kapıcı
noun
C2 seviye
TR → EN
"kapıcı" kelimesinin İngilizcesi: doorman, gatekeeper, concierge, custodian, janitor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldoormannoun
Genelgatekeepernoun
Genelconcierge
Genelcustodian
Geneljanitor
Genelporter
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kapıcıyı
Yönelme (-e)kapıcıya
Bulunma (-de)kapıcıda
Çıkma (-den)kapıcıdan
Tamlayan (-in)kapıcının
Çoğul (-ler)kapıcılar
Tanım
•Apartman, site vb. yerlerde bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse.
•Kapı yapan, satan veya tamir eden kimse.
•Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı; bevvap.
•Tokat ili Almus ilçesine bağlı bir köy.
•Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı
•Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse
Diğer Dillerde
Almancahausbesorger, hausmeister (eril) /haʊ̯sb̥əˈsɔɐ̯ɡɐ/
caretaker or janitor (someone who repairs and potentially cleans a building)
çekim: çoğul Hausbesorgern · tamlayan Hausbesorgers
eş: Abwart, Hausmeister, Hauswart
köken: Haus (“house”) + Besorger (“caretaker”)
aile: Hausbesorgerin
Als die 10 Jahre alt war, 1927, veröffentlichte sie ihren ersten Gedichtband mit dem Titel "The Janitor's Boy" — 10 yaşındayken, 1972'de, "Kapıcının oğlu" adlı ilk şiir kitabını çıkardı.
FransızcaConcierge /kɔ̃.sjɛʁʒ/
house-porter, doorkeeper, caretaker · janitor, custodian · concierge
çekim: çoğul concierges
köken: Probably from Vulgar Latin *cōnservius, from Latin cōnservus (“fellow-slave”).
Lady Arabella devint veuve à l'âge de 35 ans. — Renée Michel, 54 yaşında dul bir kapıcıdır.
İspanyolcaaseador, bedel, cargador, changador, changarín, conserje /beˈdel/
janitor · porter
çekim: çoğul bedeles
¿Tenéis portero en vuestro edificio? — Apartmanınızda kapıcı var mı?
İtalyancabastagio, bidello, facchino (eril) /basˈta.d͡ʒo/
synonym of facchino (“porter”)
çekim: çoğul bastagi
köken: From Medieval Latin bastasius, derived from Late Latin bastaga (“luggage”), from Ancient Greek βασταγή (bastagḗ), from βαστάζω (bastázō, “I bear, carry”). Cognate with Sicilian vastasu, whence regional Italian vastaso.
- Guardiano? — -Kapıcı mı?
Rusçaпривратник, швейцар, портье
- Привратника? — -Kapıcı mı?
Arapçaبَوَّاب, حَمَّال
♫ عامل التنظيف ذا الشعر الأحمر ♫ — Kapıcının kızıl saçlı oğlu
sack truck, hand truck · porter (person who carries loads)
köken: بار (bâr, “load”) + بر (bar, present stem of بردن (bordan, “to carry, to bear”)).
concierge, janitor (one who attends to the maintenance of a building and provides services to its tenants and guests)
çekim: çoğul conciërges
köken: From Middle Dutch concierge, from Middle French concierge.
Hij diende als uitkijktoren. — Kapıcıbaşı olarak çıkma yapmıştır.
Portekizcecarregador, porteiro, pórter, zelador (eril) /ka.ʁe.ɡaˈdoʁ/
carrier (person)
çekim: çoğul carregadores
eş: laturário
köken: From carregar + -dor.
- Porteiro? — -Kapıcı mı?
Yunancaαχθοφόρος (eril) /axθoˈforos/
porter
çekim: çoğul αχθοφόροι · tamlayan αχθοφόρου
eş: χαμάλης, λαϊκότροπο
köken: From Ancient Greek ἀχθοφόρος (akhthophóros). By surface analysis, άχθος (áchthos, “weight”) + -φόρος (-fóros, “bearer (from φέρω)”)
Είναι έργο του θυρωρού. — Bu, kapıcının işi.
keeper; janitor; custodian; caretaker
eş: 관리자
köken: Sino-Korean word from 管理人
♫ 청소부의 아들 빨강머리 소년 ♫ — Kapıcının kızıl saçlı oğlu
İsveççebärare, dörrvakt, entrévärd, lokalvårdare, portvakt, städare
a carrier (someone or something that carries something)
çekim: çoğul bärares · tamlayan bärares
köken: bära + -are
aile: anlagsbärare, avbärare, bacillbärare, brevbärare, budbärare, bårbärare, fackelbärare, fanbärare, informationsbärare, kistbärare
-Portvakt? — -Kapıcı mı?
Lehçebagażowy, numerowy, odźwierny, osoba odkładająca kule do kręgli, portierka, woźna /ba.ɡaˈʐɔ.vɘ/
baggage, luggage
çekim: çoğul bagażowi · tamlayan bagażowego
köken: Etymology tree French bagagebor. Polish bagaż Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Polish bagażowy From bagaż + -owy.
aile: bagażowe
- Odźwiernego? — -Kapıcı mı?
taksówka bagażowa
Ukraynacaвахте́р, вахте́рка, двірни́к, консьє́рж, портьє, портьє́
Г-жа Medlock здавалося, завжди бути на її вітальню зручною економки вниз. — Bayan Medlock hep onun gibi görünüyordu , rahat bir kapıcı oturma odası alt katta.
slave; servant · porter · coolie; migrant labourer
çekim: çoğul क़ुलियों
köken: From the possessed form of Old Anatolian Turkish قل (“slave”), ultimately from Proto-Turkic *kul; used in several names of the Qutb Shahi sultans.
Finceeteisvahtimestari, huoltomies, kantaja, ovenvartija, ovimies, portieeri /ˈetei̯sˌʋɑhtiˌmestɑri/
doorman, doorkeeper, bouncer, especially at a restaurant
çekim: çoğul eteisvahtimestarit · tamlayan eteisvahtimestarin
köken: eteis- + vahtimestari
Se on ovenvartijan tekosia. — Bu, kapıcının işi.
Çekçedomácí, domovnice, domovník, dveřník, portýr, vrátná /ˈdomaːt͡siː/
domestic · homemade
çekim: çoğul domácích · tamlayan domácího
köken: Inherited from Old Czech domácí, from Proto-Slavic *domaťь.
Paní Medlock zdálo být vždy v ní komfortní hospodyně obývací pokoj v přízemí. — Bayan Medlock hep onun gibi görünüyordu , rahat bir kapıcı oturma odası alt katta.
služba v domácí péči
Byla v domácím odboji.
Dala nám domácí paštiku.
guardian, guard, ward
çekim: çoğul gardieni
köken: Borrowed from French gardien.
Torre de…: două persoane pe nivel. — 3. Kapıcı: Kapıcılar 2 candır.
guardian, trustee, custodian (a person entrusted with the custody or care of someone)
çekim: çoğul gondnokok
köken: From gond + -nok (noun-forming suffix). Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: gondnoki, gondnokol, gondnokság
Cat egy étterem felett lakott a családjával. — Kapıcı dairesinde ailesiyle beraber yaşar.
Latincebāiulus, gerō
carrier, bearer, wearer
çekim: çoğul bærere · tamlayan bærers
köken: From bære (“to carry”) + -er.
- Portneren? — -Kapıcı mı?
Norveççeportner
Marie-Anne var bare 35 år gammel da hun ble enke. — Renée Michel, 54 yaşında dul bir kapıcıdır.
Endonezcemarbut, pesuruh /pəˈsuruh/
one who is ordered to do something (e.g. messenger, housemaid etc.)
çekim: çoğul pesuruh-pesuruh
köken: Combination of per- + suruh (“to order”).
Pagi harinya, para penduduk mulai bersiap untuk melakukan aktivitasnya. — Sabah kapıcı ve temizlikçiler kendi işlerini yapmaktaydılar.
Bulgarcaносач, портер, портиер, портие́р, портие́рка, разси́лен (eril) /noˈsat͡ʃ/
carrier, porter
çekim: çoğul носа́чи
köken: но́ся (nósja, “to carry”) + -ач (-ač)
Torre de…: двама човека на ниво. — 3. Kapıcı: Kapıcılar 2 candır.
Slovakçadomáca, domáci, domovníčka, správca, správkyňa, vrátnička /dɔmaːt͡sa/
nominative feminine singular of domáci
V roku 1904 prešiel neorománskou úpravou. — 1603 yılında kapıcıbaşılık göreviyle Enderun'dan ayrıldı.
Slovencevratar
Igral je na položaju vratarja. — Kapıcıbaşı olarak çıkma yapmıştır.
Katalancabastaix, bidell, mosso, portador (eril) /bəsˈtaʃ/
porter
çekim: çoğul bastaixos
köken: Inherited from Vulgar Latin *bastaxus, from Ancient Greek βαστάζω (bastázō, “to bear, carry”).
aile: bastaixar
Etimoloji
From Ottoman Turkish قپوجی, equivalent to kapı + -cı.
Örnek Cümleler
Tom bir kapıcıdır.
Tom is a janitor.
Kapıcımdan memnunum.
I like my doorman.
Tom ve ben kapıcıyız.
Tom and I are janitors.
Tom bir kapıcı değil.
Tom isn't a janitor.
Tom Jackson kapıcıdır.
Tom Jackson is the superintendent.
Tom bir kapıcı olacak.
Tom is going to be a janitor.
Sen kapıcı değil misin?
Aren't you the doorman?
Siz kapıcı değil misiniz?
Aren't you the doorman?
Tom bir okul kapıcısıydı.
Tom was a school custodian.
Tom bir kapıcı, değil mi?
Tom is a janitor, isn't he?
Birkaç yıl önce bir kapıcıydım.
I was a janitor a few years ago.
Okey, kapıcıya biletleri bırakın
Okay, leave the tickets with concierge.
İlgili Sorular
Kapıcı ve konsiyerje bahşişi vermek için uygun zaman ve miktar nedir?
Bir kapıcı ve konsiyerj için ne zaman ve ne kadar bahşiş vermeliyim?
Kapıcı ve konsiyerje için bahşiş vermek istediğimde ne kadar ve ne zaman vermeliyim?
Kapıcı ve konsiyerj için bahşiş verme zamanı ve miktarı hakkında bilgi alabilir miyim?
Yeni taşındığım yerde kapıcı ve konsiyerje için ne zaman ve ne kadar bahşiş bırakmalıyım?