Ana içeriğe geç
Sözlük
/
wrinkle

wrinkle

/ˈɹɪŋkl̩/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"wrinkle" kelimesinin Türkçesi: buruşuk, teknik, buruşturmak, buruşmak, kırışık.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelburuşuk
Genelteknik
Genelburuşturmak
Genelburuşmak
Genelkırışık.
Genelkırışıklık
Genelcilt kırışığı
Genel(k. dili) metot
Genelkırışmak. new wrinkle yeni uygulanan yöntem. wrinkly buruşuk

Görsel

Buruşuk kâğıt doku arka plan soyut desenSarı buruşuk kağıt doku arkaplanı - boş alanGri Zeminde Buruşuk Beyaz Mezura Şeridi: Vintage Terzi Ölçü AletiGülümseyen Sevimli Yüz Tasarımlı Buruşuk Kağıt Paket veya Kutu Konsepti

Tanım

a clever method of doing something (especially something new and different)
become wrinkled or crumpled or creased

Etimoloji

From Middle English wrynklen, wrinklen (“to wrinkle”), from Old English *wrinclian (attested in past participle ġewrinclod (“wrinkled, crooked, winding”)). Cognate with Middle Dutch wronckelen, wrinckelen (“to wind, wrap, meander”), modern dialectal Dutch wrinkelen (“to wrinkle”). Compare also Middle English runklen (“to wrinkle, become wrinkled”).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Gömleğin buruşuk.
Your shirt is wrinkled.
Kırışıklıkların var.
You've got wrinkles.
Tom burnunu kırıştırdı.
Tom wrinkled his nose.
Tom'un gömleği kırışmış.
Tom's shirt is wrinkled.
O, kaşlarını kırıştırdı.
She wrinkled her brows.
Gömleğin oldukça kırışık.
Your shirt is pretty wrinkled.
Mavi ceketi kirli ve buruşuktu.
His blue coat was dirty and wrinkled.
Tom'un gömleği kırış kırış olmuş.
Tom's shirt is wrinkled.
Bu kadar kasılma, yüzün kırışıyor.
Don't put too much strength in your face and relax those wrinkles too.
Onun kravatları her zaman buruşuk.
His ties were always wrinkled.
Onun pantolonlarının hepsi kırışık.
His slacks are all wrinkled.
Tom hoşnutsuzmuş gibi kaşını çattı.
Tom wrinkled his brow like he was displeased.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod