give birth
verb
EN → TR
"give birth" kelimesinin Türkçesi: doğurmak, doğurmak, dünyaya getirmek, dünyaya getirmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldoğurmakverb
Geneldoğurmak
Geneldünyaya getirmekverb
Geneldünyaya getirmek
Tanım
•create or produce an idea
Diğer Dillerde
Almancagebären, zur Welt bringen
İspanyolcaaliviarse, dar a luz, jedar, parir
İtalyancadare alla luce, partorire
Rusçaпороди́ть, порожда́ть, произвести́ на свет, производи́ть на свет, роди́ть, рожа́ть
Arapçaأَنْجَبَ, وَلَدَ
Azericedoğmaq, dünyaya gətirmək
Özbekçetugʻmoq
Felemenkçebaren
Portekizcedar à luz
Yunancaγεννώ
Korece낳다
Ukraynacaнаро́джувати, народи́ти, роди́ти
Hintçeजन्म देना
Rumencenaște
Macarcaéletet ad, szül, világra hoz
İbraniceהוֹלִיד, הִמְלִיט, יָלַד
Latincegignō, pariō, partū ēdō, prōdō
Dancaføde
Norveççebære, fram
Endonezcemelahirkan
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
bear
shit out
Örnek Cümleler
E doğuruyor mu be?
Does it give birth?"
Temmuzda doğuracak.
She will give birth in July.
Hopefully give Birth in May.
Hopefully give Birth in May.
Bu ay doğum yapması gerekiyor.
She's supposed to give birth this month.
Kadın doğurur ve erkekler doğurmaz.
Women give birth and men do not.
Onun bu ay doğum yapması gerekiyordu.
She's supposed to give birth this month.
Tam da o an, bufalo doğurmaya başladı.
And at that moment, she started to give birth.
Daha yaşlı kadınlar daha sonra doğurur.
Older women give birth later.
O çıplak sarışın nasıl ateşte kurtuldu?
Oh shit, that witch just give birth to a cloud of smoke!
Ben bir kocakarıyım, şu kocam da ihtiyar.
Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Sen evde mi yoksa doğumevinde mi doğurdun?
Did you give birth at home or at a maternity hospital?
Hiç çocuğum olmadı çünkü kafalar doğuramaz.
I never had babies because heads cannot give birth.