trunk

/tɹʌŋk/1 hece
noun
B1 seviye
EN → TR
"trunk" kelimesinin Türkçesi: sandık, trank, mezarna, gövde, beden. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsandık
Geneltranknoun
Genelmezarna
Genelgövde
Genelbeden
Genelsap
Genelgövde
Genelsap
Genelgövde
Genel(den.) yolcu kamarasının güverteden yüksek kısmı
Genelana hat
Genel(çoğ.) erkek mayosu
Genel(mim.) sütun bedeni
Genelotomobil bagajı
Genel(zool.) hortum: madeni veya ağaç oluk veya künk

Görsel

İskelede balıkçı adamlar ve fıçı sandık manzarasıBeyaz Vintage Sandık ve Pirinç Detaylarla Minimalist DekorasyonKöklerle sarılmış antika ahşap sandık, karanlık fantastik atmosferdeFildişi Kakmalı Antika Ahşap Sandık ve Geleneksel Süsleme Detayları

Tanım

•a long flexible snout as of an elephant

Diğer Dillerde

AlmancaAmt, Amtsleitung, Anschlusskabel, Baumstamm, Bündelleitung, Gepäckraum
Fransızcacoffre, coffre (de voiture), malle, trompe, tronc, valise
Rusçaбага́жник, бау́л, кофр, магистра́ль, магистра́льная ли́ния, ствол
Arapçaجِذْع, حَقِيبَة أَمْتِعَة, خُرْطُوم, صَنْدُوق, صُنْدُوق, صُنْدُوقُ السَّيَّارَةِ
Kazakçaдің, жүксалғыш, пілтұмсық, сандық, тұмсық
Özbekçebagajnik, bagajxona, poya, sandiq, tana, xartum
Tatarcaбагажник, сандык, томшык
Japoncaトランク, 中継回線, 行李, 長持
Ukraynacaку́фер, скри́ня, сто́вбур
Hintçeट्रंक, तना, पेटी, सन्दूक़, सूंड, स्कन्ध
Çekçebedna, chobot, kmen, kufr, skříň, zavazadlový prostor
İbraniceגֶּזַע, חֵדֶק, תָּא מִטְעָן
Norveççebagasjerom, trestamme

Etimoloji

From Middle English tronke, trunke, from Old French tronc (“alms box, tree trunk, headless body”), from Latin truncus (“a stock, lopped tree trunk”), from truncus (“cut off, maimed, mutilated”). For the verb, compare French tronquer, and see truncate. Doublet of truncus and tronk.

Kelime Ailesi

betrunk
brachiocephalic trunk
celiac trunk
costocervical trunk
detrunk
digit trunk
elephant trunk
elephant's trunk
floppy trunk syndrome
hand trunk
intrunk
jugular trunk
junk in one's trunk
junk in the trunk
nerve trunk
nontrunk
pseudotrunk
pulmonary trunk

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bagaj açık.
The trunk is open.
Bagaja bak.
Look in the trunk.
Bagaja baktım.
I looked in the trunk.
Bagajı kapadım.
I closed the trunk.
Tom bağajı açtı.
Tom opened the trunk.
Bagajı kapattım.
I shut the trunk.
Tom bagaja baktı.
Tom looked in the trunk.
Ben bagajı açtım.
I opened the trunk.
Sami bagajı açtı.
Sami opened the trunk.
O bagajı patlattı.
He popped the trunk.
Bagajı açar mısın?
Would you open the trunk?
Leyla bagajı açtı.
Layla opened the trunk.