endure

/ɪnˈdjɔː(ɹ)/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"endure" kelimesinin Türkçesi: dayanılabilir., kaldırmak, katlanmak, dayanmak, çekmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldayanılabilir.
Genelkaldırmak
Genelkatlanmak
Geneldayanmak
Genelçekmek
Geneltahammül etmek
Genelsürmek. endurable katlanılabilir
Geneldevam etmek

Tanım

•continue to exist

Diğer Dillerde

Almancaaushalten, dauern, dulden, ertragen, von Bestand sein
Rusçaвы́держать, выде́рживать, вы́нести, выноси́ть, вы́терпеть, перенести́
Arapçaاِسْتَمَرَّ, تَحَمَّلَ, صَبَرَ
Azericedözmək
Ukraynacaви́нести, вино́сити, вите́рплювати, зазнава́ти, зазна́ти, терпі́ти
Latincehabeo, perpetior, tolerō
Norveççeholde ut, holde ut med, utholde
Endonezcemenderita
Bulgarcaиздържам, изтърпявам, понасям, продължавам, трая
Litvancaatlaikyti, atsilaikyti, ištverti, tverti
Galiçyacatolerar
İrlandacaiompair

Etimoloji

Etymology tree Latin indūrō Latin indūrāreder. Old French endurerbor. Middle English enduren English endure From Middle English enduren, from Old French endurer, from Latin indūrō (“to make hard”). Displaced Old English drēogan, which survives dialectally as dree. Doublet of dure.

Kelime Ailesi

co-endure
coendure
endurability
endurable
outendure
unendured

Örnek Cümleler

Gücünü koru.
Just endure it
- Mehmet Abi...
How long can you endure it in silence?
Şu halde sabret.
So endure with patience.
Artık sabırlı ol!
So endure with patience.
Gidişine dayanamam.
I cannot endure your going.
Başa gelen çekilir.
What can't be cured must be endured.
Gürültüye dayanamam.
I can't endure the noise.
Şiddete dayanamayız.
We can not endure violence.
Gürültüye katlanamam.
I can't endure the noise.
Ağrıya katlanmalısın.
You must endure the pain.
O, acı sona katlandı.
She endured to the bitter end.
Ona tahammül edeceğiz.
I'll not endure him.