"have" kelimesinin Türkçesi: we, you, (had, olmak, ettirmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelwe
Genelyou
Genel(had
Genelolmak
Genelettirmek
Genelsaymak
Geneltutmak
Genelalmak
Genelhe
Genelshe
Genel(k.dili.) aldatmak
Genel(k.dili.) cinsel ilişkide bulunmak. Yardımcı fiil olarak geçmiş zamanı gösterir. (msl.) (I.) go. Giderim. (I.) have gone. Gittim.) have to meli
Genelmalı (msl.) (I.) go. Giderim. (I.) have to go Gitmeliyim.) have a hand in bir işle ilgisi olmak
Genelbir işin içinde parmağı olmak. have a mind to niyeti olmak have and hold kanunen sahip olmak. have at işe koyulmak. (I.)'ve been had. Üç kağıda geldim. have done with bitirmek
Genelişi tamamlamak. have had it (argo) bıkmak (msl.) (I.)'ve had it: (I.) am go ing to divorce my husband .Artık bıktım
Genelkocamdan boşanacağım.)
Genelartık yetmek (msl.)
Genelbut now he' had it. Senelerdir beni aldatıyordu
Genelama artık yeter.) have in mind hatırında tutmak
Genelaklında olmak. have it coming hak etmek. have it in for (bir kimseye) kin beslemek
Genelfırsat vermemek
Genelkabul etmemek. have no use for nefret etmek
Genel^tiksinmek. have on giyinmek. have one's eyes on gözu kalmak. have one's hands full çok meşgul olmak. have something on someone elinde suçlayıcı delil bulunmak. have to do with ilgisi olmak
Genelso (I.) let him have it. Ona kızdım
GenelHe' been cheating me for years
Genelhaving) kural dışı çekimleri: simdiki zaman 1
Genelthey have (eski thou hast)
Genelit has (eski hath) geçmi zaman had (eski thou hadst) malik olmak