Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çirkinlik

çirkinlik

/t͡ʃiɾ.cinˈlic/
noun
TR → EN
"çirkinlik" kelimesinin İngilizcesi: ugliness, deformity, disfigure, obnoxious, ugliness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneluglinessnoun
Geneldeformity
Geneldisfigure
Genelobnoxious
Genelugliness
Genelugliness

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)çirkinliği
Yönelme (-e)çirkinliğe
Bulunma (-de)çirkinlikte
Çıkma (-den)çirkinlikten
Tamlayan (-in)çirkinliğin
Çoğul (-ler)çirkinliğiz

Tanım

•Çirkin olma durumu
•Çirkin olanın niteliği
•Uygun olmayan davranış veya durum; uygunsuzluk

Diğer Dillerde

abominable, hideous · abhorrent, detestable
çekim: karşılaştırma abscheulicher · üstünlük am abscheulichsten
eş: grauenvoll, widerwärtig, verabscheuungswürdig
köken: Abscheu + -lich
aile: Abscheulichkeit
Ein ästhetischer Versuch . — Bir çirkinlik denemesiydi.
ein abscheulicher Anblick
ein abscheuliches Verbrechen
Fransızcadésagréable, exécrable, laideur, odieux /de.za.ɡʁe.abl/
unpleasant; disagreeable
zıt: agréable, plaisant
köken: From dés- + agréable.
aile: désagréablement
Ce fut une épreuve atroce. — Bir çirkinlik denemesiydi.
Je n'ai aucun goût pour les occupations féminines. Je n'aime pas trop à être dans la société des dames; la danse m'est désagréable.
İspanyolcafealdad, feúra, obnoxio (dişil) /fealˈdad/
ugliness
çekim: çoğul fealdades
zıt: belleza, hermosura
köken: Formed irregularly from feo (“ugly”) + -dad, on the pattern of beldad (“beauty”).
Fue una experiencia horrible. — Bir çirkinlik denemesiydi.
ugliness
çekim: çoğul bruttezze
eş: orrore, deformità, disarmonia, sproporzione, mostruosità, goffaggine
zıt: bellezza
köken: From brutto + -ezza.
Rusçaбезобразие, уродство
Arapçaبَغِيض, ذَمِيم, مُزْعِج, هَجُوم
Farsçaزشتی, عوضی, قبح, منفور /ziʃ.ˈtiː/
ugliness
köken: From زشت (zešt) + ـی (-i).
Özbekçejirkanch
ugliness · someone or something ugly · unpleasant behaviour or trait
çekim: çoğul lelijkheden
eş: lelijkte
köken: From Middle Dutch leelijcheit. By surface analysis, lelijk + heid.
Het was de eerste oorlog waarin Amerika verloor. — Amerikan tarihinde de süper çirkinlikte bir bölümdü.
unpleasant, disagreeable
çekim: karşılaştırma mais desagradável · üstünlük o mais desagradável
zıt: agradável
köken: From desagradar + -ável.
Foi uma experiência terrível. — Bir çirkinlik denemesiydi.
Yunancaαποκρουστικός /apokrustiˈkos/
repellant, abominable, repulsive, obnoxious
eş: απωθητικός, αηδιαστικός
köken: From Hellenistic Koine Greek ᾰ̓ποκρουστικός (“able to drive off, able to dispel”). The morden sense, a semantic loan from French répulsif.
aile: αποκρουστικά
Η σφαγή ήταν φοβερή. — Bir çirkinlik denemesiydi.
Japonca忌まわしい
「いまわしい」参照。
それは最初の戦争、1 つは、アメリカを失った。 — Amerikan tarihinde de süper çirkinlikte bir bölümdü.
Korece못생김, 추함
그것은 일단 패션 악세서리였다. — Bir çirkinlik denemesiydi.
vile, despicable, detestable
çekim: karşılaştırma avskyvärdare · üstünlük avskyvärdast
köken: From avsky (“detest”) + -värd (“-worthy”).
Åter till Avskyvärld
ugliness · eyesore
çekim: tamlayan brzydoty
eş: szpetność, szpetota, niezgrabność, nieurodziwość, szkarada, szkaradność
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bridъ Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Proto-Slavic *-ъkъ Proto-Slavic *bridъkъ Old Polish brzydki Polish brzydki Proto-Indo-European *-otéh₂ Proto-Balto-Slavic *-atā́ˀ Proto-Slavic *-ota Polish -ota Polish brzydota From brzydki + -ota.
Ukraynacaоги́дний
«Це було страшне видовище. — Bir çirkinlik denemesiydi.
irritating, annoying
çekim: karşılaştırma ärsyttävämpi · üstünlük ärsyttävin
aile: ärsyttävyys, ärsyttävästi
ugly · nasty
çekim: karşılaştırma hnusnější · üstünlük nejhnusnější
eş: odporný, šeredný, nepěkný, škaredý, ohyzdný, ošklivý
köken: Inherited from Old Czech hnusný, from Proto-Slavic *gnusьnъ.
disagreeable
köken: Borrowed from French désagréable.
A fost o anchetă înfiorătoare. — Bir çirkinlik denemesiydi.
Macarcacsúnyaság, ellenszenves, geci, terhes /ˈt͡ʃuːɲɒʃaːɡ/
homeliness, ugliness
çekim: çoğul csúnyaságok
köken: csúnya (“ugly”) + -ság (“-ness”, noun-forming suffix)
aile: csúnyasági
és hogy a vietkong már majdnem le van győzve, erre hirtelen megszerveznek — Amerikan tarihinde de süper çirkinlikte bir bölümdü.
Latincedēfōrmitās, turpitūdō
Dancagrimhed
ugliness (to be ugly or unappealing) · ugliness, unsightliness (ugly thing, person or phenomenon)
çekim: çoğul grimheder · tamlayan grimheds
zıt: skønhed
köken: From grim + -hed.
Norveççeufyselig, utålelig
Vietnamcacâng /kəŋ˧˧/
impudent; insolent; shameless and obnoxious
Bulgarcaгрозота, грозотия, отврати́телен
Slovakçaneznesiteľný
sticky, adhesive (such that it adheres to some surface) · sticky, adhesive (such that it is covered with glue or some other sticky substance) · unpleasant, obnoxious
çekim: karşılaştırma lipīgāks · üstünlük vislipīgākais
köken: From lip(t) (“to sick, to adhere”) + -īgs.
lipīgs šķīdums
lipīgs māls
lipīgi sveķi
Katalancalletgesa, lletjor (dişil)
ugliness
çekim: çoğul lletgeses
köken: From lleig + -esa.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish چركینلك (çirkinlik). By surface analysis, çirkin (“ugly”) + -lik (“-ness”).

Örnek Cümleler

Çirkinlik bir dezavantajdır.
It's a disadvantage to be ugly.
Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz!
Good and evil are not alike.
Güzellik bir görüş meselesidir ama çirkinlik evrenseldir.
Beauty is a matter of opinion but ugliness is universal.
Çünkü namaz/dua, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar.
The prayer prevents indecencies and evils.
Kötülük/çirkinlik, düşmanlık/saldırganlık üzere yardımlaşmayın.
Help not one another unto sin and transgression, but keep your duty to Allah.
Sonunda, kazanmış olduklarının çirkinlikleri yakalarına yapışmıştı.
Then the worst of what they had done overtook them.
Çirkinlikleri/kötülükleri affeden O, yapıp ettiklerinizi bilen O...
(Repentance for the cardinal sins, while lesser sins are wiped out by good deeds.)
Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü sizi adaletsiz davranmaya asla itmesin.
Do not let your enmity for others turn you away from justice.
Kim Allah'tan sakınırsa O, onun çirkinliklerini örter ve onun ödülünü büyütür.
God will forgive the ills of those who fear Him, and increase their reward.
Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav!
And the good deed and the evil deed will never be equal; O listener!
Kötülük/çirkinlik, düşmanlık/saldırganlık üzere yardımlaşmayın. Allah'tan sakının!
Co-operate with each other in righteousness and piety, not in sin and hostility.
Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu.
Then, evil was the end of those who committed evil.
çirkinlik ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod