consequential
/ˌkɒnsəˈkwɛnʃəl/4 hece
EN → TR
"consequential" kelimesinin Türkçesi: kibirli, azametli, önemli ehemmiyetli, neticesinde meydana gelen. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkibirli
Genelazametli
Genelönemli ehemmiyetli
Genelneticesinde meydana gelen
Tanım
•having important issues or results
Diğer Dillerde
Almancadaraus folgend, demzufolge, entsprechend, folgerichtig, folglich
İspanyolcaconsiguiente
Katalancaconseqüent
Etimoloji
From consequent + -ial.
Kelime Ailesi
consequential mark
consequentialism
consequentialist
consequentialistic
consequentiality
consequentialize
consequentially
consequentialness
inconsequential
nonconsequential
unconsequential
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Semud ve Ad (toplumları), karia’yı yalan saydılar.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Semûd ve Âd kâriayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
"Yine çiftler av, Doktor, görüyorsunuz," Jones, onun dolaylı söyledi yolu.
"We're hunting in couples again, Doctor, you see," said Jones in his consequential way.
Yalanladı Semud ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyameti.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Bu faktörler, sonuç olarak ilave bir sorun olarak kamu güvensizliğini getirdi.
Those factors brought public distrust as a consequential added problem.
Semud ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felaketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Katılımcılar düşük sonuçsallık derecelendirmelerine rağmen flaş bellek bildirmişlerdir.
Respondents reported flashbulb memories, despite low consequentiality ratings.