Ana içeriğe geç
Sözlük
/
purse

purse

/pɜːs/1 hece
noun
B1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"purse" kelimesinin Türkçesi: hazine, kese, cüzdan, cüzdan, yardım için toplanılmış para. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhazine
Genelkese
Genelcüzdan
Genelcüzdan
Genelyardım için toplanılmış para
Geneltorba. purse-proud kesesine mağrur
Genelservetine güvenen. purse-strings kese bağları
Genelkese ağzı kaytanı
Genelpara ödeme yeteneği. a common purse müşterek kese. a tight purse cimri kesesi. privy purse hükümdar hazinesi. public purse devlet hazinesi. put up a purse mükâfat olarak ortaya koymak.
Genelbüzmek (dudak)
Genelkeseye koymak.
Genelpara kesesi
Genelel çantasınoun
Genelpara çantası

Görsel

Altın Kaplamalı Eski Stil Hazine Sandığı Dijital İllüstrasyonAçık Ahşap Hazine Sandığı ve Etrafında Uçan Parlak Altın SikkelerAhşap Hazine Kutusu ve Su Altı Atmosferli Dekoratif Masa Üstü SahneBüyülü Hazine Sandığı: Karanlıkta Parlayan Sırlar ve Gizemli Enerji

Tanım

a sum of money offered as a prize
gather or contract into wrinkles or folds; pucker

Etimoloji

A metonymic occupational surname for someone who made bags or purses, from Middle English purse.

Örnek Cümleler

Çantanız açık.
Your purse is open.
O benim çantam.
That's my purse.
Cüzdanım soyuldu.
I was robbed of my purse.
Benim çantam yok.
I don't have my purse.
Bunu çantana koy.
Slip this into your purse.
Çantanı buldun mu?
Did you find your purse?
Çantamı gördün mü?
Have you seen my purse?
Cüzdanını kaybetme.
Don't lose your purse.
Cüzdanımla ne yaptın?
What did you do with my purse?
Mary çantasını tuttu.
Mary grabbed her purse.
Bunu cüzdanında taşı.
Carry this in your purse.
Mary çantasına baktı.
Mary looked in her purse.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod