evade

/ɪˈveɪd/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"evade" kelimesinin Türkçesi: kaçınmak, sakınmak, kaçamaklı yol aramak, paçayı kurtarmak, yakayı sıyırmak. evade a Iaw kaçamak yolu ile bir kanundan kurtulmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkaçınmak
Genelsakınmak
Genelkaçamaklı yol aramak
Genelpaçayı kurtarmak
Genelyakayı sıyırmak. evade a Iaw kaçamak yolu ile bir kanundan kurtulmak.

Tanım

•use cunning or deceit to escape or avoid

Diğer Dillerde

Almancaausweichen, meiden, sich entziehen
Fransızcaesquiver, s'évader
Rusçaизбега́ть, избежа́ть, уклони́ться, уклоня́ться, ускольза́ть, ускользну́ть
Azericeyayınmaq
Felemenkçeontlopen
Ukraynacaухиля́тися
Çekçevyhnout se
Macarcaelkerül
Latinceeludo, evado, subtefugio, subterfugio
Vietnamcatránh, trốn
Bulgarcaизбя́гам, избя́гвам, изплъзвам се, отбя́гвам, отбя́гна
Katalancaeludir
Baskçaitzuri
Moğolcaбултах
Esperantoeviti
Khmerceគេច

Etimoloji

From Middle French évader, from Latin ēvādō (“to pass or go over; flee”), from ē (“out of, from”) + vādō (“to go; walk”). See also wade.

Kelime Ailesi

evadable
evadee
evader
evadible
evadingly
evasible
evasion
evasive
unevaded

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
avoid
baffle
decline
dodge
elude
end run
equivocate
foil
give go by
give someone runaround
hedge
prevaricate

Örnek Cümleler

Sorudan kaçınmayın.
Don't evade the question.
Sorunlardan kaçmayın.
Don't evade the issue.
"Kod birliği bozuldu".
"Building Code Evaded".
Geçiştirme ve çabuk cevap ver!
Don't evade it and answer me quickly!
O, gerçekten kaçmaya çalışmadı.
She didn't try to evade the truth.
Siz bir vergi kaçakçısı mısınız?
Are you a tax evader?
Bu defa cezadan kurtulamayacağız.
We won't be able to evade punishment this time.
Goran Hadziç Hâlâ Adaletten Kaçıyor
Goran Hadzic Still Evades Justice
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.
He at first sought to evade them.
Tom yıllarca kanundan kaçmayı başardı.
Tom has managed to evade the law for years.
Kubasov kariyerinde iki kez ölümden döndü.
Kubasov evaded death twice during his space career.
Jack vergilerini ödemekten kaçınmaya çalıştı.
Jack tried to evade paying his taxes.