muhacir
/mu(h)aˈd͡ʒiɾ/
noun
TR → EN
"muhacir" kelimesinin İngilizcesi: immigrant, fugitive, immigrant, emigrant, emigre. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelimmigrantnoun
Genelfugitive
Genelimmigrant
Genelemigrant
Genelemigre
Genelimmigrant
Genelemigrant
Genelimmigrant
Genelemigrant
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)muhaciri
Yönelme (-e)muhacire
Bulunma (-de)muhacirde
Çıkma (-den)muhacirden
Tamlayan (-in)muhacirin
Çoğul (-ler)muhacirler
Tanım
•sıfat: göçmen
•Hz. Muhammed'e uyarak Mekke'den Medine'ye göç eden
Diğer Dillerde
AlmancaEinwanderer, Einwanderin, flüchtig, Flüchtling, Immigrant, Immigrantin (eril) /ˈʔaɪ̯nˌvandəʁɐ/
immigrant (male or of unspecified gender)
çekim: çoğul Einwanderern · tamlayan Einwanderers
zıt: Auswanderer, Abwanderer, Emigrant, Emigrierter
köken: einwandern + -er
Märchen aus Jugoslawien. — Habeşistan muhacirlerinden.
Fransızcaéphémère, fugitif, fugitive, fuyant, immigrante, immigré /e.fe.mɛʁ/
ephemeral (lasting for only a short time; transitory) · existing for only one day; ephemeral
çekim: çoğul éphémères
eş: bref, court, fugace, momentané, passager, provisoire
zıt: éternel
köken: Inherited from Old French effimere, borrowed from Ancient Greek ἐφήμερος (ephḗmeros).
Ses habitants sont les Audignonais et Audignonaises. — Halkı Manav ve Muhacirdir.
İspanyolcaforajido, fugaz, fugitivo, inmigrante, irado, prófugo /foɾaˈxido/
outlawed
çekim: çoğul forajidos
köken: From Medieval Spanish, fuera exido, "ha salido".
(Waiting for the Messiah en EE. UU.). — Muhacirun: Mekke'den Medine'ye göç edenler.
İtalyancalatitante /la.tiˈtan.te/
in hiding · on the run
çekim: çoğul latitanti
eş: ricercato, clandestino, fuggiasco, contumace, irreperibile, nascosto
köken: From latitare.
La cometa ha avuto una storia osservativa piuttosto travagliata. — Muhacirliğin oldukça karmaşık bir tarihi vardır.
Rusçaпереселенец, эмигрант
Другим важным элементом, безусловно, были звукосниматели. — Bir diğer önemli iskan olayı ise Giritli muhacirlerdir.
Arapçaمُهَاجِر, مُهَاجِرَة, هَارِب, هَارِبَة
معظم سکان الولاية من الطاجيك ممن يتحدثون الدرية وينحدرون من اصول آرية. — Köy ahalisinin çoğunluğu muhacir olup, Eyüp El Ensari soyundan gelmektedir.
fugitive; runaway
köken: From فرار (farâr, “escape”) + ـی (-i).
fugitive
çekim: karşılaştırma daha fərari · üstünlük ən fərari
köken: From Persian فراری, equivalent to fərar + -i.
Kazakçaкелімсек, қашақ, қашқын
runaway, fugitive, escapee
çekim: çoğul қашқындар · tamlayan қашқынның
köken: қашу (qaşu) + -қын (-qyn). Cognate with Proto-Turkic [Term?] (“qačğïn”).
Özbekçemuhojir, qochoq, qochqin
someone who has immigrated; immigrant
çekim: çoğul ingewekenen
Hiervan geeft hij de helft aan Kaikeyi en de andere helft verdeelt hij nogmaals. — Halkın yarısı yörük, yarısı da muhacirdir.
Portekizceefêmero, esquivo, foragido, imigrante /eˈfẽ.me.ɾu/
Brazilian Portuguese standard spelling of efémero
zıt: duradouro
Na alimentação de ruminantes. — Rumeli Muhâcirleri de eklenmistir.
Yunancaμετανάστης, φυγάς (eril)
migrant: immigrant, emigrant
çekim: çoğul μετανάστες · tamlayan μετανάστη
eş: εμιγκρές, αποδημητής, απόδημος, ξενιτεμένος, μέτοικος
Μαζί αναφέρεται και το γειτονικό χωριό Πρινές. — Ayrıca köy muhacır mahallesidir.
immigrant plant, introduced species of plant
「99監獄」とも呼ばれる。 — Bunlara "93 Muhacirleri" de denir.
fugitive
köken: Sino-Korean word from 逃亡者, from 逃亡 (“escape”) + 者 (“-er”).
93 귀찮은 문제 무디어져 익는다. — 93 muhaciri olarak geçer.
İsveççeflykting, invandrare
a refugee (person seeking political asylum)
çekim: çoğul flyktingar · tamlayan flyktings
köken: From flykt + -ing.
Lever du det nya livet 93. — 93 muhaciri olarak geçer.
Lehçeuciekinier, uciekinierka, ulotny, zbieg (eril) /u.t͡ɕɛˈki.ɲɛr/
fugitive, runaway
çekim: çoğul uciekinierzy · tamlayan uciekiniera
eş: zbieg, zbiegły
köken: Etymology tree Polish uciec Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Balto-Slavic *-ā́ˀtei Proto-Slavic *-ati Old Polish -ać Polish -ać Polish uciekać Polish -inier Polish uciekinier From uciekać + -inier.
aile: uciekinierski, uciekinierstwo
Prócz nich na Vágarze jest 39 gór. — Biga’da 39 tane muhâcir köyü vardır.
Ukraynacaвтіка́ч, втіка́чка, іммігра́нт, іммігра́нтка, переселе́нець, утіка́ч
Герої не планують тут залишатися. — Muhacirlerin buralara yerleşmesini istemezler.
immigrant
çekim: çoğul आप्रवासियों
zıt: उत्प्रवासी
köken: From आप्रवास (āpravās, “immigration”) + -ई (-ī).
Fincehetkellinen, karkulainen, karkuri, maahanmuuttaja, pakolainen, pysymätön /ˈhetkelːinen/
momentary, brief, fleeting; transitory, transient · instantaneous (at an instant)
çekim: karşılaştırma hetkellisempi · üstünlük hetkellisin
köken: hetki + -llinen
aile: hetkellisesti, hetkellisyys, hetkellisarvo
Kanervankukka: eränovelleja. — Kafkasya muhacirleri: çerkezdirler.
Çekçeimigrant, imigrantka, přistěhovalec, přistěhovalkyně, uprchlice, uprchlík (eril) /ˈɪmɪɡrant/
immigrant
çekim: çoğul imigranti · tamlayan imigranta
eş: přistěhovalec, přivandrovalec, uprchlík, expat
93 jmenný rejstřík . — 93 muhaciri olarak geçer.
Rumenceevadat, evadată, fugar, fugară, fugitiv, imigrantă
fugitive
köken: Past participle of evada.
Ea este numită în popor între altele pâlnioară ondulată sau burete de rouă fals. — Bunlara halk arasında 93 Muhacirleri veya yanlış biçimde Kars Muhacirleri denilmektedir.
Macarcabevándorló, szökevény /ˈbɛvaːndorloː/
present participle of bevándorol
çekim: çoğul bevándorlók
köken: bevándorol + -ó
Legalább 93 védett növényfaj él itt. — Mahallede yerleşmiş 93 muhaciri gürcü aileleri mevcuttur.
İbraniceמבוקש, מְהַגֵּר, מְהַגֶּרֶת, עבריין נמלט
מחצית מהאוכלוסייה הם גברים ומחציתה נשים. — Halkın yarısı yörük, yarısı da muhacirdir.
Latincefugitīvus
elusive, volatile (difficult to capture and contain) · fleeting (brief)
eş: kortvarig, forbigående, efemer, efemerisk, overfladisk, perifer
köken: From Middle Low German vluchtig, equivalent to flygte (“escape, flee”) + -ig. Compare Swedish flyktig.
Bulgarien er en enhedsstat. — Bulgaristan muhâciri yerlesimidir.
Norveççediffus, flyktig, innvandrer, rømling
Sønner av Askerøy. — Habeşistan muhacirlerinden.
Endonezceburonan, imigran, orang pindah, pendatang
buron
Desa ini merupakan desa pemekaran. — Bu köy bir muhacir köyüdür.
Etimoloji
Arapça مهاجر
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
93 muhaciri olarak geçer.
93 enlisted men.
Mahallenin halkı tamamen muhacirdir.
People all over the place are totally terrified.
Muhacir, göçmen anlamında Arapça kökenli bir sözcük.
مهاجرون muhājirūn) is an Arabic word meaning emigrant.
Muhacir daha önce Rahovec'te küçük bir fabrikada çalışmış.
Muhaxhir worked before in a small factory in Rahovec.
1941 senesinde Boşnaklar muhâcirlerin iskâni ile kurulmustur.
Since 1941, this title is a separate peerage.
Mübadeleden sonra bölgeye Selanik'ten gelen muhacirler yerleştiler.
Refugees from the Saarland showed up.
Nüfusunun %80 i Boşnaklar %20'si Şark muhacirlerinden oluşmaktadır.
For classical music stations, the requirement is 20% Canadian content.
O muhacirler hak yolda sabreder ve yalnız Rab'lerine dayanıp güvenirler.
(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Selamlar köyünün halkını Balkanlar'dan göç eden muhacirler oluşturmaktadır.
Officials from other nations offered their condolences to those affected by the bombings.
Parti Genel Başkanı Muhammed Salih, muhaciratta bulunduğu için kurultaya katılamadı.
Leader of the party Muhammad Salih was not able to attend the meeting because of his forceful exile.
O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Muhacır zamanından sonra boşaltılan köy çoğunluğu orda kalıp oranın halkı olarak kaldı.
Aside from the size of the barrio, most of its inhabitants were scattered from one place to another.
Birleşik Kelimeler
muhacir arabası