brilliant

/ˈbɹɪljənt/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"brilliant" kelimesinin Türkçesi: pırlanta, çok parlak, göz alıcı, çok zeki, (matb.) üç puntoluk harf. brilliantly parlak bir şekilde.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpırlanta
Genelçok parlak
Genelgöz alıcı
Genelçok zeki
Genel(matb.) üç puntoluk harf. brilliantly parlak bir şekilde.

Görsel

Turuncu Mücevher Kutusu İçinde Parlak Tektaş Pırlanta Nişan YüzüğüBüyük Mavi Taşlı Gümüş Yüzük: Vintage Tasarım ve Pırlanta DetaylarıKadın gülümserken pırlanta kolyenin zamansız parlaklığı ve aşkın derin sembolüGül Altın Kaplama Lüks Bilezik Mor Ametist Taşı ve Pırlanta Çerçeve

Tanım

•clear and sharp and ringing

Diğer Dillerde

Fransızcaperle
İspanyolcabrillante, perla
Rusçaблестя́щий, блиста́тельный, бриллиа́нт, брилья́нт, великоле́пный, сверка́ющий
Arapçaباهِر
Azericebrilyant, əla, möhtəşəm, parlaq
Portekizcebrilhante, claro
Yunancaμπριγιάν
Ukraynacaблиску́чий
Macarcabriliáns
İbraniceמבריק
Latincelūculentus
Norveççeenestående, glimrende, klar, lysende, storslagen, strålende
Endonezceberlian, brilian
Vietnamcathiên tài
Bulgarcaблестящ, брилянт, великолепен, искрящ, ярък
Katalancaclar, colibrí diamant
Galcegloyw

Etimoloji

Borrowed from French brillant (late 17th century), present participle of the verb briller, from Italian brillare, possibly from Latin berillus, beryllus (“a beryl, gem, eyeglass”), from Ancient Greek βήρυλλος (bḗrullos, “beryl”). By surface analysis, French brill(er) + -i- + -ant.

Kelime Ailesi

brilliance
brilliancy
brilliant green
brilliant rummynose tetra
brilliantly
brilliantness
brillo
overbrilliant
superbrilliant
trilliant
ultrabrilliant
unbrilliant

Örnek Cümleler

O zekice.
That's brilliant!
Tom zeki.
Tom's brilliant.
Işıl ışıl!
Brilliant!
Bu parlak.
This is brilliant.
O parlaktı.
That was brilliant.
Tom zekidir.
Tom's brilliant.
Sen zekisin.
You're brilliant.
Tom parlaktı.
Tom was brilliant.
Esther Chavez
And Esther Chávez was a brilliant accountant in Mexico City.
Başarılı bir iş.
Brilliant work.
Parlak insanlardı.
They were brilliant people.
O parlak bir fikir.
That's a brilliant idea.