exceptional
/ɪkˈsɛpʃənəl/4 hece
C1 seviye
EN → TR
"exceptional" kelimesinin Türkçesi: müstesna, istisnai, ender, fevkalade., fevkalade. exceptionally müstesna olarak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmüstesna
Genelistisnai
Genelender
Genelfevkalade.
Genelfevkalade. exceptionally müstesna olarak
Tanım
•deviating widely from a norm of physical or mental ability; used especially of children below normal in intelligence
Diğer Dillerde
Almancaaußergewöhnlich
Fransızcaexceptionnel
İspanyolcaexcepcional
İtalyancaeccezionale
Rusçaисключи́тельный, отли́чный
Arapçaاِسْتِثْنَائِيّ
Azericemüstəsna
Portekizceexcecional
Yunancaεξαιρετικός
Japonca並外れた, 例外的な, 別格の, 特別な, 特殊な, 特異な
Lehçewyjątkowy
Ukraynacaвинятко́вий, відмі́нний
Çekçevýjimečný
Macarcakivételes, rendkívüli
İbraniceמְצֻיָּן
Latinceeximius
Dancaeksceptionel, ekstraordinær, enestående, ganske særlig
Norveççeeksepsjonell
Bulgarcaизключи́телен, отли́чен
Slovakçavýnimočný
Slovenceizjemen
İrlandacaeisceachtúil
Esperantoescepta
Belarusçaадме́нны, адме́тны, вынятко́вы
Makedoncaисклучителен
Malayalamcaഅസാധാരണ
Kelime Ailesi
dual-exceptional
eggceptional
exceptional case-marking
exceptional space
exceptional zero
exceptionalism
exceptionalist
exceptionality
exceptionally
exceptionalness
nonexceptional
twice-exceptional
unexceptional
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom fevkalade.
Tom is exceptional.
Hava son derece soğuk.
The weather is exceptionally frigid.
Son derece iyi yaptık.
We've done exceptionally well.
Mary son derece çekici.
Mary is exceptionally attractive.
Tom sıradışı bir insan.
Tom is an exceptional person.
O son derece sıkıcıydı.
That was exceptionally boring.
Suç son derece zalimdi.
The crime was exceptionally cruel.
Tom son derece şanssız.
Tom is exceptionally unlucky.
Bu tuhaf bir görüntüdür.
An exceptional image.
Bu istisnai bir durumdur.
This is an exceptional case.
Tom son derece iyi yaptı.
Tom did exceptionally well.
Çocuk son derece akıllıydı.
The child was exceptionally intelligent.