Ana içeriğe geç
Sözlük
/
boyun

boyun

/boˈ.jun/
noun
B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"boyun" kelimesinin İngilizcesi: neck, neck, saddle, neck, neck. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnecknoun
Genelneck
Genelsaddle
Genelneck
Genelneck

Görsel

Çello başı ve boyun detayları - klasik enstrümanAltın ışıkta ahşap çit boyunca tırmanan sabah sefası çiçekleriAntik Döneme Ait Uzun Boyunlu Damla Formlu Koyu Renkli Cam ŞişeBej Tişört ve Beyaz Boyundan Askılı Önlük Kombiniyle Kadın Model

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)boynu
Yönelme (-e)boyna
Bulunma (-de)boyunda
Çıkma (-den)boyundan
Tamlayan (-in)boynun
Çoğul (-ler)boyunlar

Tanım

isim, anatomi: Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi
Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım
coğrafya: İki yükselti arasındaki alçak yer

Atasözü & Deyim

Yalnız öküz çifte (boyunduruğa) koşulmaz

Diğer Dillerde

to saddle, to saddle up (a horse) · to couple (a trailer)
çekim: geçmiş sattelte auf · ortaç aufgesattelt · şimdiki sattelt auf · ulaç aufsattelnd
zıt: absatteln
köken: auf- + satteln
aile: Aufsattelei
Ich bin 1,83 m groß.1.83 boyundayım.
FransızcaCol, cou, cou (eril) /ku/
neck
çekim: çoğul cous
köken: From Latin collum. Doublet of col. Cognate with Italian collo, Galician and Portuguese colo, Spanish cuello.
aile: collet, collier, être dans la merde jusqu'au cou, prendre ses jambes à son cou, se jeter au cou de quelqu'un, tordre le cou
Tu ferai mieux de crever.Boyun eğmektense öl.
Il a un cou assez long.
packsaddle
çekim: çoğul albardas
köken: From Arabic البَرْدَعَة (al-bardaʕa), variant of البَرْذَعَة (al-barḏaʕa, “packsaddle”).
aile: albarda sobre aparejo, albardar, albardón
Caminé a lo largo del río.Nehir boyunca yürüdüm.
to tie (vines) to poplars · to plant (a field) with poplars · to give (a beating, a punch)
çekim: geçmiş appioppàto · ortaç appioppàto · şimdiki appiòppa · ulaç appioppànte
eş: attribuire, affibbiare, dare, consegnare, addossare, rifilare
köken: From a- + pioppo + -are.
appioppare un grande compito a qualcuno
neck · a slave
çekim: çoğul رَقَبَات · tamlayan رَقَبَةٍ
saddle (of a horse) · bike seat
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (zyn' /⁠zēn⁠/, “saddle”), originally meaning something to make ready or fitted, armament, harness. See Old Armenian զէն (zēn), an Iranian loanword.
aile: زین کردن
Azericeboyun, yəhər, yəhərləmək /boˈjun/
neck · collar
çekim: çoğul boyunlar · tamlayan boynun
köken: Inherited from Proto-Turkic *bōń.
aile: boynuna almaq, boynuna torba salmaq, boyun qaçırmaq, boyuncuq, boyunduruq, boyunduruqlama, boyunduruqlamaq, boyunduruqlanma, boyunduruqlanmaq, boyunduruqlatma
saddle (for children)
çekim: çoğul ашамайлар · tamlayan ашамайдың
aile: ашамайлау
neck
köken: From Proto-Turkic *bōń. Cognate to Kazakh мойын (moiyn), Kyrgyz моюн (moyun), Southern Altai мойын (moyïn), etc.
neck of a bottle · bottleneck
çekim: çoğul flessenhalzen
eş: knelpunt, bottleneck, verkeersknelpunt, vernauwing
köken: Compound of fles (“bottle”) + -en- + hals (“neck”).
saddle (seat on an animal) · harness (especially for horses or draft animals)
çekim: çoğul arreios
köken: Deverbal from arrear.
Yunancaλαιμός, σέλα (eril) /leˈmos/
neck, throat
çekim: çoğul λαιμοί · tamlayan λαιμού
eş: αυχένας, σβέρκος, γούλα, τράχηλος, λόγιο, Κατηγορία:Λόγιοι όροι (νέα ελληνικά)
köken: From Ancient Greek λαιμός (laimós), probably a Pre-Greek word; compare λαῖπος (laîpos), λαιφάσσω (laiphássō, “to gulp down, swallow”), and λαιφός (laiphós).
aile: μαυρόλαιμος, κοκκινολαίμης
flirt (to play at courtship)
çekim: geçmiş いちゃついた
neck
eş: 頸, 頸項, 脰, 頸項, 頸部, 脖頸子
aile: 二夾脖子, 二夹脖子, 卡脖子, 大脖子, 大脖子病, 手脖子, 折脖子, 扯著脖子, 抹脖子, 擰脖子
Korece안장 /ˈa̠(ː)ɲd͡ʑa̠ŋ/
saddle
köken: Sino-Korean word from 鞍裝.
İsveççesadla
to saddle (put a saddle on (an animal))
çekim: geçmiş sadlade · ortaç sadlad · ulaç sadlande
köken: sadel (“saddle”) + -a
aile: sadla om
saddle (cut of meat that includes both loins and part of the backbone) · dish prepared from such meat
çekim: çoğul combry · tamlayan combra
eş: babski comber
köken: Borrowed from German Ziemer, Zimmer.
neck · throat · windpipe
çekim: çoğul कंठों
köken: Borrowed from Sanskrit कण्ठ (kaṇṭha).
lower back (lower part of the back, consisting of lumbar and pelvic region)
çekim: çoğul alaselät · tamlayan alaselän
köken: ala- + selkä
throat · neck, bottleneck
çekim: çoğul hrdla · tamlayan hrdla
eş: chřtán, jícen
köken: Inherited from Old Czech hrdlo, from Proto-Slavic *gъrdlo, from Proto-Balto-Slavic *gúrˀtlan, from Proto-Indo-European *gʷr̥h₃tlóm.
throat · neck
çekim: çoğul gâturi · tamlayan gâtului
köken: Uncertain. Either from earlier gâlt, from Proto-Slavic *gъltъ, related to *glъtati (“to swallow, devour”) (compare Slovene golt), or from Latin guttura, which may have resulted in a plural form *gâturi, reduced to gât as a singular form through analogy. Compare French goitre. It is also possible that it may derive from the Latin singular form, guttur, itself. Compare guturai, which preserved the…
aile: gâtar, gâtos, gâtui
to saddle (to put a saddle on an animal)
çekim: geçmiş felnyergeltek
köken: fel- + nyergel
İbraniceאֻכָּף \ אוכף, צַוָּאר, צוואר (eril) /t͡saˈvaʁ/
neck
çekim: çoğul צווארות
köken: Compare Aramaic צַוְרָא (ṣawrā).
aile: צווארון, צַוָּארוֹן
Latincecervīx, collum /ˈkɔl.lũː/
The neck or throat. · A symbol of servitude. · A symbol of life.
çekim: çoğul colla · tamlayan collī
köken: Uncertain, but perhaps from Proto-Italic *kʷolsom, from Proto-Indo-European *kʷolso- (“neck”, literally “that on which the head turns”), from *kʷel- (“to turn”), whence also Limburgish kaklas, Latvian kakls. See also Old English heals (“neck, prow of a ship”) (whence English halse (“neck, throat”)), Middle Dutch and Old Norse hals (“neck”) (< Proto-Germanic *halsaz). Compare typologically Old…
aile: succollō
Dancaelske, hals /ˈɛlsɡə/
to love · to make love
çekim: geçmiş elskede · ortaç elsket · ulaç elskende
köken: From Old Norse elska (“to love”), from Proto-Germanic *aliskōną (“to care for, cultivate, cherish”), from *aliskaz (“dear, precious”).
aile: elskelig, elsker, forelske

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish بویون (boyun, “neck”), from Proto-Turkic *bōń (“neck”).

Örnek Cümleler

Boyun ne kadar?
How tall are you?
Sahil boyunca yürüdük.
We walked along the beach.
Nehir boyunca yürüdük.
We walked along the river.
Cadde boyunca yürüdüm.
I walked the length of the street.
Kimse ona boyun eğmedi.
Nobody bowed to him.
Biz buz boyunca yürüdük.
We walked across the ice.
Tüm yıl boyunca aynıydı.
It was the same all year round.
Ada yıl boyunca ılıktır.
The island is warm all year.
Ben altı fit boyundayım.
I am six feet tall.
Bu cadde boyunca gidelim
Let's go along this street.
Biz yol boyunca yürüdük.
We walked along the road.
Doğaya boyun eğdiremeyiz.
We cannot subdue nature.
boyun ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelsubmissive
Genelindulge
Birleşik Kelimeler
boyun bağıboyun borcuboynu bükükboynueğriboynu eğribasınç boynudeveboynugüvercinboynu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod