compare Swedish åra). First attested in 1452 (in the place name Ayrosalmj, modern Airosalmi).
aile: airokala, aironhanka, aironlapa, aironveto, airopari, pariairokaksikko, pariaironelonen, peräairo
🔊 Huoneen lakaiseminen on tyttäreni tehtävä. — Odayı süpürmek kızımın işidir.
brush (for cleaning)
çekim: çoğul kartáče · tamlayan kartáče
aile: kartáčovat
🔊 No, aspoň se tam dá trochu povysávat. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
to sweep
çekim: geçmiş măturat · ortaç măturat · şimdiki mătură
köken: From mătură.
aile: măturar
🔊 Da, măcar acum se poate aspira puțin. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
brush (for rough cleaning)
çekim: çoğul kefék
köken: From Ottoman Turkish كفه (kefe, “brush”).
aile: kefél, cipőkefe, fogkefe, hajkefe, kefehaj, kefekötő, körömkefe, vécékefe
🔊 Hát, így legalább már ki lehet porszívózni. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
🔊 עכשיו אפשר לפחות לעבור קצת עם שואב-אבק. — Evet, en azından şimdi ortalığı süpürmek mümkün.
bristle (a stiff or coarse hair)
çekim: çoğul børster · tamlayan børstes
köken: From Old Norse burst, from Proto-Germanic *burstiz.
aile: børstehår, svinebørste