fortify

/ˈfɔːtɪfaɪ/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"fortify" kelimesinin Türkçesi: kuvvetlendirmek, sağlamlaştırmak, istihkam haline getirmek, takviye etmek, teyit etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkuvvetlendirmek
Genelsağlamlaştırmak
Genelistihkam haline getirmek
Geneltakviye etmek
Genelteyit etmek
Genelalkol ilave ederek kuvvetlendirmek.

Tanım

•add alcohol to (beverages)

Diğer Dillerde

İspanyolcaenriquecer, fortalecer
İtalyancaarricchire
Rusçaподдержа́ть, подде́рживать, подкрепи́ть, подкрепля́ть, укрепить, укрепи́ть
Felemenkçeversterken
Portekizcefortificar
Korece강하게 하다
Lehçeumocnić
Latincecorrōborō, ēmūniō, firmo, fortificō, munio, praemunio
Norveççebefeste
Bulgarcaподсилвам, подсиля, укрепвам, укрепвам се, укрепя, укрепя се
İrlandacadaingnigh, neartaigh
Esperantofortigi, fortikigi
Makedoncaдо́даде, за́крепи, за́сили, за́цврсти, збо́гати

Kelime Ailesi

biofortify
defortify
fortifiable
fortified
fortifier
fortifying
fortifyingly
overfortify
refortify
underfortify
unfortify

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Bu, Barielle Tırnak Güçlendirici.
This is the Barielle Fortifying Nail Builder.
Hepsi eve gelerek evi güçlendirir.
And they all come and they fortify the house.
Helotlar İthome Dağı'nda kendilerini güçlendirirler.
The helots fortify themselves at Mount Ithome.
Yeruşalimdeki evleri saydınız, Surları onarmak için evleri yıktınız.
You numbered the houses of Jerusalem, and you broke down the houses to fortify the wall.
Fadil ve Dania ilişkilerini güçlendirmek için her şeyi yapmaya hazırdı.
Fadil and Dania were ready to do anything to fortify their relationship.
Pers üssünü takviye etmemesi ordusunun ağır bir şekilde tükenmesine neden olmuştur.
Not fortifying his Persian base severely exhausted his army.
Halk, geçimini yakında bulunan kentlere çalışmaya giderek çalışarak temin etmektedir.
This gave the residents the permission to fortify their settlement which they soon did.