tree trunk
EN → TR
Tanım
•the main stem of a tree; usually covered with bark; the bole is usually the part that is commercially useful for lumber
Diğer Dillerde
Fransızcatronc, tronc d'arbre
İspanyolcatronco
Rusçaствол
Arapçaجِذْع
Farsçaتاپال, تنه
Yunancaκορμός
Korece그루
İsveççeträdstam
Lehçepień
Ukraynacaстовбур
Çekçekmen
Rumencetrunchi
İbraniceגֶּזַע
Dancatræstamme
Norveççetrestamme
Vietnamcathân cây
Bulgarcaстъбло
Slovakçakmeň
Slovencedeblo
Litvancakamieno
Letoncastumbrs
Galcecyff
Örnek Cümleler
Ward ve fosil ağaç gövdeleri
Ward and fossil tree trunks
Tom bir ağaç gövdesinde oturdu.
Tom sat on a tree trunk.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.
During the night, it is found on tree trunks.
Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır.
Behind the soldier is a shattered tree trunk.
Ayılar genellikle sırtlarını ağaç gövdelerinde kaşırlar.
Bears often scratch their backs on tree trunks.
Ağaç gövdesi ve içine çakılmış çivilerin yakından görünümü
Close-up view of the tree trunk and the nails hammered into it
Ama bir bölümde Edward onları ağaçtan ip ile baş aşağı sarkıtmıştır.
In its place, Biru attacks them with a tree trunk.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.
I poured it into the mold, which you can see there, which I've made from a tree trunk.
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.
It roosts close to tree trunks or within them.
Bay Wahid parmağıyla ağzımı karıştırırken... ...tek yapabileceğim İngiltere'yi düşünmekti.
As Mr Wahid probes with a finger like a tree trunk, all I can do is lie back and think of England.
Çoğunlukla güneşli taraftaki kireç gövdesi tabanlarının yakınında bulunan gruplarda bulunurlar.
They can often be found in groups near the base of lime tree trunks, on the sunny side.
Kimyasalların her su birikintisine koyulması lazım, her bir kuş banyosuna, her bir ağaç gövdesine.
You've got to get your chemical into every puddle, every birdbath, every tree trunk.