sıcakkanlı
/sɯˈd͡ʒak.kan.lɯ/
adj
C2 seviye
TR → EN
"sıcakkanlı" kelimesinin İngilizcesi: warm. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelwarm
Görsel

Çekim Tablosu
Çoğul (-ler)sıcakkanlılar
Tanım
•herkesle çabuk anlaşan, çabuk dost olan
•normal vücut sıcaklığı, içinde bulundukları ortamın sıcaklığından bağımsız olan
•sevimli, cana yakın, sempatik
•Kısa sürede insanlarla kaynaşıp dost olabilen, kendini çabucak sevdiren
•Normal vücut sıcaklığı, içinde bulundukları ortamın sıcaklığından bağımsız olan hayvan
Diğer Dillerde
Almancafürsorglich, warm, wärmen, warmherzig /ˈfyːɐ̯ˌzɔʁklɪç/
caring, solicitous
çekim: karşılaştırma fürsorglicher · üstünlük am fürsorglichsten
eş: sorglich
köken: Fürsorge + -lich
Sie sind Warmblüter wie wir. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
feminine singular of chaleureux
Les dinosaures étaient-ils des animaux à sang chaud ? — Dinozorlar sıcakkanlı hayvanlar mıydı?
İspanyolcaalegrar, atibiar, calentito, cálido, calientito, caluroso /aleˈɡɾaɾ/
to make happy · to be happy · to be glad
çekim: geçmiş alegré · ortaç alegrado · şimdiki alegra
köken: From alegre + -ar.
aile: alegranza
Perro caliente. — Sıcakkanlı hayvanlar.
İtalyancaaccostarsi a, affezionarsi a, ardente, caldo, caloroso, cordiale /arˈdɛn.te/
blazing, burning · passionate · ardent
eş: acceso, arroventato, bollente, cocente, fiammeggiante, infiammato
köken: From Latin ardentem.
aile: ardentemente
I dinosauri erano animali a sangue caldo? — Dinozorlar sıcakkanlı hayvanlar mıydı?
to heat (to cause an increase in temperature of an object or space)
çekim: geçmiş гре́вший · ortaç гре́вший · şimdiki гре́ет · ulaç гре́ющий
eş: нагревать, подогревать, разогревать, согревать, обогревать, согревать
köken: Inherited from Proto-Slavic *grěti, from Proto-Indo-European *gʷʰer- (“warm”). Cognate with Ancient Greek θερμός (thermós, “warm”) (whence те́рмос (térmos), термо- (termo-)), Latin formus, furnus, and possibly Proto-Germanic *warmaz (whence English warm).
aile: гре́ться, взгреть, взгрева́ть, нагре́ть, нагрева́ть, нагре́ться, нагрева́ться, обогре́ть, обогрева́ть, обогре́ться
Как и мы, голубые тунцы — теплокровные. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Arapçaدَافِئ, دَفِيء
إن زرقاء الزعانف مثلنا من ذوات الدم الحار — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Farsçaتافتن, فردمایدن, گَرْم, گرم شدن, گرم کردن, مهربان شدن /taːf.ˈtan/
to twist · to twine
köken: From Proto-Iranian *tāp- (“to twist, wind”), perhaps from Proto-Indo-European *temp- (“to span, stretch, extend”).
Azericeilıq /iɫɯχ/
warm, tepid, lukewarm
çekim: karşılaştırma daha ilıq · üstünlük ən ilıq
zıt: sərin
köken: From Proto-Turkic *yïlïg. Cognate with Turkish ılık, Turkmen ýyly, Uzbek iliq, Bashkir йылы (yılı), etc.
ilıq su
warm
çekim: karşılaştırma iliqroq · üstünlük eng iliq
köken: Inherited from Chagatai ایلیغ (ïlïğ), from Proto-Turkic *yïlïg. Cognate with Turkish ılık, Turkmen ýyly, Azerbaijani ilıq, Bashkir йылы (yılı), etc.
Felemenkçeopwarmen, verwarmen, warm houden, warmlopen /ˈɔpˌʋɑr.mə(n)/
to warm up
çekim: geçmiş warmden op · ortaç opgewarmd · şimdiki warmt op · ulaç opwarmend
zıt: afkoelen
köken: From op + warmen.
aile: opwarming
Blauwvintonijnen zijn net als wij warmbloedig. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Kan jij de kliekjes opwarmen?
De aarde warmt op.
Portekizceaquecer, esquentar, morno, quente /a.keˈse(ʁ)/
to heat · warm up as a preparation for a physical activity · warm up (to make an audience enthusiastic)
çekim: geçmiş aqueci · ortaç aquecido · şimdiki aquece
zıt: esfriar, gelar, arrefecer
köken: From a- + Latin calēscere (“to heat up”), frequentative of caleō (“to be warm”). Compare Galician quecer.
aile: aquecimento, aquecedor, aquecido, aquecível
Ventos Animais. — Sıcakkanlı hayvanlar.
Yunancaζεστός /ze̞ˈsto̞s/
warm, hot · welcoming, cosy
çekim: karşılaştırma ζεστότερος · üstünlük ζεστότερος
eş: θερμός
köken: From Ancient Greek ζεστός (zestós), from ζέω (zéō, “to heat”).
Τα θερμόαιμα ζώα δέχονται ένα τεράστιο πλήγμα αυτήν τη στιγμή. — Sıcakkanlılar ise bu sefer büyük bir darbe almış.
あたたかいの漢字表記。
マグロの中で最も大きく — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
warm
eş: 온하다
köken: First attested in the Dongmun yuhae (同文類解 / 동문유해), 1748, as Early Modern Korean ᄯᆞᆺᄯᆞᆺᄒᆞ다 (Yale: stostos-hota), semantic equivalent to 따뜻 (ttatteut) + -하다 (-hada). The root 따뜻 (ttatteut) is a reduplication of Middle Korean ᄃᆞᆺ- (Yale: tòs-, “warm”).
참다랑어는 우리와 같은 온혈동물로 — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
warm, (sometimes, idiomatically) hot · hot (of weather) · warm, caring
çekim: karşılaştırma varmare · üstünlük varmast
köken: From Old Swedish varmber, from Old Norse varmr, from Proto-Germanic *warmaz, from Proto-Indo-European *gʷʰer- (“warm, hot”) or alternatively *wer- (“to burn”).
aile: få sina fiskar varma, smida medan järnet är varmt, varm choklad, varm i kläderna, varmkorv, varmluft, varmmat, varmvatten, växelvarm
Maten serveras varm
ett varmt mottagande
Lehçeciepły, ogrzewać, żarliwy /ˈt͡ɕɛ.pwɘ/
warm (having a temperature slightly higher than normal or normal for things of a certain type) · warm (characterized by an air temperature higher than low, but not very high) · warm (cooked and served before having cooled down)
çekim: karşılaştırma cieplejszy · üstünlük najcieplejszy
eş: żywy, gej, gay, homo, pedał
zıt: zimny, heteroseksualny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *tep- Proto-Balto-Slavic *tep- Proto-Slavic **teti Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Proto-Slavic *teplъ Old Polish ciepły Polish ciepły Inherited from Old Polish ciepły.
aile: ciepławy, cieplarnia, cieplica, ciepła posadka, ciepła wdówka, ciepła woda w kranie, ciepłe gniazdko, ciepłe kluchy, ciepłe kraje, ciepło
Jest on ciepłokrwisty, jak my. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Gdyż żadne krotochwile/ roſkoſzna mużyká/ Nie bárzo podweſela/ ćiepłego cżłeká.
Ukraynacaгрі́ти, нагріва́ти, підігріва́ти, те́плий
Теплолюбна тварина. — Sıcakkanlı hayvanlar.
Fincelämmetä, lämmin, lämmitellä, lämmittää, lämpöinen, palava /ˈlæmːetæˣ/
to warm up · to warm (up) (favour increasingly) · to get warmer (getting closer to the goal/right answer, as in the finding/guessing game)
çekim: geçmiş lämmennyt · şimdiki lämpenee · ulaç lämpenevä
köken: From lämmin + -etä.
aile: lämpeneminen
Tasalämpöiset eläimet ottavat kunnolla takkiin tässä kohtaa. — Sıcakkanlılar ise bu sefer büyük bir darbe almış.
to warm up · to heat up
çekim: geçmiş ohřála · ortaç ohřála · şimdiki ohřeje
eş: zahřát, oteplit
köken: From o- + hřát.
near
köken: Past participle of apropia.
Tonul bluefin are sângele cald ca şi noi. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Macarcamegnyílik, meleg, melegít, melegszik, oldódik /ˈmɛɡɲiːlik/
to open
çekim: geçmiş megnyíltak
köken: meg- + nyílik
A kékúszójú tonhalak melegvérűek, mint az emberek. — Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
to heat, to heat up, to warm, to warm up (an object or space)
çekim: geçmiş חיממת
köken: Related to חַם (kham, “hot”).
aile: חימום, חִמּוּם
שחם, חיה. — Sıcakkanlı hayvanlar.
to warm or heat · to rouse or excite
çekim: ortaç calefactus · şimdiki calefacit · ulaç calefaciēns
köken: From caleō (“to warm”) + faciō (“to make”).
aile: calefactō, excalfaciō, incalfaciō
Etimoloji
Compound of sıcak (“warm, hot”) + kan (“blood”) + -lı, literally “warm-blooded”
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom sıcakkanlı ve cömerttir.
Tom is warm and generous.
Mavi yüzgeçliler bizim gibi sıcakkanlıdır.
Bluefin are warmblooded like us.
Sıcakkanlılar ise bu sefer büyük bir darbe almış.
Warm-blooded animals take a huge hit at this time.
Vietnamlılar, benim tanıştığım en sıcakkanlı insanlardı.
The weirdest guys I could find.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.
They're feeling "warm" at 2.9 times the normal level, and so on.
Turizmin gelişmeye başlaması köylerin güzelliğine ve sıcakkanlı yöre halkının ortak eseridir.
The tourism has begun to develop a lot thanks to village's beauty and thanks to its friendly people.