Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hilekârla

hilekar

/hiː.leˈcaːɾ/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"hilekar" kelimesinin İngilizcesi: cheater, flimflam, fraudulent, cunning, double. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcheaternoun
Genelflimflam
Genelfraudulent
Genelcunning
Geneldouble
Genelintrigant
Genelshifty
Genelslick
Genelslippery
Genelsubtle
Geneltrickish
Genelwily
Genelcrafty

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)hilekârı
Yönelme (-e)hilekâra
Bulunma (-de)hilekârda
Çıkma (-den)hilekârdan
Tamlayan (-in)hilekârın
Çoğul (-ler)hilekârlar

Tanım

•sıfat: hileci

Diğer Dillerde

to agglomerate · to bale · to clench
çekim: geçmiş ballte · ortaç geballt · şimdiki ballt · ulaç ballend
eş: Bündel, Packen
köken: From Middle High German ballen, ultimately from the root of Ball. Probably cognate with English bale.
aile: Ballung
Denn deine Missetat lehrt deinen Mund also, und hast erwählt eine listige Zunge. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
delicate · difficult, tricky · sensitive, thorny
köken: Inherited from Middle French delicat, borrowed from Latin dēlicātus.
aile: délicatement, délicatesse
Ton iniquité dirige ta bouche, Et tu prends le langage des hommes rusés. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
to squeeze · to tighten, constrict or compress · to press (e.g., a button)
çekim: geçmiş apreté · ortaç apretado · şimdiki aprieta
eş: chapar, transar
köken: Inherited from Late Latin appectorāre (undergoing metathesis in Old Spanish; compare similar occurrences in pretal, pretil, pretina), from Latin pectus (“chest”). Compare Portuguese apertar, Catalan apitrar.
aile: apretadera, apretadero, apretado, apretador, apretadura, apretamiento, apretar a correr, apretar el argumento, apretar el codo, apretar el culo
Sinónimos poco usados son: stützita o stuetzita. — Peewit(Pee-Wee) ise hilekâr, övüngen minik yardımcıdır.
La cosa se está apretando.
Apreté a correr.
fork
çekim: çoğul doppie
köken: From doppio.
Sì, la tua malizia suggerisce alla tua bocca e scegli il linguaggio degli astuti — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
elusive, difficult to catch · imperceptible, subtle
eş: неощутимый, незаметный
köken: не- (ne-) + улови́мый (ulovímyj)
aile: неулови́мо, неулови́мость
Нечестие твое настроило так уста твои, и ты избрал язык лукавых. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
он неулови́м
неулови́мый звук
неулови́мая ра́зница
لان فمك يذيع اثمك وتختار لسان المحتالين. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
contrarevolutionair
Hoe durf je mij van bedrog te beschuldigen? — Beni hilekârlıkla suçlamaya nasıl cesaret edersin.
Portekizcedobrar, dobro, sósia /doˈbɾa(ʁ)/
to double, multiply by two · to fold, bend over · to increase, make larger
çekim: geçmiş dobrei · ortaç dobrado · şimdiki dobra
eş: curvar, inclinar, submeter, vergar, amansar, domar
köken: Inherited from Late Latin dūplāre, from Latin dūplus. Compare Spanish doblar, French doubler, Italian doppiare. Doublet of dublar.
aile: dobradiça, dobrador, dobradura, dobragem, dobramento
Ele é confiante, perseverante e protetor dos fracos. — Peewit(Pee-Wee) ise hilekâr, övüngen minik yardımcıdır.
Por favor, dobre à direita.
O sol já se pôs / A onda bateu / O sino dobrou / Um beijo de amor no Pelourinho
to double
çekim: geçmiş διπλασίασα · ortaç έχοντας διπλασιάσει · şimdiki διπλασιάζει · ulaç διπλασιάζοντας
aile: αναδιπλασιάζω
Διοτι το στομα σου αποδεικνυει την ανομιαν σου, και εξελεξας την γλωσσαν των πανουργων. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
two times, twice
köken: 二(に) (ni, “two”) + 倍(ばい) (bai, “times”)
HPや攻守に優れるが、魔防は低め。 — Peewit(Pee-Wee) ise hilekâr, övüngen minik yardımcıdır.
Korece2루타, 두 배의, 이중 /iɾutʰa̠/
double
köken: Sino-Korean word from 二壘打, from 二壘 + 打.
네 죄악이 네 입을 가르치나니 네가 간사한 자의 혀를 택하였구나 — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
doppelganger (ghostly double of a living person)
çekim: çoğul dubbelgångares · tamlayan dubbelgångares
köken: From dubbel (“double”) + gånga (“to walk”) + -are (“-er”), possibly an calque of German Doppelgänger.
Ty din ondska lägger dig orden i munnen, och ditt behag står till illfundigt tal. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
copy, double, duplicate (identicial version of some object) · doublet (one of two or more different words in a language derived from the same etymological root but having different phonological forms) · double win, double victory
çekim: çoğul dublety · tamlayan dubletu
köken: Borrowed from German Dublette, from French doublet. First attested in 1562.
Albowiem pokazują nieprawość twą usta twoje, chociażeś sobie obrał język chytrych, — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
Hintçeदुगना /d̪ʊɡ.nɑː/
alternative form of दोगुना (dogunā, “double”)
fine (particularly slender; especially thin, narrow, or of small girth) · fine (consisting of especially minute particulate; made up of particularly small pieces) · good-looking, fine
çekim: karşılaştırma hienompi · üstünlük hienoin
eş: aistikas, edustava, fiini, huoliteltu, hyvännäköinen, kaunis
zıt: ruma
köken: From Proto-Finnic *hëëno. Cognates include Karelian hieno and Veps hen, as well as probably Estonian hõõnukene. The semantic shift from “fine, slender, fine-grained” to “fine, refined, elegant” is common across European languages and probably represents foreign influence in Finnish.
aile: hienoinen, hienokseltaan, Hienonen, hienontaa, hienostaa, hienostella, hienosti, hienosto, hienota, hienous
Sillä sinun pahuutesi panee sanat suuhusi, ja sinä valitset viekasten kielen. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
Hienoa tomua nostaen ajoi henkilöauto hitaasti ohi ja Asta näki sisällä valkoisen pöyhkeän pilven.
hieno saavutus
double
köken: From dvojí + -itý.
Osvědčujíť zajisté nepravost tvou ústa tvá, ač jsi koli sobě zvolil jazyk chytrých. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
to double
çekim: geçmiş dublat · ortaç dublat · şimdiki dublează
köken: Borrowed from French doubler, itself from Late Latin duplo, duplare.
Nelegiuirea ta îţi cîrmuieşte gura, şi împrumuţi vorbirea oamenilor vicleni. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
double, twofold, duplicate
çekim: çoğul duplák
köken: Borrowed from Latin dupla.
aile: dupláz, dupla vagy semmi
Mert gonoszságod oktatja a te szádat, és a csalárdok nyelvét választottad. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
thin · skinny, lean · fine, faint (comprising minute particles)
köken: Compare Arabic دَقِيق (daqīq).
aile: חיידק
כי יאלף עונך פיך ותבחר לשון ערומים׃ — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
two each · in pairs · occurring twice, twofold, double, binary
köken: From Proto-Italic *dwiznos, equivalent to bis (“twice”) + -nus (distributive numeral-forming suffix).
aile: bīnārius, binō, combīnō
Et praetoribus prioris anni M. Iunio in Etruria, P. Sempronio in Gallia cum binis legionibus quas habuerant prorogatum est imperium.
… ipse uno graditur comitatus Achate,
Dancadobbelt, hårfin, subtil /dɔbəlt/
double, twofold · dual · double, twice
köken: From Middle Low German dobbelt, from Old French doble.
aile: dobbeltagent, dobbeltfejl, dobbelthed
Din Skyld oplærer din Mund, du vælger de listiges Sprog. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
double, · having two aspects; ambiguous · multiplied by two; twofold
köken: From Dutch dubbel (“double, twofold”), from Middle Dutch dobbel, from Old French doble, from Latin duplus.
Kata-katamu membuktikan bahwa engkau bersalah, tapi kejahatanmu kaututupi dengan bersilat lidah — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
Vietnamcađôi, gấp đôi, kép, nhân đôi /ʔɗoj˧˧/
double
köken: From Proto-Vietic *toːj, a non-Sino-Vietnamese reading of Chinese 對 (“pair, double”, SV: đối). Doublet of tụi. Compare Iu Mien doix (“classifier for pairs or couples”).
aile: gấp làm đôi
Vì sự gian_ác ông dạy_dỗ cho miệng mình nói , Và ông chọn lưỡi của kẻ quỉ_quyệt . — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
double, duplicate
Защото беззаконието ти поучава устата ти, И си избрал езика на лукавите. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
Kajti krivičnost tvoja ti poučuje usta, in voliš govor prekanjencev. — Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi حيله كار, o da Farsça (hile + -kâr)

Örnek Cümleler

O çok hilekâr.
He's very cross.
Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.
For your iniquity teaches your mouth, and you choose the language of the crafty.
O zayıf düşürülenler de o büyüklük taslayanlara: "Hayır, (işiniz) gece, gündüz hilekârlıktı.
But the weak will say to the arrogant: "Not in the least.
Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir.
Inside him is a fractured, miserable human being.
hilekar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod