Ana içeriğe geç
Sözlük
/
slate

slate

/sleɪt/1 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"slate" kelimesinin Türkçesi: kınamak, kayağantaş, azarlamak, kayrak, arduvaz. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkınamak
Genelkayağantaş
Genelazarlamak
Genelkayraknoun
Genelarduvaznoun
Genelarduvaz
Genelbarudi
Genelkayrak
Genelarduvaz
Genelkayrak
Genelarduvaz
GenelIng. cezalandırmak.
Genelkara kayağan
Geneldam taşınoun
Geneltenkit etmek
Geneltaş tahta
Genelkoyu maviye çalar kurşun rengi
Genel(A.B.D.) adaylar listesi
Genelkayağan taştan yapılmış
Genelkayağantaş rengindeki
Genelkayağan taşınoun
Geneltaş tahta ile kaplamak
Genel(A.B.D.) belli bir gaye ile planlamak. slate pencil taş kalem .clean slate temiz mazi. slat'ing arduvaz yerleştirme işlemi
Genelarduvaz. slat'y taş tahtaya benzer
Genelkurşun rengindeki.
Genelkayağan taş
Genelkayağan taş

Tanım

a list of candidates nominated by a political party to run for election to public offices
cover with slate

Diğer Dillerde

Fransızcaardoise
Azericenisyə dəftəri
Korece점판암
Lehçełupek
Hintçeस्लेट
Norveççeskifer, skiferstein
Letoncašīferis
Baskçaarbela

Etimoloji

Metonymic occupational surname for a slater.

Örnek Cümleler

Lütfen bunu çevir.
Please translate this.
Bu cümle çevrilecek.
This sentence is going to be translated.
Bu kitabı çeviremem.
I cannot translate this book.
O iyi çeviri yapmaz.
She doesn't translate well.
Çevir ve kapa çeneni!
Translate and shut up!
Bu cümleyi çeviremem.
I'm not able to translate this sentence.
Artık roman çevirmem.
I don't translate novels anymore.
Bedava çeviri yapmam.
I don't translate for free.
Bu cümleyi çevirmeyin!
Do not translate this sentence!
Hangi bölüm çevrilmedi?
Which part hasn't been translated?
Tom yavaş çeviri yapar.
Tom translates slowly.
Bu mektubu kim çevirdi?
Who translated this letter?

İlgili Sorular

Kapıyı çalan kişi bir kilise mensubu olup mahallenin içinde dinini tanıtmaya çalışıyordu. Bu durum beni her zaman bulanıyor. Bir cadı olduğum için, kötü olarak görülüp kurtarılmam gerektiğini düşünen insanlarla din üzerine konuşmak zor bir durum. O, hangi kiliseye mensup olduğumu sordu ve ben de cadı olduğumu söyledim; bakışlar, parmak sallamaları ve "Sana dua ederim" konuşmasıyla karşılaşmaya hazırdım. Fakat o, cadılık nasıl bir şey sorusunu yöneltti! Birkaç şey anlattım. Sonra beni kınamak yerine, manevi doyum bulduğum için mutlu olduğunu belirtti.
Kapıma bir din adamı gelerek mahallenin içinde dinini tanıtıyordu. Bu durum beni her zaman bulandırıyor. Cadı olduğum için, kötü biri olarak görülüp kurtarılmam gerektiğini düşünen insanlarla din üzerine konuşmak zor bir hal alıyor. Kadın, hangi kiliseye mensup olduğumu sordu ve ben de bir cadı olduğumu söyledim; bakışlar, parmak sallamaları ve "Sana dua ederim" konuşmasıyla karşılaşmaya hazırlıktım. Fakat o, cadılık nasıl bir şey sorusunu yöneltti! Birkaç bilgi verdim. Sonra beni kınamak yerine, manevi tatmin bulduğum için mutlu olduğunu belirtti.
Kapı çaldığında karşıma bir kilise mensubu çıkıp mahallenin içinde dinini yaymaya çalışıyordu. Bana bu durum her zaman mide bulantısı veriyor. Bir cadı olduğum için, kötü göründüğüm ve kurtarılmam gerektiğini düşünen insanlarla din hakkında konuşmak zor oluyor. Neyse, o hangi kiliseye gittiğimi sordu ve ben de bir cadı olduğumu söyledim; bakışlar ve parmak sallamaları, "Sana dua ederim" konuşmasıyla karşılaşmaya hazırdım. Fakat o, cadılık pratiğinin nasıl olduğunu sordu! Birkaç şey anlattım. Sonra beni kınamak yerine, manevi bir tatmin bulduğum için mutlu olduğunu söyledi.
Eğer Yahuda İskariot, İsa'nın çarmıha gerilmesinde kilit bir rol oynadıysa, onu kınamak yerine övmeliyiz diye düşünülebilir mi?
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod