wicked

/ˈwɪkɪd/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"wicked" kelimesinin Türkçesi: günahkâr, kötücül, habis, kötü, hayırsız. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgünahkâr
Genelkötücül
Genelhabis
Genelkötü
Genelhayırsız
Geneladi
Genelbayağı
Genelaşağılık
Geneltehlikeli
Genelfena
Genelşeytansı
Genellanetli
Geneluğursuz
Genel(k. dili) çok ustalıklı
Genel"the" ile kötü kişiler. wickedly günahkarca. wickedness günahkârlık.

Görsel

Günahkar geyik atlama anı - doğa ve hayvan fotoğrafıHerkes seçici bir günahkar. Kendimizle rahat ettiğimiz günahları seçiyoruz, kabul edemediklerimizi ise başkalarında yargılıyoruz.

Tanım

•highly offensive; arousing aversion or disgust

Diğer Dillerde

Rusçaзло́бный, злой, кла́ссный, клёвый, круто́й, озорно́й
Arapçaشِرِير
Farsçaشرور
Felemenkçekwaadaardig, slecht
Korece나쁘다
Çekçeděsně, hustý, podlý
Macarcagonosz
İbraniceרָשָׁע
Latincemalus
Dancafedt, syndig
Bulgarcaзъл, лош, порочен
Letoncaļauns
Katalancadolent
Arnavutçakeq, lig
Ermeniceչար

Etimoloji

See wick.

Kelime Ailesi

have one's wicked way with
no rest for the wicked
no sleep for the wicked
wicked pissah
wicked problem
wicked tongue
wickedly
wickedness

Örnek Cümleler

Tom kötü.
Tom is wicked.
Rezil kız.
Wicked girl.
Yöntem kötü.
The method is wicked.
Ahlaksız mı?
Wicked?
Çok kötüsün.
Wicked wretch.
You wicked...
You wicked...
Tom kötü biri.
Tom's wicked.
Sen ahlaksızsın!
You are wicked!
Çok kötü adamım.
Fuckin" wicked, man.
Çok kötü birisin.
You are a wicked wretch.
Ancak Ima kötüdür.
He is wicked.
Zalimler onmazlar.
The wicked will not succeed.