arızalı

C2 seviye
TR → EN
"arızalı" kelimesinin İngilizcesi: rugged. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrugged

Görsel

sevimli ev robotu bozuk tekerlekleriyle salonun ahşap zeminde arızalı duruyor

Tanım

•(mecaz) sorunlu olan, sorun çıkaran, uyumsuzluk gösteren
•arızası olan, aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.):
•engebeli
•ruhsal bakımdan sıkıntılı, kurallara uymayıp toplumsal düzenin dışına çıkarak çevresini rahatsız eden (kişi)
•Aksayan, işlemeyen, bozulmuş araç vb.
•Girintisi, çıkıntısı, eğimi çok olan; ova, çukur, tepe ve bayır gibi yeryüzü şekillerini barındıran
•Yarım yamalak, idare edecek biçimde

Diğer Dillerde

rough, coarse, rude · sturdy, tough · pertaining to a manner of intercourse that is wittingly aggressive, purposefully unrefined – cocky, cheeky, flippant, brazen
çekim: karşılaştırma derber · üstünlük am derbsten
köken: From a Low German merger of two unrelated adjectives: (1.) Old Saxon therbi (“unleavened”), from Proto-Germanic *þerbaz; and (2.) Old Saxon derbi (“coarse, warlike”). Both regularly collapsed in Middle Low German derve (“firm, bold”). Older High German had only the former of the two adjectives and lacked the other: Middle High German derp (“unleavened”), from Old High German derb (“unleavened”).…
Eigentlich ist die gesamte Reihe hier nicht ganz normal. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
aggressive
eş: acariâtre, agressif, batailleur, belliqueux, coléreux, grincheux
köken: Inherited from Middle French hargneux, from Old French hergnos (“aggressive”), derivative of Old French hergne (“quarrel, dispute”), from hergner (“to wail, complain”), from Frankish *harmēn (“to insult, injure”), from Proto-Germanic *harmāną (“to harm, shame, pain”).
En fait, toute la rangée n'est pas normale. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
Un pirate c'est négatif, hargneux et sanguinaire ! Ça pille et ça mange avec les doigts sans se laver les mains !
İspanyolcaa lo natural, al lote, barboso, bravo, despelotado, difícil /a lo natuˈɾal/
natural
De hecho, toda esa fila no está bien. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
İtalyancaruvido /ˈru.vi.do/
rough, coarse
eş: aspro, bernoccoluto, grinzoso, irregolare, rugoso, scabro
köken: From Latin rūgidus, from ruga (“wrinkle”). Cognate with Piedmontese rùvid.
aile: irruvidire, ruvidamente
A dire il vero, tutta quella fila non è messa bene. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
Rusçaнеисправный /nʲɪɪˈspravnɨj/
not working, broken, out of order, defective · careless
eş: неработоспособный, неисполнительный, нерадивый
köken: не- (ne-) + испра́вный (isprávnyj)
Тормоза неисправны. — Frenler arızalı.
Felemenkçegrof, potig, ruig, ruw /ɣrɔf/
rough, coarse · rude, very blunt · extreme, gross, grave
çekim: karşılaştırma grover · üstünlük grofst
zıt: fijn, beleefd
köken: From Middle Dutch grof, from Old Dutch *grof, from Proto-West Germanic *grob, from Proto-Germanic *grubaz.
aile: grof hoornblad, grofheid, grofmazig, grofsmid, grofweg, grove den
Die hele rij is niet goed snik. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
De textuur van de stenen vloer was grof.
Grof taalgebruik wordt hier niet op prijs gesteld.
Dit is een grove mensenrechtenschending.
Portekizceacidentado, áspero, bruto, felpudo /a.si.dẽˈta.du/
victim of an accident · rough
çekim: karşılaştırma mais acidentado · üstünlük o mais acidentado
A história do manuscrito em si não é menos interessante. — Topografik durum açısından fazla arızalı değildir.
İsveççestryktålig
able to take a lot of beating; rugged, durable, etc.
çekim: karşılaştırma stryktåligare · üstünlük stryktåligast
köken: stryk (“beating”) + tålig (“hardy, resistant, "able to stand"”)
'Faktiskt är det något som inte stämmer med hela den raden. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
en stryktålig kamera
irregular
çekim: karşılaştırma epäsäännöllisempi · üstünlük epäsäännöllisin
köken: epä- + säännöllinen
aile: epäsäännöllisesti, epäsäännöllisyys
Macarcadurva /ˈdurvɒ/
coarse (of inferior quality) · brusque, rough, rude · extreme, epic, solid, heavy, gross
çekim: karşılaştırma durvább · üstünlük legdurvább
zıt: finom, figyelmes, tapintatos, gyengéd
köken: Of unknown origin.
aile: durvaság, durván, durváskodik, durvít, durvul
Valójában az egész sor nincs rendben. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
Vietnamcalực lưỡng, vạm vỡ /lɨk̚˧˨ʔ lɨəŋ˦ˀ˥/
sturdy and muscular
Đó là: — Arızalı bir şeyle eve gittiğimde,
Ông là một người cao lớn lực lưỡng, cổ gần như không có, nhưng lại có một bộ ria mép vĩ đại.
Bulgarcaбурен, грапав, груб, здрав, масивен, назъбен /ˈburɛn/
stormy · passionate, wild · dramatic
çekim: karşılaştırma по́-бу́рни · üstünlük на́й-бу́рни
köken: бу́ря (búrja, “storm”) + -ен (-en)
aile: бурена́к
Всъщност целият ред не сте добре. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
Slovakçačlenitý, drsný, hrboľatý, hrubý, neokrôchaný, nevraživý /ɦrubiː/
wide, thick (relatively great in extent from one surface to the opposite in its smallest dimension.) · wide, thick (measuring a certain number of units in this dimension.) · rough, harsh (not smooth)
çekim: karşılaştırma hrubší · üstünlük najhrubší
zıt: tenký, hladký, jemný, presný
köken: Etymology tree Proto-Slavic *grǫbъ Slovak hrubý Inherited from Proto-Slavic *grǫbъ.
aile: nahrubo, hrubosť
Vlastne, celá táto rada nieje v poriadku. — Aslında, bu sıranın tamamı arızalı.
İrlandacacnapánach
lumpy · gnarled, rugged
çekim: karşılaştırma cnapánaí · üstünlük is cnapánaí
köken: From cnapán (“lump”) + -ach (adjectival suffix).
Oksitancairregular, pelut, rugat, rugós, ruscós, tinhassièr
rough
köken: From Latin rugosus (“rough”).

Örnek Cümleler

Saat arızalı.
The clock is defective.
Siren arızalı.
The siren is broken.
Frenler arızalı.
The brakes are out of order.
Termostat arızalı.
The thermostat is defective.
Bilgisayar arızalı.
The computer's malfunctioning.
Karbüratör arızalı.
The carburetor's broken.[br]
Buz makinesi arızalı.
The ice machine is broken.
Bu asansör arızalıdır.
This elevator is out of order.
Benim TV tekrar arızalı.
My TV is on the fritz again.
Bu saat arızalı görünüyor.
This clock seems to be malfunctioning.
Evet, bilgisayar arızalıdır.
Yes, the computer is faulty.
Bu hizmet geçici olarak arızalı.
This service is temporarily out of order.
arızalı ile daha fazla örnek cümle →