fawn

/fɔːn/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"fawn" kelimesinin Türkçesi: doğurmak, açık kahverengi, bu renkten olan, yavrulamak (geyik, karaca) fawn color açık kahverengi. in fawn gebe (geyik). Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldoğurmak
Genelaçık kahverengi
Genelbu renkten olan
Genelyavrulamak (geyik
Genelkaraca) fawn color açık kahverengi. in fawn gebe (geyik)
Genelon ile yaltaklanmak
Genelyüz suyu dökmek
Genelkaraca veya geyik yavrusu
Geneldalkavukluk etmek. fawningly yaltaklanarak.

Tanım

•a young deer
•have fawns

Diğer Dillerde

Almancaanhimmeln, beige, beigebraun, Damkalb, dunkelblond, hellbraun
İspanyolcaadular a, beis, cervatillo, cervato, gabato, hacer carantoñas
İtalyancaadulare, cerbiatto, dimostrare affetto, essere servile, fare le feste, fulvo
Rusçaжелтовато-кори́чневый, заи́скивать, ласка́ться, ла́ститься, лебези́ть, оленёнок
Arapçaتَزَلَّفَ, تَمَلَّقَ, رِيم, شَادِن
Farsçaآهوبره, گودر
Yunancaελαφάκι
Japonca子鹿, 淡黄褐色
Korece새끼사슴
İsveççekalv, kid, lisma
Ukraynacaоленя́тко
Macarcahízeleg, őzbarna, őzborjú, őzgida
İbraniceעֹפֶר
Latinceadūlor, hinnuleus
Danca(hjorte)kalv, (rå)lam, dådyrfarve, dådyrfarvet, logre, lysebrun
Norveççelogre for, krype for, smiske
Endonezceanak rusa
Bulgarcaвъртя опашка, еленче, лаская, малко, подмазвам се
Slovakçasŕňa
Estoncahirvevasikas
Katalancacervatell

Etimoloji

From Middle English fawne, fowne, foun, from Old French faon, foon, feon, from Vulgar Latin *fētōnem, from Latin fētus (“offspring, young”), from Proto-Indo-European *dʰeh₁(y)- (“to suckle, nurse”). Displaced native Old English hindċealf (literally “deer calf”). Doublet of fetus.

Kelime Ailesi

fawn antechinus
fawn over
fawn response
fawner
fawnish
fawnlike
fawnling
Fawnlock
fawnskin
in fawn
outfawn
overfawn

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
dun
kid
apple-polish
bootlick
bow and scrape
brownnose
butter up
deerling
dickride
duchess
fawn over
fellate

Örnek Cümleler

1 2 3 "Author Insides - Meg Johnson".
1 2 3 Neun, Fawn (23 October 2011).
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.
Well, you fawned over his every word.
Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin, İkiz ceylan yavrusu.
Your two breasts are like two fawns, that are twins of a roe.
Bir sahnede, yavrusunu besleyen bir dişi geyik görülmektedir.
One scene shows a female deer feeding its fawn.
‹‹Naftali salıverilmiş geyiğe benzer, Sevimli yavrular doğurur.
"Naphtali is a doe set free, who bears beautiful fawns.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.
Fawn had captured Temeraire off The Lizard, and then sent her into Plymouth.
Dedi: "O diyor ki: "Rengi parlak, sarı bir inektir, bakanlara sevinç verir."
"God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
O: "(Rabbim) diyor ki: O, bakanların içini ferahlatan sarı bir inektir" dedi.
"God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
Hamilelik dönemi kabaca 200–220 gündür ve dişiler bir batında tek yavru doğurur.
The gestation period is roughly 200–220 days and females bear only one fawn at a time.
"O diyor ki: Sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir inektir" dedi.
"God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
Musa, "Rabbim buyuruyor ki, o, bakanlara sürur veren, sapsarı bir sığırdır." dedi.
"God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."
"O, onun, bakanların içini açan parlak sarı renkli bir sığır olduğunu söylüyor" dedi.
"God says," answered Moses, "a fawn coloured cow, rich yellow, well pleasing to the eye."