Ana içeriğe geç
Sözlük
/
boşboğaz

boşboğaz

/ˈboʃ.bo.az/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"boşboğaz" kelimesinin İngilizcesi: windbag, chatterbox, indiscreet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelwindbagnoun
Genelchatterboxnoun
Genelindiscreet

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)boşboğazı
Yönelme (-e)boşboğaza
Bulunma (-de)boşboğazda
Çıkma (-den)boşboğazdan
Tamlayan (-in)boşboğazın
Çoğul (-ler)boşboğazlar

Tanım

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan.
Yerli yersiz konuşan kimse
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan

Atasözü & Deyim

Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş

Diğer Dillerde

windbag, gasbag (a person who is overly garrulous or prone to making empty, unsupportable statements)
çekim: çoğul Dampfplauderern · tamlayan Dampfplauderers
eş: Plaudertasche, Schwätzer
köken: From Dampf (“steam”) + Plauderer (“confabulator”).
Deine Geschwätzigkeit gefällt mir nicht.Senin boşboğazlığını sevmiyorum.
Fransızcaindiscret, moulin à paroles /ɛ̃.dis.kʁɛ/
indiscreet
zıt: discret
köken: Derived from Latin indiscrētus.
Pourquoi n'iriez-vous pas simplement parler devant les journalistes ? Hein ?Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
chatty
çekim: çoğul charlatanes
köken: Borrowed from Italian ciarlatano. By surface analysis, charlar + -án.
El que guarda su boca guarda su vida, pero al que mucho abre sus labios le vendrá ruinaDilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
İtalyancachiacchierone, ciancione, linguacciuto (eril) /kjak.kjeˈro.ne/
a gossip (person) · loudmouth, bigmouth
çekim: çoğul chiacchieroni
eş: ciarliero, loquace
köken: From chiacchierare + -one.
Se vai avanti a ciarlare, tu e tuo figlio morirete entrambi.Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
Кто хранит уста свои, тот бережет душу свою; а кто широко раскрывает свой рот, тому беда.Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
Arapçaثَرْثَار
لماذا لا تتحذثون مباشرة الى الصحفيين؟Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
Kazakçaсумақай
chatty, talkative · sly, sneaky
Felemenkçeindiscreet, kletskous
indiscreet
çekim: karşılaştırma indiscreter · üstünlük indiscreetst
Wie zijn tong bedwingt, behoudt zijn leven; maar lichtvaardig spreken wordt bestraft.Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
chatterbox; blabbermouth (one who talks too much)
çekim: çoğul boquirrotos
köken: Related to boca (“mouth”).
É reservado e parece sempre estar escondendo algo.Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
indiscreet (not discreet; wanting in discretion)
Γιατί δεν φλυαρείτε με τους δημοσιογράφους;Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
Japoncaおしゃべり, 軽率 /o̞ɕa̠be̞ɾʲi/
idle chatter
çekim: geçmiş おしゃべりした
eş: 雑談
köken: お (o-, honorific prefix) + 喋り (shaberi, the 連用形 (ren'yōkei, “stem or continuative form”) of the verb 喋る (shaberu).)
İsveççeoblyg
immodest
çekim: karşılaştırma oblygare · üstünlük oblygast
köken: o- (“un-”) + blyg (“shy”)
Den som bevakar sin mun, han bevarar sitt liv, men den som är lösmunt kommer i olyckaDilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
Lehçegaduła, niedyskretny (eril) /ɡaˈdu.wa/
a male surname
çekim: çoğul gaduły · tamlayan gaduły
köken: From gaduła.
Ino jest pewna siebie i przebojowa, zawsze mówi to, co myśli.Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
Багато бо непокірних, марномовцїв і обманщиків, найбільше ж которі з обрізання,Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet yanlıları bunlardandır.
indiscreet; crass; uncouth
çekim: karşılaştırma epähienompi · üstünlük epähienoin
köken: epä- + hieno, calque of Swedish ofin
aile: epähienosti, epähienous
Lörpöttelen jatkuvasti pojasta.Her zaman, erkekler hakkında boşboğazlık ediyorum.
epähieno käytös
Çekçeindiskrétní, kecal /ˈɪndɪskrɛːtɲiː/
indiscreet · inquisitive, prying
Když nepřestaneš s tím trýzněním, zemřeš jako tvůj syn, je ti to jasné?Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
indiscreet (revealing secrets; lacking good judgment) · nosy, tactless, prying (inquisitive or curious in other’s affairs)
çekim: karşılaştırma indiszkrétebb · üstünlük legindiszkrétebb
köken: Borrowed from German indiskret.
Igazán! Miért nem mennek és beszélnek az újságírók előtt?Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
İbraniceלא דיסקרטי
מרבה לכעוס ומשוכנעת תמיד שהיא צודקת.Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
Latincelingulāca
Vogter man Munden, bevarer man Sjælen, den åbenmundede falder i Våde.Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
Norveççenærgående, ublu
Den som vokter sin munn, bevarer sitt liv; den som lukker sine leber vidt op, ham blir det til ulykke.Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
Ако се раздрънкаш, ще умрете и ти, и синът ти.Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
Letoncapļāpa (eril/dişil)
chatty person, chatterbox
çekim: çoğul pļāpas · tamlayan pļāpas
köken: From the stem of pļāpāt (q.v.), made into an ambigenous (masculine and/or feminine) fourth declension noun.
pļāpa un muļķis dzīvē allaž iet blakām
Dartfordā notikušajās pļāpu sacensībās kāds Šihins neaizvēra muti 133 stundas!
Katalancaxerraire (eril/dişil)
chatty, talkative
çekim: çoğul xerraires
köken: From xerrar + -aire.
aile: xerraire caputxí, xerraire caranegre, xerraire cendrós, xerraire crestablanc, xerraire pigallat
Galiçyacalareto, lercho /laˈɾeto̝/
talkative; indiscreet
çekim: çoğul laretos
köken: Back-formation from laretar.
blabbing, indiscreet
çekim: karşılaştırma béalsceití · üstünlük is béalsceití
köken: From béal (“mouth”) + sceite + -ach (adjectival suffix).
immodest · indiscreet
çekim: üstünlük ամենաանհամեստ
zıt: համեստ
köken: From Old Armenian անհամեստ (anhamest).
aile: անհամեստորեն, անհամեստություն
Esperantobabilemulo /babileˈmulo/
chatterbox, talkative person
çekim: çoğul babilemuloj
köken: Etymology tree Esperanto babilema Esperanto -ulo Esperanto babilemulo From babilema (“talkative, loquacious, chatty”) + -ulo.

Etimoloji

boş + boğaz

Örnek Cümleler

Tom boşboğazdır.
Tom has a big mouth.
Tom bir boşboğaz.
Tom is a blabbermouth.
Sen bir boşboğazsın.
You're a blabbermouth.
Tom boşboğazlık etmiyor, değil mi?
Tom isn't babbling, is he?
Her zaman, erkekler hakkında boşboğazlık ediyorum.
I blab about the boy all the time.
Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
Really! Why don't you guys just go and talk in front of the reporters?
Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
If you go on blabbering, both you and your son will die.
Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
He who guards his mouth guards his soul. One who opens wide his lips comes to ruin.
Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet yanlıları bunlardandır.
For there are many unruly and vain talkers and deceivers, specially they of the circumcision:
boşboğaz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod