remarkable

/ɹɪˈmɑːkəbl̩/4 hece
B1 seviye
EN → TR
"remarkable" kelimesinin Türkçesi: çok., garip, olağanüstü, tuhaf, fevkalade. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelçok.
Genelgarip
Genelolağanüstü
Geneltuhaf
Genelfevkalade
Geneldikkate değer
Genelharikulade. remarkableness fevkaladelik. remarkably dikkate lâyık derecede
Geneldikkate değer
Genelkayda değer

Görsel

gençleri çok yordunuzBu ikisi çok tatlıKoltuklar hâlâ çok rahatBu ikisi çok yakın

Tanım

•worthy of attention

Atasözü & Deyim

“Çok gezen çok bilir”
“Çok bilen (söyleyen) çok yanılır”
“Çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur”
“Çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir”
“Çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz”

Diğer Dillerde

Fransızcaremarquable
Rusçaвыдаю́щийся, замеча́тельный, знамени́тый, порази́тельный
Kazakçaкөрнекті, үздік
Lehçewybitny
Ukraynacaвида́тний
Çekçepozoruhodný
Latinceinsignis, memorābilis
Dancabemærkelsesværdig
Bulgarcaзабележителен
İrlandacaar leith
Bengalceঅলৌকিক
Belarusçaвыда́тны

Etimoloji

From remark + -able, from French remarquable.

Kelime Ailesi

Mount Remarkable
nonremarkable
pass-remarkable
remarkable pine
remarkableness
remarkably

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O dikkate değer.
That's remarkable.
O dikkat çekici.
It's remarkable.
"Müthiş itiraf".
"A Remarkable Confession".
"Gerçekten," Mr.
"It's really," said Mr. Bunting with judicial emphasis, "a most remarkable story." >
Dikkat çekiciydi.
It was remarkable.
Bu dikkat çekici.
This is remarkable.
Tom dikkat çekici.
Tom is remarkable.
Fevkalade bir sey.
It's a remarkable thing.
O dikkat çekiciydi.
That was remarkable.
Sen dikkat çekicisin.
You're remarkable.
Tom dikkat çekiciydi.
Tom was remarkable.
Ne derin bir incelik!
Such remarkable refinement!