arduous

/ˈɑːdjuːəs/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"arduous" kelimesinin Türkçesi: güç, çetin, müşkül, çetinlik., gayretli. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgüç
Genelçetin
Genelmüşkül
Genelçetinlik.
Genelgayretli
Genelgüç
Genelzor
Genelağır
Genelçetin
Genelgayret isteyen
Genelgüçlükle. arduousness güç oluş
Geneldik. arduously gayretle

Görsel

Rüzgar türbini enerji dönüşümü - yenilenebilir güçAraba yanması anında duman ve güçSoğanlu sağlıklı sebze tabağı - güç dolu yemekFitness sporu genç kadın antrenmanı - güç dolu

Tanım

•difficult to accomplish; demanding considerable mental effort and skill

Atasözü & Deyim

“Geç olsun da güç olmasın”
“Tok ağırlaması (ağırlamak) güçtür (güç olur)”
“Alt değirmen güçlü akar”
“Ağası güçlü olanın kulu asi olur”
“Ağası güçlü olanın, kulu suçlu olur”

Diğer Dillerde

Fransızcaardu
Rusçaкруто́й, напряжённый, труднодосту́пный, тру́дный, тяжёлый
Arapçaشَاق
Farsçaدشوارگذر, صعبالعبور
Felemenkçemoeilijk te beklimmen, moeizaam, uitputtend, zwaar
Portekizceárduo
Japonca苦しい, 難儀な
Korece고난의, 힘드는
Macarcafáradságos, fárasztó, megerőltető, meredek
Norveççeslitsom, vanskelig
Bulgarcaмъчен, недостъпен, стръмен, труден, усилен
İrlandacamaslach

Etimoloji

Etymology tree Latin arduus English arduous From Latin arduus (“lofty, high, steep, hard to reach, difficult, laborious”), akin to Irish ard (“high”).

Kelime Ailesi

arduously
arduousness
unarduous

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O uzun ve zorlu bir meslek kursundan geçti.
She went through a long and arduous vocational course.
Eğitim çetindir, ancak o katlanır ve mezun olur.
The training is arduous, but she endures and graduates.
Ben de "Uzun ve zorlu yılların olacak, canım." dedim.
And I said to her, "Well, your year is going to be long and arduous, dear."
Geçmişte animasyon yapmak, uzun ve zahmetli bir iş idi.
Historically, the creation of animation was a long and arduous process.
Meizu M9'u Çin dışında satın almak oldukça meşakkatlidir.
Unless one is in China, getting access to the Meizu M9 can prove to be quite an arduous task.
Ben de dedim ki, "Eh peki, senen uzun ve çetin geçecek tatlım."
And I said to her, "Well, your year is going to be long and arduous, dear."
İki araç, o yılki karlı ve buzlu zeminde başarılı bir performans sergilediler.
The two rally cars performed well in the arduous ice and snow that year.
Çocuklara uzun ve yorucu tedavi süreleri boyunca kaliteli bir bakım sağlanıyor.
The children are provided quality care during long and arduous periods of therapy.
Fiziksel bedenlerin alemi içinde zihinsel nedenselliği kanıtlamak zorlu bir iştir.
It is an arduous task to prove mental causation within the realms of a physical body.
Bizi bekleyen zorlu görevlerinden üstesinden gelebilmek için taze kana ihtiyacımız var.
We need fresh blood for the arduous tasks before us.