Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bayır

bayır

/baˈjɯɾ/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"bayır" kelimesinin İngilizcesi: hill, descent, elevation, hill, inclination. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhillnoun
Geneldescent
Genelelevation
Genelhill
Genelinclination
Genelrise
Genelbank

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bayırı
Yönelme (-e)bayıra
Bulunma (-de)bayırda
Çıkma (-den)bayırdan
Tamlayan (-in)bayırın
Çoğul (-ler)bayırlar

Tanım

Burdur ili Çavdır ilçesine bağlı bir belde
Burdur ili Çavdır ilçesine bağlı bir belediye
Giresun ili Çamoluk ilçesine bağlı bir köy
küçük yokuş, belen, kıran, şev
Mardin ili Derik ilçesine bağlı bir köy
Muğla ili Fethiye ilçesine bağlı bir köy
Muğla ili Merkez ilçesine bağlı bir belde
Muğla ili Merkez ilçesine bağlı bir belediye

Atasözü & Deyim

Bağ bayırda, tarla çayırda
Tarlada çayırda, bağ bayırda

Diğer Dillerde

increase, rise, surge · ascent · slope
çekim: çoğul Anstiege · tamlayan Anstieges
eş: Aufstieg, Aufgang, Steigung, Zunahme, Steigung
Auf Feld und Flur liegt Sonnenschein ...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
Fransızcabanc, banque, colline, côte, rang, rive (eril) /bɑ̃/
bench (seat) · bank (mass of material, of cloud, fog, etc) · bank, shoal, school (of fish)
çekim: çoğul bancs
köken: From Old High German banc, from Frankish and Proto-West Germanic *banki, from Proto-Germanic *bankiz (“bench”). Doublet of banque.
aile: banc de fidèle, banc de l'œuvre, banc de neige, banc de sable, banc de touche, banc d'église, banc d'essai, banc d'œuvre, char à bancs, en banc
L'éolienne Bollée.Rüzgarlı Bayır.
to save (to store for future use) · to save (to conserve or prevent the wasting of) · to avoid
çekim: geçmiş ahorré · ortaç ahorrado · şimdiki ahorra
köken: From horro (“free”), from Arabic حُرّ (ḥurr, “free, noble, virtuous”). Compare to Catalan aforrar.
aile: ahorrador, ahorrante, ahorrativo
Una ligera vista de la colina florida...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
¿Cuánto dinero hemos ahorrado este mes?
ahorrar energía
Ahórrame los detalles por favor.
İtalyancaargine, colle, collina, cumulo, depositare, ripa (eril) /ˈar.d͡ʒi.ne/
bank (of a river) · embankment, dyke
çekim: çoğul argini
eş: alzaia, baluardo, barriera, chiusa, ciglione, diga
köken: From Vulgar Latin argerem, from Latin aggerem (“rubble; mound; rampart”).
aile: arginare
Ora l'estate splende sulle colline fiorite...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
L'argine che blocca il fiume è molto largo.
холм, бугор, склон горы, косогор
Уж яркое мерцание на цветочных склонах...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
عمر حروب (30).Yaşar Çağbayır (d.
top of the head · crown of the head · top (of anything)
çekim: çoğul təpələr · tamlayan təpənin
köken: Inherited from Old Anatolian Turkish دَپَه (däpä), تَپَه (täpä), from Proto-Turkic *tepe.
Colan təpələri
Kazakçaтөбе /tøˈbe/
hill, hillock · peak, top, summit · roof
çekim: çoğul төбелер · tamlayan төбенің
köken: From Proto-Turkic *tepe (“hill, top; top of head”). Cognate with Southern Altai тӧбӧ (töbö), Kyrgyz дөбө (döbö), Crimean Tatar töpe /töbe, Kumyk тёбе (töbe), Azerbaijani təpə, Turkish tepe, Turkmen depe, Tuvan тей (tey), etc.
Özbekçeo‘r, tepalik
Felemenkçedoen hellen, helling, heuvel, oever, rollen (dişil) /ˈɦɛ.lɪŋ/
inclination, slope
çekim: çoğul hellingen
köken: From Middle Dutch heldinge. Equivalent to hellen + -ing.
aile: berghelling, hellingbaan, hellingproef, hellingsgraad, hellingshoek, hellingspercentage, scheepshelling
Nu blinkt de zomer op de bloeiende heuvels ...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
Portekizcebanca, banqueiro, caixa, cofre, margem, monte (dişil) /ˈbɐ̃.kɐ/
stall (a small open-fronted shop) · booth (a small stall for the display and sale of goods) · newsstand (open stall where newspapers and magazines are on sale)
çekim: çoğul bancas
O verão pisca o olho às encostas floridas...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
embankment, bank · mound
çekim: çoğul αναχώματα · tamlayan αναχώματος
Ζωντανό τείχος.Rüzgarlı Bayır.
bank, a financial institution · bank of a river or other body of water · memory bank of a computer
köken: Borrowed from English bank. Doublet of ベンチ.
ぼくたちを追い立てた 丘の斜面のFundaya benzeyen bayırda
北園家与凤家的爷爷之间水火不容。Karadağ ve Dede bayırı arasında kalır.
흩어져 사라진다.
언덕 비탈의 작은 수풀들처럼Fundaya benzeyen bayırda
a hill (portion of a road or other path sloping lengthwise – compare kulle (“hill (elevated landmass)”)) · a slope, an incline (part of the ground that slopes – see also the usage notes for sluttning) · slopes (idiomatically, sometimes, in the context of ski slopes)
çekim: çoğul backar · tamlayan backes
köken: From Old Norse bakki (“bank”), from Proto-Germanic *bankô.
aile: galgbacke, kunna slå sig i backen på, nedförsbacke, på landbacken, skidbacke, stå som spön i backen, uppförsbacke
Jag ska visa dig hur man åker utför på skidor.Sana bayır aşağı kaymanın ne demek olduğunu göstereceğim.
Det är jobbigt att cykla uppför den branta backen
backen på sidan av kullen
en dag i backen
bank, shore (border between land and water) · edge, rim (border of the surface of an object) · pizza crust
çekim: çoğul brzegi · tamlayan brzegu
eş: wybrzeże, linia brzegowa, krawędź, kant, rant, koniuszek
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰerǵʰ- Proto-Indo-European *-ós Proto-Indo-European *bʰérǵʰos Proto-Slavic *bȇrgъ Old Polish brzeg Polish brzeg Inherited from Old Polish brzeg.
aile: lewobrzeżny, nabrzeżny, nadbrzeżny, obrzeżny, odbrzeżny, pobrzeżny, prawobrzeżny, przybrzeżny, wybrzeżny, bezbrzeże
Światło już migocze na kwiecistych brzozach...Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
Росте на стрімких скелях і високих вулканах, на каменях.Yüksek çayırlarda, kayalık bayırlarda ve taş ocaklarında görülür.
mountain, hill
çekim: çoğul गिरियों
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʷerH- Proto-Indo-European *gʷr̥H-í-s Proto-Indo-Iranian *gr̥Híš Sanskrit गि॒रि (girí)lbor. Hindi गिरि Learned borrowing from Sanskrit गि॒रि (girí).
position, state, situation (status with regard to conditions and circumstances) · status (person’s position or standing relative to that of others) · station (stopping place for transportation, especially ground transportation or air transportation)
çekim: çoğul asemat · tamlayan aseman
köken: From Proto-Finnic *asën ~ *asëma, equivalent to asea (“to place”) (obsolete) + -ma
aile: asemasta, asemo, asemoida, ala-asema, ammattiasema, arvoasema, asema-alue, asema-arvo, asema-aukio, asemaenergia
Sen ensimmäinen talo, Hakalan Amerikan talo, avattiin yleisölle kesällä 2008.Bayırlı Mahallesi'nin köy evinin inşaatı ise tamamlanarak 2008 yazında hizmete açılmıştır.
Olen sellaisessa asemassa, että en voi kritisoida presidenttiä julkisesti.
Upseerin rouvalla on kunnioitettu asema varuskuntakaupungissa.
rautatieasema
celkový obnos peněz, o nějž se hraje při hazardní hře
Na historii lidstva je tedy nazíráno jako na jistý druh svahu, svažujícího se od starých dobrých časů.Böylece insanlık tarihi eski güzel günler sonrasında bayır aşağı yuvarlanıyor gibi gözükür.
bench
çekim: çoğul bănci · tamlayan bănci
köken: Borrowed from French banc.
"Vara strălucește peste dealuri înflorite..."Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
hill, mound, hump (an elevated location smaller than a mountain)
çekim: çoğul dombok
köken: From Proto-Ugric *tᴕmpɜ (“something lofty; hill, island etc.”). Cognates include Northern Mansi тумп (tump, “island”).
aile: dombocska, dombos, dombság, dombhát, domboldal, dombvidék, ródlidomb, szeméremdomb, trágyadomb
Megmutatom neked, hogyan kell síelni.Sana bayır aşağı kaymanın ne demek olduğunu göstereceğim.
a bank (edge of river or lake) · a rim (edge around something, especially when circular)
çekim: çoğul גָּדוֹת
köken: Cognate with Arabic جدة.
♫ כמו האברש ♫ ♫ על צלע הגבעה ♫Fundaya benzeyen bayırda
earthwork, particularly defensive ramparts or bulwarks, dykes, dams, causeways, and piers · rubble or earth used or intended for such earthwork · any rampart or defensive wall
çekim: çoğul aggerēs · tamlayan aggeris
köken: If not directly from aggerō (“carry towards”), from its root.
aile: aggerō
Eruptionibus … aggeri ignem inferebant
hill, rise, slope
çekim: çoğul bakker · tamlayan bakkes
köken: Inherited from Old Danish bakkæ, from Old Norse bakki (“bank; ridge”), from Proto-Germanic *bankô (“bank, embankment; a hill”). Akin to English bank.
I 2013 udtrådte Sjálvstýrisflokkurin af regeringen.2013 yılında Bayır-Bucak bölgesi rejimin elinden alındı.

Etimoloji

Inherited from Proto-Common Turkic *bayïr.

Örnek Cümleler

Bayırı şimdi geçemezsiniz
You can't cross the ridge now.
Hayır ! bayırı geçeceğim .
No, I'll cross the ridge.
"Jingyang bayır kasabası "
"Jingyang Ridge Town"
Demek bayıra gitmeyecekmiş !
He won't be crossing the ridge then.
Bu halde bayırı geçemezsiniz
You can't cross the ridge now.
Bayırturpunu soy ve ince ince doğra.
Peel and finely chop the horseradish.
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...
Now simmer blinks on flowery braes ...
Midelerinde kırkbayır bölümü eksiktir.
The one-metre-wide nose on the face is missing.
Bayır, 2 Ağustos 2002'de Ankara'da doğdu.
Bayır was born on 2 August 2002 in Ankara, Turkey.
Evet, Jingyang Bayırında, Burdan 7 km ötede.
Yes, on Jingyang Ridge, 7 miles from here.
Bayırköy ismini yokuşta oluşundan almaktadır.
Its name derives from its coloration.
Ama "3 kase içtikten sonra bayır gitmek yasaktır"
And "Not crossing the ridge after three bowls"
bayır ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelhorseradish
Genelcommon whitethroat
Genelgreater whitethroat
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod