büyülü

adj
B2 seviye
TR → EN
"büyülü" kelimesinin İngilizcesi: magical, wizard, magical, magical. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmagicaladj
Genelwizard
Genelmagical
Genelmagical

Görsel

Büyülü Ormanda Gün Batımı: Işıltılı Çiçekler ve Dağların Büyülü DansıGece ormanı büyülü gökyüzü manzarasıKış ormanı karla kaplı - büyülü doğaKadın yüzü neon ışıkla büyülü portre

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)büyülüler

Tanım

•büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr
•çok etkileyici
•kendisine büyü yapılmış
•Çok etkileyici
•Büyü gücü olan
•Kendisine büyü yapılmış kimse

Diğer Dillerde

assistant
çekim: çoğul Assistenten · tamlayan Assistenten
eş: Assistentenprogramm, Fahrerassistenzsystem
aile: Assistentin
Das ist erstaunlich. — Beni büyülüyor.
Fransızcaassistant, mage, magique, sorcier (eril) /a.sis.tɑ̃/
present participle of assister
çekim: çoğul assistants
aile: assistant numérique personnel
Ceci m'étonne. — Beni büyülüyor.
master (man who owns a slave) · owner, master, keeper (man who owns an animal) · boss, manager
çekim: çoğul amos
eş: señor, patrón
köken: Back-formation from ama.
aile: amo de casa, el ojo del amo engorda al caballo
Éste me impresiona. — Beni büyülüyor.
İtalyancaassistente, procedura guidata /as.sisˈtɛn.te/
assistant, helper · wizard (program or script used to simplify complex operations)
çekim: çoğul assistenti
eş: aiuto, aiutante, collaboratore, vice, coadiutore, braccio destro
aile: assistente di volo
Questo mi stupisce. — Beni büyülüyor.
Rusçaколдовской, околдованный, очарованный /kəɫdɐfˈskoj/
witch's · witchcraft · magic, magical
eş: магический, чародейский
köken: колд- (kold-) + -овско́й (-ovskój)
А это меня изумляет. — Beni büyülüyor.
Arapçaسَاحِر, سِحْرِيّ, مُشَعْوِذ
فالكلمة شئ ساحر .. — Nasıl da büyülü sözcükler!
Azericecadugər, sehrbaz, ustad /d͡ʒɑːduːɟæɹ/
magician
çekim: çoğul cadugərlər · tamlayan cadugərin
köken: Borrowed from Persian جادوگر (jâdugar).
aile: cadugərlik
witch, sorcerer
çekim: çoğul сиқыршылар · tamlayan сиқыршының
köken: сиқыр (siqyr) + -шы (-şy).
aile: сиқыршылық
Özbekçeafsungar, jodugar, sehrgar, sohir /d͡ʒɒːduːɡæɾ/
magician
çekim: çoğul jodugarlar · tamlayan jodugarning
köken: Inherited from Chagatai جادوگر (jādwgr), from Classical Persian جادوگر (jādūgar).
aile: jodugarlik
Tatarcaкүрәзәче, сихерче, тылсымчы
magician
köken: From тылсым (tılsım, “magic”) + -чы (-çı, affix forming an agent noun).
Felemenkçeassistent, betoverend, eunjer, magiër, tovenaar (eril) /ˌɑ.siˈstɛnt/
assistant, person who assists, aid
çekim: çoğul assistenten
köken: Borrowed from Latin assistēns, active participle.
aile: assistentie, coassistent, hoofdassistent, persoonlijk assistent, troonassistent
En dan gebeurt het. — Sonra büyülü bir şey oluyor.
Portekizcebruxo, feiticeiro (eril) /ˈbɾu.ʃu/
wizard
çekim: çoğul bruxos
eş: feiticeiro, mago
köken: Masculine form of bruxa.
aile: bruxaria
Harry Houdini - Mágico. — Harry Potter Büyülü Taş.
Yunancaμάγισσα, μάγος (dişil)
witch, sorceress
çekim: çoğul μάγισσες · tamlayan μάγισσας
aile: κυνήγι μαγισσών
Με εξέπληξε. — Beni büyülüyor.
Japoncaウィザード, 魔法の, 魔法使い, 魔男, 魔術師 /β̞iza̠ːdo̞/
a wizard
köken: Borrowing from English wizard.
魔法薬学を専攻している。 — Büyülü ilaçlar yapar.
Korece마법의
이 공식은 정말 놀랍습니다 — Bu büyülü bir şey.
guide (person who guides) · wizard (program or script used to simplify complex operations)
çekim: çoğul guider · tamlayan guides
köken: Borrowed from English guide.
Och vad är magin med dem? — Bu kadar büyülü olmalarının sırrı ne?
Lehçeczarodziej, czarodziejski, czarownik, kreator, magiczny, wiedźmak (eril) /t͡ʂaˈrɔ.d͡ʑɛj/
wizard, magician
çekim: çoğul czarodzieje · tamlayan czarodzieja
eş: czarownik
köken: Etymology tree Proto-Slavic *čarodějь Polish czarodziej Inherited from Proto-Slavic *čarodějь. By surface analysis, czar + -o- + dziać.
To mnie zaskakuje. — Beni büyülüyor.
Ukraynacaасисте́нт, відьма́к, ві́зард, магі́чний, ма́йстер, чаклу́н
Горе тому, кому цей світ зачаровує з — Ona Yazıklar olsun bu dünya büyülüyor
Hintçeअभिचारक, ओझा, जादूगर, मान्त्रिक, साहिर (eril) /oː.d͡ʒʱɑː/
sorcerer, exorcist; shaman
çekim: çoğul ओझे
köken: Inherited from Prakrit 𑀉𑀅𑀚𑁆𑀛𑀸𑀅 (uajjhāa), 𑀉𑀚𑁆𑀛𑀸𑀅 (ujjhāa), from Sanskrit उपाध्याय (upādhyāya, “teacher [of the Vedas]”). Notably borrowed into Middle Chinese 和尚 (MC hwa|hwaH dzyang|dzyangH, “high priest, head monk”). Doublet of उपाध्याय (upādhyāy) and ख़्वाजा (xvājā).
helper, aide · sidekick
çekim: çoğul apurit · tamlayan apurin
köken: apu + -uri
Voi häntä jolle tämän maailman hurmaa vuodesta — Ona Yazıklar olsun bu dünya büyülüyor
assistant (person who assists or helps someone else)
çekim: çoğul asistenti · tamlayan asistenta
Kde máš ty hračky co mění živé na mrtvé? — Büyülü makineler?
charming
zıt: repulsiv, respingător
köken: From fermeca (“to charm”) + -tor.
Asta mă uimeşte. — Beni büyülüyor.
Macarcasegéd, varázsló /ˈʃɛɡeːd/
aide, helper, assistant · second (in a duel) · wizard, assistant (computer program)
çekim: çoğul segédek
köken: From the seg- stem of segít (“to help”) + -é (nominal-forming suffix) + -d (nominal-forming suffix).
aile: segédkezik, segédlet, hivatalsegéd, segédanyag, segéderő, segédeszköz, segédige, segédkönyv, segédlelkész, segédmunkás
Aztán megtörténik a csoda. — Sonra büyülü bir şey oluyor.
İbraniceאַשָּף, מְכַשֵּׁף, קוֹסֵם
שאי פעם נפתר. — Büyülü birşey olmadığı
Latincefascinans, fascināns, fascinātor, fascinātōrius, maga, magicus /ˈfas.kɪ.nãːs/
fascinating
köken: Present participle of fascinō.
a magician, a mage ((male) person who can perform supernatural magic) · a magician, a conjurer (performer of magic tricks)
çekim: çoğul magikere · tamlayan magikers
eş: troldkarl, tryllekunstner, troldmand
köken: magi + -iker, from Ancient Greek μαγικός (magikós).
De har alle magiske evner. — Büyülü güçleri vardır.
Norveççetrollmann
Fra magi til medisin. — Büyülü ilaçlar yapar.
enchanter, sorcerer, warlock, witch, wizard
çekim: çoğul ahli-ahli sihir
köken: Compound of ahli (“expert”) + sihir (“magic, sorcery, witchcraft”).
Dan kemudian hal yang menakjubkan terjadi. — Sonra büyülü bir şey oluyor.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish بوكولو (büyülü). By surface analysis, büyü (“magic”) + -lü.

Örnek Cümleler

Büyülü Su
The Magic Water
Büyülü Su!
Magic Water!
O büyülüydü.
That was magic.
Beni büyülüyor.
This amazes me.
Büyülü bir andı.
It was a magical moment.
Bü...Büyülü Su...
Mag...Magic Water...
Bu büyülü bir andı.
It was a magic moment.
Büyülü birşey olmadığı
Ever solved has turned out to be
Böcekler beni büyülüyor.
Bugs fascinate me.
Harry Potter Büyülü Taş.
Harry Potter and the Sorcerer's Stone.
Her lamba büyülü değildir.
Not every lamp is magic.
Nasıl da büyülü sözcükler!
Ojej, kakšne lepe govorice!
büyülü ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelmagic realism