windbag, gasbag (a person who is overly garrulous or prone to making empty, unsupportable statements)
çekim: çoğul Dampfplauderern · tamlayan Dampfplauderers
eş: Plaudertasche, Schwätzer
köken: From Dampf (“steam”) + Plauderer (“confabulator”).
🔊 Deine Geschwätzigkeit gefällt mir nicht. — Senin boşboğazlığını sevmiyorum.
indiscreet
zıt: discret
köken: Derived from Latin indiscrētus.
🔊 Pourquoi n'iriez-vous pas simplement parler devant les journalistes ? Hein ? — Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
chatty
çekim: çoğul charlatanes
köken: Borrowed from Italian ciarlatano. By surface analysis, charlar + -án.
🔊 El que guarda su boca guarda su vida, pero al que mucho abre sus labios le vendrá ruina — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
a gossip (person) · loudmouth, bigmouth
çekim: çoğul chiacchieroni
eş: ciarliero, loquace
köken: From chiacchierare + -one.
🔊 Se vai avanti a ciarlare, tu e tuo figlio morirete entrambi. — Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
🔊 Кто хранит уста свои, тот бережет душу свою; а кто широко раскрывает свой рот, тому беда. — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
🔊 لماذا لا تتحذثون مباشرة الى الصحفيين؟ — Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
chatty, talkative · sly, sneaky
indiscreet
çekim: karşılaştırma indiscreter · üstünlük indiscreetst
🔊 Wie zijn tong bedwingt, behoudt zijn leven; maar lichtvaardig spreken wordt bestraft. — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
chatterbox; blabbermouth (one who talks too much)
çekim: çoğul boquirrotos
köken: Related to boca (“mouth”).
🔊 É reservado e parece sempre estar escondendo algo. — Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
indiscreet (not discreet; wanting in discretion)
🔊 Γιατί δεν φλυαρείτε με τους δημοσιογράφους; — Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
idle chatter
çekim: geçmiş おしゃべりした
eş: 雑談
köken: お (o-, honorific prefix) + 喋り (shaberi, the 連用形 (ren'yōkei, “stem or continuative form”) of the verb 喋る (shaberu).)
immodest
çekim: karşılaştırma oblygare · üstünlük oblygast
köken: o- (“un-”) + blyg (“shy”)
🔊 Den som bevakar sin mun, han bevarar sitt liv, men den som är lösmunt kommer i olycka — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
a male surname
çekim: çoğul gaduły · tamlayan gaduły
köken: From gaduła.
🔊 Ino jest pewna siebie i przebojowa, zawsze mówi to, co myśli. — Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
🔊 Багато бо непокірних, марномовцїв і обманщиків, найбільше ж которі з обрізання, — Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet yanlıları bunlardandır.
indiscreet; crass; uncouth
çekim: karşılaştırma epähienompi · üstünlük epähienoin
köken: epä- + hieno, calque of Swedish ofin
aile: epähienosti, epähienous
🔊 Lörpöttelen jatkuvasti pojasta. — Her zaman, erkekler hakkında boşboğazlık ediyorum.
🔊 epähieno käytös
indiscreet · inquisitive, prying
🔊 Když nepřestaneš s tím trýzněním, zemřeš jako tvůj syn, je ti to jasné? — Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
indiscreet (revealing secrets; lacking good judgment) · nosy, tactless, prying (inquisitive or curious in other’s affairs)
çekim: karşılaştırma indiszkrétebb · üstünlük legindiszkrétebb
köken: Borrowed from German indiskret.
🔊 Igazán! Miért nem mennek és beszélnek az újságírók előtt? — Neden muhabirler hakkında boşboğazlık ediyorsunuz?
🔊 מרבה לכעוס ומשוכנעת תמיד שהיא צודקת. — Boşboğazdır ve hep kendi dediklerine güvenir.
🔊 Vogter man Munden, bevarer man Sjælen, den åbenmundede falder i Våde. — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
🔊 Den som vokter sin munn, bevarer sitt liv; den som lukker sine leber vidt op, ham blir det til ulykke. — Dilini tutan canını korur, Ama boşboğazın sonu yıkımdır.
🔊 Ако се раздрънкаш, ще умрете и ти, и синът ти. — Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.
Letonca 🔊 pļāpa (eril/dişil) chatty person, chatterbox
çekim: çoğul pļāpas · tamlayan pļāpas
köken: From the stem of pļāpāt (q.v.), made into an ambigenous (masculine and/or feminine) fourth declension noun.
🔊 pļāpa un muļķis dzīvē allaž iet blakām
🔊 Dartfordā notikušajās pļāpu sacensībās kāds Šihins neaizvēra muti 133 stundas!
chatty, talkative
çekim: çoğul xerraires
köken: From xerrar + -aire.
aile: xerraire caputxí, xerraire caranegre, xerraire cendrós, xerraire crestablanc, xerraire pigallat
talkative; indiscreet
çekim: çoğul laretos
köken: Back-formation from laretar.
blabbing, indiscreet
çekim: karşılaştırma béalsceití · üstünlük is béalsceití
köken: From béal (“mouth”) + sceite + -ach (adjectival suffix).
immodest · indiscreet
çekim: üstünlük ամենաանհամեստ
zıt: համեստ
köken: From Old Armenian անհամեստ (anhamest).
aile: անհամեստորեն, անհամեստություն
chatterbox, talkative person
çekim: çoğul babilemuloj
köken: Etymology tree Esperanto babilema Esperanto -ulo Esperanto babilemulo From babilema (“talkative, loquacious, chatty”) + -ulo.