"last" kelimesinin Türkçesi: sürmek, nihayet, sabık, dayanmak, bozulmamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsürmek
Genelnihayet
Genelsabık
Geneldayanmak
Genelbozulmamak
Genelbitmemek
Geneltükenmemek
Genelyetmek.
Genelson
Genelsonuncu
Genelgayet
Genelgeçen
Genelevvelki
Genelson
Genelsonunda. at long last en nihayet. breathe one' last son nefesini vermek
Genelölmek. the last day mahşer günü
Genelson olarak.
Genelbaki olmak
Geneldevam etmek
Genelyaklaşık iki ton.
Genelkundura kalıbı. stick to one' last işi olmayan şeye karışmamak
Genelkendi işiyle uğraşmak
Genelçizmeden yukarı çıkmamak.
Geneleskiden ticarette kullanılan tartı veya ölçü
Genelen sonraki
Genelen gerideki
Genelson derece
Genelen sonra
Genelson olarak
Genelen nihayet. last but not least son fakat aynı derecede ehemmiyetli. last ditch son çare
Genelson mudafaa. Last Judgement kıyamet
Genelkıyamet günü. last mentioned en son olarak söylenen. last night dün gece. last offices cenaze duaları. last quarter dolunaydan sonra yedinci gece. last rites cenaze töreni
Genelölüm döşeğinde yatanların başucunda yapılan ayin. last sleep ölüm
Genelson uyku. last straw son had
Geneldayanılmaz derece. Last Supper Hazreti İsa'nın şakirtleriyle yediği son yemek. last word son söz
Genelson moda
Genelen mükemmel şey. at last nihayet
Tanım
•continue to live and avoid dying
•holding device shaped like a human foot that is used to fashion or repair shoes