Eşyaları dışarı atmak zordur.
It's hard to throw things out.
Onu dışarı atmak istemiyordum.
I didn't want to throw that out.
Sami, Leyla'yı dışarı atmak istedi.
Sami wanted to kick Layla out.
Efendim, Bence iyi bir fikir değil kitapları camdan dışarı atmak.
Sir, I don't think throwing books out is such a good idea.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.
Instead of pushing water out, they used the channels to pull water back in.
Bu yüzden ümitsizliği dışarı atmak için tek başına olduğun vakitleri kullan.
So use your single time to throw off desperation!
lütfen maçı durdurun yapamam ayrıca yerinize oturmazsanı... sizi dışarı atmak zorunda kalırım
Please stop this match I can't, and if you don't return to your seat... we'll have you thrown out
dışarı atmak ile daha fazla örnek cümle →