Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sara

sara

/saˈra/
noun
B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"sara" kelimesinin İngilizcesi: epilepsy, fit, epilepsy, sarah, epilepsy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıpepilepsynoun
Genelfit
Genelepilepsy
Genelsarah
Genelepilepsy
Genelsarah

Görsel

Alman saray bahçesi manzarası - tarihi parkAgra Kalesi beyaz mermer saray - tarihi mimariAltın Damarlı Mermer Küre ve Barok Saray İçinin Zamansız UyumuAltın Detaylı Lüks Saray Kapısı ve Süslü İslami Mimari İç Mekan

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sarayı
Yönelme (-e)saraya
Bulunma (-de)sarada
Çıkma (-den)saradan
Tamlayan (-in)saranın
Çoğul (-ler)saralar

Tanım

isim, tıp: Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı; tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi

Atasözü & Deyim

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz

Diğer Dillerde

Almancaepilepsie (dişil) /epilɛpˈsiː/
epilepsy
çekim: çoğul Epilepsien · tamlayan Epilepsien
eş: Fallsucht
Er wohnte im Schloss.Sarayda yaşadı.
Fransızcaépilepsie (dişil) /e.pi.lɛp.si/
epilepsy (medical condition)
eş: comitialité, mal caduc, mal comitial, haut mal, mal sacré
köken: From Old French epilepsie, from Latin epilēpsia, from Ancient Greek ἐπιληψία (epilēpsía).
Le Palais de l'Élysée.Élysée Sarayı.
fervor, passion
çekim: çoğul acaloramientos
köken: From acalorar + -miento.
Está enamorado de Sara.Sarah'a aşıktır.
to adapt · to convert
çekim: geçmiş adattàto · ortaç adattàto · şimdiki adàtta · ulaç adattànte
eş: accomodare, adeguare, aggiustare, applicare, assestare, conformare
köken: From Latin adaptāre (“to fit, adjust, modify; to adapt, fit or adjust to”).
Convivio a Palazzo.Sarayda yaşadı.
جاء كارلوس ساورا..Arayan Sara’dır.
pure; fine; excellent
köken: See the etymology of the corresponding lemma form.
Felemenkçeaangepast, aanpassen, passend, pasvorm /ˈaːŋɣəˌpɑst/
adapted · modified, edited
çekim: karşılaştırma aangepaster · üstünlük meest aangepast
aile: onaangepast
to adapt (to make suitable)
çekim: geçmiş adaptei · ortaç adaptado · şimdiki adapta
köken: Learned borrowing from Latin adaptāre (“to fit, to adapt”).
aile: adaptação, adaptável
Universidade Galatasaray.Galatasaray Üniversitesi.
able, capable, skilled, able-bodied, competent · fit, battle ready
çekim: karşılaştırma ικανότερος · üstünlük ικανότερος
eş: άξιος, επιδέξιος
zıt: ανίκανος
köken: From Ancient Greek ἱκανός (hikanós).
Korece사라 /sʰa̠ɾa̠/
plate
köken: From Japanese 皿 (sara). Borrowed during the Japanese occupation of Korea.
attack, assault
çekim: çoğul anfalls · tamlayan anfalls
köken: From Old Swedish anfal, from Middle Low German anval.
aile: anfallsduo, anfallsformation, anfallsfotboll, anfallsförsök, anfallsglad, anfallskollega, anfallskrig, anfallslinje, anfallsmål, anfallspar
astmaanfall
krampanfall
Lehçedopasowanie, pasować, Saraj (nötr) /dɔ.pa.sɔˈva.ɲɛ/
verbal noun of dopasować
çekim: tamlayan dopasowania
tour, visit; circuit · turn, revolution · fit, outbreak
çekim: çoğul दौरे
köken: Borrowed from Classical Persian دوره (dawra), from Arabic دَوْرَة (dawra).
aile: दौरा करना
उसके दौरे से ठीक पहले उसकी गिरफ़्तारी हो गई।
दिल का दौरा
fit (quality of a partnership's combined holding of cards in a suit, particularly of trump) · fit, outfit
çekim: çoğul fitit · tamlayan fitin
köken: Borrowed from English fit.
Tarjousvaiheessa pari pyrkii usein löytämään kahdeksan kortin fitin ylävärissä.
Çekçedativ singuláru substantiva sar, padoucnice (dişil) /ˈpadou̯t͡sɲɪt͡sɛ/
epilepsy
çekim: çoğul padoucnic · tamlayan padoucnic
köken: Inherited from Old Czech padúcnicě. padnouc + -nice.
Rumenceîncăpea /ɨn.kəˈpe̯a/
to fit (have enough room) · to fit someone (be large enough) · to be admitted in the context of human intercourse
çekim: geçmiş încăput · ortaç încăput · şimdiki încape
köken: From a Vulgar Latin root *incapēre, from Latin capere. Alternatively, the prefix în- may have been added in early Romanian. Compare Aromanian ncap, Spanish and Portuguese caber.
aile: încăpător, încăpea pe mâna, încăpere, încăpea vorbă, nu își încăpea în piele
Trofeul nu încăpea în valiză, fiindcă era prea mare.
Hainele de când eram copil nu mă mai încap.
După ce se dă un ordin, nu mai încape zăboveală.
to form, shape, alter (into something: -vá/-vé) · to act, play, portray (to take the role of)
çekim: geçmiş alakítottak
köken: From alak (“shape, form”) + -ít (causative verb-forming suffix). First attested in 1830.
aile: alakítás, alakítgat, alakítható, átalakít, kialakít, megalakít, újjáalakít
to adapt, to fit, to adjust
çekim: geçmiş הִתְאַמְתָּ
Latinceaptus, habilis, idōneus /ˈap.tʊs/
suitable, adapted · ready · apt, proper
zıt: incommodus, inūtilis, ineptus, irritus, grātuītus
köken: From Proto-Italic *aptos, which has been connected to the root Proto-Indo-European *h₂ep- (“to join, fit (in)”) or to the perfect passive participle of apiō (“fasten, join”).
aile: ineptus
to mount · to install · to assemble
çekim: geçmiş monterede · ortaç monteret · ulaç monterende
aile: demontere, montering
Norveççedeilig, passe
suitable
çekim: karşılaştırma lebih cocok · üstünlük paling cocok
köken: From Malay cocok, borrowed from Javanese ꦕꦺꦴꦕꦺꦴꦏ꧀ (cocok), from Old Javanese cocok (“suitable”).
aile: cocok-cocokkan, cocokkan, cocoklogi, kecocokan, ketidakcocokkan, mencocok, mencocok-cocokkan, mencocokkan, pencocokan, secocok
Vietnamcathích hợp, vừa /tʰïk̟̚˧˦ həːp̚˧˨ʔ/
suitable; matching; fitting
köken: Sino-Vietnamese word from 適合.

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Ben sarardım.
I blanched.
Tom bir saraç.
Tom is a saddler.
Ben saralıyım.
I'm epileptic.
Sarah titriyordu.
Sarah was shaking.
Sarah'ı bulamıyorum.
I couldn't find Sarah.
Sarah'a söyledin mi?
Did you tell Sarah?
Neler oluyor, Sarah?
What's going on, Sarah?
Sarah toy ve saftır.
Sarah is naive and gullible.
Yapraklar sararıyor.
The leaves are turning yellow.
Tom korkudan sarardı.
Tom turned pale with fright.
Tom korkuyla sarardı.
Tom turned pale with fright.
Sarah bir sari giydi.
Sarah wore a sari.
sara ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod