çekim: karşılaştırma freundlicher · üstünlük am freundlichsten
eş: heiter, sonnig
zıt: unfreundlich
köken: Inherited from Middle High German vriuntlich, vrūntlich, friuntlich, from Old High German friuntlīh, from Proto-Germanic *frijōndlīkaz, equivalent to Freund + -lich. Cognate with Dutch vriendelijk, English friendly.
köken: Inherited from Middle French aimable, amable, from Old French amable, from Latin amābilis. By surface analysis, aimer + -able. Doublet of amabile.
aile: aimable comme une porte de prison, aimablement
Eh bien, il y a des aptitudes sociales : se faire des amis, résoudre les conflits, être poli et agréable. — Sosyal becerilerle: Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.
C'est très aimable de ta part de m'avoir invité ce soir.
çekim: karşılaştırma vänligare · üstünlük vänligast
zıt: ovänlig
köken: From Old Swedish vinliker or vän + -lig.
aile: vänlighet
Hennes pappa drömmer om att hans dotter ska bli något stort i framtiden. — Oldukça cana yakın bir çocuk olan Antonio, gelecekte büyük bir insan olmanın hayallerini kurdu.
çekim: karşılaştırma laskavější · üstünlük nejlaskavější
eş: vlídný, přátelský, milý
zıt: nevrlý
köken: Inherited from Old Czech laskavý, from Proto-Slavic *laskavъ.
Jedná se o výlet, jehož trasa činí přibližně 100 kilometrů. — Şoförünün içten ve neşeli muhabbetine bakılırsa otobüsteki yolculara karşın oldukça cana yakın.
köken: Adverbial form of the adjective prietenesc (friendly).
Ei bine, există abilităţi sociale: să-ţi faci prieteni, să rezolvi conflicte, să fii drăguţ şi politicos. — Sosyal becerilerle: Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.
Vâng, có những kỹ năng xã hội: kết bạn, giải quyết xung đột, cư xử dễ chịu và lịch sự. — Sosyal becerilerle: Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.
thân thiện với môi trường
Bulgarcaдружелю́бен, приве́тлив, прия́телски
Местните хора са гостоприемни и приятелски настроени. — Halkı cana yakın ve misafirperverdir.