ash; ashes · money
çekim: çoğul Aschen · tamlayan Aschen
eş: Völle, Geld, Moneten, Zaster
köken: From Middle High German asche, from Old High German asca, from Proto-West Germanic *askā, from Proto-Germanic *askǭ. Compare Low German Asch, Dutch as, English ash, Danish aske, Swedish aska.
aile: Aschenputtel, Aschenbrödel
🔊 Er kommt nur bis in die (unter)montane Höhenstufe vor. — Kendisine dağın etrafını çeviren balçıktan dolayı ulaşılamaz.
Fransızca 🔊 argile (dişil) /aʁ.ʒil/ clay
çekim: çoğul argiles
köken: From Latin argilla.
aile: argile smectique, pieds d'argile
🔊 Par contre, elles connaissent à peu près la même prise de poids. — Balçık sözcüğü ile yaklaşık aynı anlamlar taşır.
clay · clay workshop
çekim: çoğul alfares
eş: alfahar, alfarería, alfarería, cerámica
köken: From Andalusian Arabic الْفَخَّار (al-faḵḵār), from Arabic فَخَّار (faḵḵār, “pottery”), from Aramaic פחרא / ܦܚܪܐ (paḵḵārā), from Akkadian 𒁃 (BAḪAR₂ /paḫāru/).
aile: alfarero
🔊 Tupâ había creado al mbyju'i (golondrina). — Balçıktan insanı yaratan odur.
Crete (an island of Greece)
çekim: çoğul crete
köken: From Latin Crēta.
🔊 Forse l'argilla fredda non gli bastava. — Belki de soğuk balçık yetmemişti.
Rusça 🔊 глина (dişil) /ˈɡlʲinə/ clay
çekim: çoğul гли́ны · tamlayan гли́ны
köken: From Old East Slavic глина (glina), from Proto-Slavic *glina, from Proto-Balto-Slavic *gléiˀnāˀ, from Proto-Indo-European *gleh₁y-.
aile: глиноби́тный, глинозём, гли́няный, сугли́нок
🔊 Может быть, холодной глины было для него мало? — Belki de soğuk balçık yetmemişti.
🔊 бе́лая гли́на
🔊 فالإنسان من خلق الله. — Balçıktan insanı yaratan odur.
mild (moderately warm, of temperature, weather)
köken: Borrowed from Arabic مُلَائِم (mulāʔim).
clay
çekim: çoğul gillər · tamlayan gilin
köken: From Persian گل (“clay”).
clay · mudbrick · wet mud
köken: Inherited from Proto-Turkic *balčïk (“mud”).
mud, sediment
çekim: çoğul loylar
köken: Inherited from Chagatai لای (lāy), from Classical Persian لای (lāy).
clay
köken: From Middle Dutch cleie, from Old Dutch *klei, from Proto-West Germanic *klaij, from Proto-Germanic *klajjaz, ultimately from Proto-Indo-European *gley- (“to glue, stick together”). Compare German Klei, English clay.
aile: boetseerklei, kleien, kleileem, kleitablet, papierklei, pijpklei, rivierklei, veenklei, zeeklei
🔊 Hout en holle boomstam was vroeger ook een veel gebruikt materiaal. — Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.
clay (mineral substance) · loam
çekim: çoğul argilas
köken: From Latin argilla, from Ancient Greek ἄργιλλος (árgillos).
🔊 É uma importante estância turística de verão. — Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.
smooth, soft
çekim: karşılaştırma απαλότερος · üstünlük απαλότερος
köken: From Ancient Greek ἁπαλός (hapalós, “soft”).
🔊 Θόλοι και στοές είχαν εκτεταμένη χρήση. — Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.
soft; pliable · open; flexible
zıt: 固い
köken: やわらか (yawaraka, “soft, gentle”, na-adjective) + い (-i, suffix forming adjectives).
🔊 覆い隠していたのは この緑の藻やヘドロです — Bu, şu yeşil yosunsu balçıkla kaplanmakta olan
🔊 そうして、自分の後脳の下に、暖かい柔らかい枕があった。
🔊 頭が柔らかい
clay
köken: Of native Korean origin. From 찰- (chal-, “sticky, gluey”) + 흙 (heuk, “dirt, soil”).
🔊 녹색 해조류 점액으로 뒤덮이고 있는 — Bu, şu yeşil yosunsu balçıkla kaplanmakta olan
mud, in particular relatively dry · clay
çekim: çoğul leror · tamlayan leras
köken: From Old Swedish ler, from Old Norse leir. Cognate with Old Norse leira, Icelandic leir, Danish ler and Norwegian Bokmål leire.
aile: blålera, lerig
🔊 Skogsmark, gärna fuktig. — Kumlu, balçıklı toprakları sever.
quiet, silent
çekim: karşılaştırma cichszy · üstünlük najcichszy
zıt: głośny
köken: Etymology tree Old Polish cich Polish cichy Inherited from Old Polish cich.
🔊 To on stworzył Robo-Małpy (gdy był jeszcze człowiekiem). — Balçıktan insanı yaratan odur.
🔊 Але ж ми маємо область науки про слиз і зміни кольорів. — Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.
soft, delicate, tender, downy · flat
köken: Borrowed from Sanskrit कोमल (komala).
🔊 तुम्हारा हाथ बहुत कोमल है।
affectionate, fond, tender (loving, gentle, sweet) · gentle (soft and mild rather than hard or severe) · tender, sore (sensitive to touch)
çekim: karşılaştırma hellempi · üstünlük hellin
köken: From Proto-Finnic *hellä. Cognate to Estonian hell and Votic ellä.
aile: hellitä, helliä, hellyttää, hellyys, hellästi, hellätä, heltyä, hempeä, helläkätinen, helläluonteinen
🔊 Leveitä vöitä ja huiveja käytettiin usein koristeina. — Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.
earth, soil · clay
çekim: çoğul hlíny · tamlayan hlíny
eş: zemina, půda, prsť, zem, jíl
köken: Inherited from Old Czech hlína, from Proto-Slavic *glina, from Proto-Balto-Slavic *gléiˀnāˀ, from Proto-Indo-European *gleh₁y-.
aile: hliněný, hlinitý, hliniště, hlinka
🔊 Jezírkem protéká potok Blatná. — Dibi balçık olan gölde yüzmek tehlikelidir.
🔊 hlína je hnědá
🔊 keramická hlína
clay
çekim: çoğul argile · tamlayan argile
köken: Borrowed from French argile.
🔊 Orașul este un important magnet turistic în timpul verii. — Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.
clay (a fine-grained natural soil material containing clay minerals)
çekim: çoğul agyagok
köken: Of unknown origin.
aile: agyagos, agyagáru, agyagásvány, agyagbánya, agyagbányászat, agyagcserép, agyagedény, agyagégető, agyagfajta, agyagfal
🔊 Hisz itt van nekünk ez a gumiszerűség, na meg a színváltók. — Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.
🔊 זה צולם בחוף בריטני, שהתכסה כולו — Bu, şu yeşil yosunsu balçıkla kaplanmakta olan
soil, dirt, mire, mud · loam, clay
çekim: çoğul luta · tamlayan lutī
köken: From Proto-Indo-European *lew- (“dirt, mud”). Cognate with Old Irish loth (“mud”), Ancient Greek λῦμα (lûma, “dirt, filth”), Albanian lym (“mud”), Lithuanian liutýnas (“loam pit”).
aile: lustrum, lutāmentum, lutārius, Lutātius, lutēnsis, lutēscō, luteus, lutitō, lutō, lutōsus
gravel
çekim: tamlayan grus'
köken: From Middle Low German grus, ultimately related to Proto-Germanic *greutą (“grit”).
aile: kattegrus
🔊 Mørkt stof elsker mørkt stof. — Kumlu, balçıklı toprakları sever.
🔊 I dag er Herføl et sommer- og turistsenter. — Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.