Ana içeriğe geç
Sözlük
/
taşlık

taşlık

/taʃˈɫɯk/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"taşlık" kelimesinin İngilizcesi: rough, gizzard, gizzard. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrough
Genelgizzard
Genelgizzard

Görsel

Taşlık Alanda Göğe Uzanan Sarı Çiçek ve Doğanın Dayanıklı Ruhu

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)taşlığı
Yönelme (-e)taşlığa
Bulunma (-de)taşlıkta
Çıkma (-den)taşlıktan
Tamlayan (-in)taşlığın
Çoğul (-ler)taşlıklar

Tanım

Batman ili Kozluk ilçesine bağlı bir köy.
Bolu ili Kıbrıscık ilçesine bağlı bir köy.
Bursa ili Karacabey ilçesine bağlı bir köy.
Düzce ili Cumayeri ilçesine bağlı bir köy.
Düzce ili Gölyaka ilçesine bağlı bir köy.
Kastamonu ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide; katı, konsa
Kütahya ili Simav ilçesine bağlı bir köy.

Diğer Dillerde

Almancagrob, Kaumagen, rau, roh, Rough /ɡʁoːp/
coarse, rough · uncouth, rude, crude, ill-defined
çekim: karşılaştırma gröber · üstünlük am gröbsten
zıt: fein
köken: From Middle High German grob, grop, from Old High German grob, girob, of uncertain origin. Compare also Low German groff, Dutch grof, Saterland Frisian groaf, and English gruff. Per Kroonen, from Proto-West Germanic *grob, from Proto-Germanic *grubaz (“coarse”), from Proto-Indo-European *gʰrewbʰ- (“to grind”). If so, then related to Old High German griobo (“twigs, kindling, firewood”), from…
aile: Grobian, Grobschmied
14.000 Personen wurden aus der Staatsbürgerschaft entlassen.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
past participle of agiter
Les droits politiques s'exercent au lieu du domicile.Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.
approximate
köken: From aproximar.
aile: aproximadamente
Habita el norte de África en zonas semi áridas y rocosas.Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar.
past participle of approssimare
aile: approssimatamente
Rusçaкаменистый /kəmʲɪˈnʲistɨj/
stony, rocky
çekim: karşılaştırma (по)камени́стее
köken: ка́мень (kámenʹ) + -и́стый (-ístyj)
Лишены гражданства в 1981 году.1981'de yurttaşlıktan çıkarıldı.
هرب آلاف إلى المنفى.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
rough, rude, coarse, harsh
köken: Borrowed from Arabic خَشِن (ḵašin).
Felemenkçeruig, ruw, spiermaag /rœy̯x/
rough, rugged, bristly · raucous, boisterous
çekim: karşılaştırma ruiger · üstünlük ruigst
eş: grof, rauw, ruw
köken: From Middle Dutch ruuch, ru, rou, from Old Dutch *rūh, *rū, from Proto-Germanic *rūhaz, *rūhwaz. The original stem ended in -h-, which disappeared between vowels, giving *rū- in the inflected forms in Old Dutch. This then gave rise to an alternative uninflected form *rū, which developed into Middle Dutch ru, rou, modern Dutch ruw, rouw. The original uninflected form was back-formed to ruig based…
aile: ruigaard, ruigheid, ruigpootbuizerd, ruigpootuil, ruigte
Veertienduizend personen worden gedeporteerd.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
Portekizcegrosseiro, moela /ɡɾoˈse(j).ɾu/
coarse (of inferior quality) · impolite
eş: bruto, desleixado, mal-acabado, malfeito, meia-boca, porco
zıt: cortês, caprichado, esmerado, fino
köken: From grosso + -eiro.
aile: grosseiramente, grosseirismo
O seu nome se deve ao fato de ter muitas pedras.Adını kurulduğu coğrafyanın taşlık olmasından alır.
土砂を入れた袋。
心臓 タン 砂肝 胸腺といった内臓を 1週間に一度取ってください 古代人は海藻を確実に手に入れるためにCiğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.
Korece거칠다, 모래주머니 /kʌ̹t͡ɕʰiɭda̠/
to be rough or coarse in texture · to be rough or coarse in manner · to be wild or desolate
köken: First attested in the Worin seokbo (月印釋譜 / 월인석보), 1459. as Middle Korean 거츨다 (kechulta), from reconstructed Old Korean *kechil- (*kechil-), hypothesized on the evidence of proper noun alternation in the twelfth-century history Samguk sagi where the phonogramic sequence 居柒 (*kɨʌ t͡sʰiɪt̚) alternates with the logogram 萊 (“uncultivated”) in the names of places and individuals.
그 결과, 시민 정신은 진지한 사유와 성숙한 목적을 지향하는 세계 밖에 있는 것으로 간주됩니다.Sanki yurttaşlık bilinci ciddi ve aklı başında yetişkinlerin ilgi alanından cıkmış bir çocuk oyuncağıdır.
그녀는 거친 운동을 싫어해요.
uneven · odd (not divisible by two)
çekim: karşılaştırma ojämnare · üstünlük ojämnast
köken: From Old Swedish ōiæmn. Equivalent to o- + jämn
aile: ojämnhet
Europeiska unionensom global partnerYurttaşlık, özgürlük,güvenlik ve adalet
rough, coarse, rugged · hoarse, harsh (of sound) · rough, imperfect
çekim: karşılaştırma bardziej chropowaty · üstünlük najbardziej chropowaty
eş: szorstki, chropawy, niegładki, nierówny, wyboisty, żwirowy
zıt: gładki
köken: Etymology tree Polish chropawy Polish -owy Polish -aty Polish -owaty Polish chropowaty From chropawy + -owaty.
Zamieszkuje lasy deszczowe w terenach górskich.Yağmur ormanılarının taşlık bölgelerinde yaşarlar.
Позбавлені громадянства 1981 року.1981'de yurttaşlıktan çıkarıldı.
Hintçeअनगढ़ /ən.ɡəɽʱ/
unchiseled, rough (unrefined from its original form)
köken: From अन- (an-, “un-”) + गढ़ना (gaṛhnā, “to chisel”) + -∅.
अनगढ़ पत्थर
turbulent, rough, swelling (like that of waves)
çekim: karşılaştırma aallokkoisempi · üstünlük aallokkoisin
köken: aallokko + -inen
Tuhansia vierastyöläisiä karkotettiin maasta.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
stormy, turbulent
çekim: karşılaştırma bouřlivější · üstünlük nejbouřlivější
köken: From bouře + -livý.
Občanství, svoboda, bezpečnost a právoYurttaşlık, özgürlük,güvenlik ve adalet
Rumenceaspru, pipotă /ˈas.pru/
rough, coarse · severe, harsh · rugged
köken: Inherited from Latin asperum, singular accusative of asper (“rough”), from Proto-Indo-European *h₂esp- (“to cut”).
aile: asprime
Punctul de plecare pentru activitatea de audit a Curţii este bugetul UE.Yurttaşlık, özgürlük,güvenlik ve adalet
coarse (of inferior quality) · brusque, rough, rude · extreme, epic, solid, heavy, gross
çekim: karşılaştırma durvább · üstünlük legdurvább
zıt: finom, figyelmes, tapintatos, gyengéd
köken: Of unknown origin.
aile: durvaság, durván, durváskodik, durvít, durvul
A hegység kőzete mészkő.Gölgeli Dağı taşlıktır.
İbraniceקורקבן
חוק החינוך הציבורי בארצות הברית (Public Education).Civic Education in the United States(ABD'de Yurttaşlık Eğitimi).
rough, uneven, coarse · unrefined, rude · sharp, newly minted
çekim: karşılaştırma asperior · üstünlük asperrimus
köken: Probably from a Proto-Indo-European *h₂esp- (“to cut”), also present in Ancient Greek ἀσπίς (aspís, “shield”) and Hittite [script needed] (ḫasp-, “to cut down”).
aile: asperē, asperitās, asperiter, asperitūdō, asperō, asperūgō, perasper, subasper
odia aspera
Dancakråse
Norveççekrås, urolig
Endonezceampela, kasar
gizzard
Nama kota ini berarti "batu karang" . .Şehrin adı "Taşlık vadisi" anlamına gelmektedir.
Vietnamcamề /me˨˩/
gizzard (of a bird)
köken: From Proto-Vietic. Cognate with Muong Bi mềl, Thavung mɛ:n¹ (Suwilai, 2000). Also compare Proto-Katuic *meel (“spleen”) (whence Eastern Katu mêl (“spleen”) and Pacoh mêl (“gizzard”)).
stormy · passionate, wild · dramatic
çekim: karşılaştırma по́-бу́рни · üstünlük на́й-бу́рни
köken: бу́ря (búrja, “storm”) + -ен (-en)
aile: бурена́к
Съседни села са Камена и Ключ.Köyün doğusu taşlık ve kayalıktır.
Litvancašiurkštus, skilvis, skilvys (eril) /sʲkʲɪlʲ²ˈʋʲiːs/
gizzard, stomach
köken: From Proto-Indo-European *(s)kelH- (“to split”). Related to Latvian šķilvis.
8-9 straipsniai nagrinėjo pilietybės, pabėgėlių repatriacijos ir nuosavybės pretenzijų klausimus.8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.
Letoncaass, guza, negluds, raupjš, rupjš (dişil) /ˈasː/
axle (pin or spindle around which something, e.g. a wheel, rotates) · axis (a line with certain important properties)
çekim: çoğul asis · tamlayan asu
köken: From Proto-Balto-Slavic *aśís, from Proto-Indo-European *h₂eḱs-. Originally an i/n-stem, it became an i-stem in Baltic.
ratu ass
vagona ass
motocikla pakaļējā riteņa ass

Etimoloji

By surface analysis, taş (“stone”) + -lık

Örnek Cümleler

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
14,000 people had their citizenship revoked.
Hükümet kimlik ve yurttaşlık sertifikaları da dağıtacak.
It will also issue IDs and citizenship certificates.
Civic Education in the United States(ABD'de Yurttaşlık Eğitimi).
Civic Education in the United States.
Büyük Yurttaşlık Savaşı sırasında 4 milyondan fazla kişi ödüllendirildi.
More than 4,2 million were awarded during the Great Patriotic War.
Ciğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.
Therefore have organ meats like liver and onions, heart, tongue, gizzard, sweetbreads once a week.
Kırgız dilinde 'Saimaluu-Tash'ın anlamı “desenli ya da işlemeli taşlıki”tır.[1]
The meaning of 'Saimaluu-Tash' in Kyrgyz language is "place of patterned or embroidered stone".[5]
Öncelikle tarih, coğrafya, ekonomi, yurttaşlık ve sosyoloji konularını içermektedir.
It primarily includes the subjects of history, geography, economics, civics, and sociology.
taşlık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod