göçmen

/ɟøt͡ʃˈmen/
adj
C1 seviye
TR → EN
"göçmen" kelimesinin İngilizcesi: migrant, migratory, emigrant, immigrant, emigre. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmigrantnoun
Genelmigratoryadj
Genelemigrant
Genelimmigrant
Genelemigre
Genelimmigrant
Genelimmigration
Genelnomad
Genelrefugee
Genelimmigration
Genelnomad
Genelrefugee
Genelimmigrant
Genelimmigration
Genelnomad
Genelrefugee
Genelimmigrant
Genelimmigrant
Genelimmigration
Genelnomad
Genelrefugee

Görsel

Kuş göçmen sahil bataklıkta doğa fotoğrafıSonbahar bağında göçmen kuş sürüsü - doğaMısır kazı göçmen kuşu - sakin doğa parkıKaz göçmen su kuşu fotoğrafı - akşam suyu

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)göçmeni
Yönelme (-e)göçmene
Bulunma (-de)göçmende
Çıkma (-den)göçmenden
Tamlayan (-in)göçmenin
Çoğul (-ler)Göçmenler

Tanım

•Bir soyadı.
•Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk); muhacir
•Sıcak iklimli ülkelere giden (hayvan).
•Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden kimse, aile veya topluluk
•Sıcak iklimli ülkelere giden hayvan

Diğer Dillerde

asylum seeker (a person seeking (political) asylum of male or unspecified sex)
çekim: çoğul Asylanten · tamlayan Asylanten
köken: From the 1960s, Asyl (“asylum”) + -ant (agent noun suffix).
aile: Asylantenheim, Asylantenwohnheim, Asylantenpack, Scheinasylant
Die japanische Auswanderung. — Japon turnaları göçmendir.
Fransızcaimmigration, réfugié, réfugiée (dişil) /i.mi.ɡʁa.sjɔ̃/
immigration
çekim: çoğul immigrations
köken: From Latin immigrō and modelled on émigration.
Département de l’immigration — Göçmenlik Birimi
İspanyolcainmigración, refugiada, refugiado (dişil) /immiɡɾaˈθjon/
immigration
çekim: çoğul inmigraciones
Organizaciones de inmigrantes — Göçmen örgütleri
inmigración masiva
İtalyancaimmigrazione, profugo, rifugiata, rifugiato (dişil) /im.mi.ɡratˈt͡sjo.ne/
immigration · immigrants
çekim: çoğul immigrazioni
eş: spostamento, trasferimento, insediamento
zıt: emigrazione
köken: From immigrare + -zione.
È un non-migratore. — Göçmen değildir.
Rusçaпереселенец, эмигрант, иммигрант, беженец
переселенец, эмигрант, иммигрант, беженец
Миграционный отдел — Göçmenlik Birimi
Arapçaلَاجِئ, لَاجِئَة, مُهَاجَرَة, هِجَار, هِجْرَة
وحدة الهجرة — Göçmenlik Birimi
Farsçaپَناهَندِه, فراری /fa.raː.ˈriː/
fugitive; runaway
köken: From فرار (farâr, “escape”) + ـی (-i).
Azericehicrət, immiqrasiya, mühacirət, qaçqın
emigration (leaving one's country) · Hijra
çekim: çoğul hicrətlər · tamlayan hicrətin
köken: Borrowed from Arabic هِجْرَة (hijra).
Kazakçaбосқын, иммиграция, көші-қон, қашқын
refugee
çekim: çoğul босқындар · tamlayan босқынның
Özbekçehijrat, immigratsiya, qochoq, qochqin, qochqindi
Tatarcaкачак, качкын
Felemenkçemigrant (emigrant of immigrant)
migrant (emigrant of immigrant)
Die emigreren niet! — Göçmen değillerdir.
past participle of asilar
São eles os não-cliente. — Göçmen değildirler.
migration: immigration, emigration
çekim: çoğul μεταναστεύσεις · tamlayan μετανάστευσης
köken: From Ancient Greek μεταναστεύω (metanasteúō).
Είναι είδος μεταναστευτικό. — Göçmen bir türdür.
Japoncaイミグレーション, 入植, 移住, 移民, 難民 /ɲ̟ɨːɕo̞kɯ̟/
settlement · immigration
çekim: geçmiş 入植した
aile: 入植者
旧「移民の家」。 — "Göçmenlerin havarileri".
イスラエルの入植活動は続いている。
Korece난민, 이민, 이주 /na̠nmin/
refugee
eş: 피난민, 유민
köken: Sino-Korean word from 難民 (“refugee”)
미국은 이민의 나라이다. — ABD bir göçmenler ülkesidir.
İsveççeflykting, invandring
a refugee (person seeking political asylum)
çekim: çoğul flyktingar · tamlayan flyktings
köken: From flykt + -ing.
Invandrarorganisationer — Göçmen örgütleri
Lehçeimigracja, uchodźca, uchodźczyni (dişil) /i.miˈɡra.t͡sja/
immigration (act of immigrating) · a foreign population that has settled in another country
çekim: çoğul imigracje · tamlayan imigracji
zıt: emigracja
köken: Etymology tree French immigrationbor. Polish imigracja Borrowed from French immigration.
aile: imigracyjny
Bo wszystko jest marnością. — Tümü Göçmen kökenlidir.
Ukraynacaбі́женець, бі́женка, іммігра́ція, пересе́лення
Протестантське богослужіння було заборонене. — Göçmen yasası protesto edildi.
immigration
çekim: çoğul आप्रवासों
zıt: उत्प्रवास
köken: From आ- (ā-, “towards”) + प्रवास (pravās, “emigration”).
aile: आप्रवासी
Fincemaahanmuutto, pakolainen, siirtolaisuus /ˈmɑːhɑnˌmuːtːo/
immigration
çekim: çoğul maahanmuutot · tamlayan maahanmuuton
köken: From maahan (“into the country”, illative) + muutto (“migration”).
aile: haittamaahanmuutto, maahanmuuttokriittinen, maahanmuuttokriittisyys, maahanmuuttomyönteinen, maahanmuuttopolitiikka, maahanmuuttovastainen, maahanmuuttovirasto
Maahanmuuttoyksikkö — Göçmenlik Birimi
Çekçeběženec, běženka, imigrace, přistěhovalectví, uprchlice, uprchlík (eril) /ˈbjɛʒɛnɛt͡s/
refugee
çekim: çoğul běženci · tamlayan běžence
eş: uprchlík, utečenec, migrant, emigrant, vystěhovalec
köken: Borrowed from Russian бе́женец (béženec).
Postoje k imigrantům. — Göçmen olanları vardır.
immigration
çekim: çoğul imigrări · tamlayan imigrări
köken: From imigra + -re.
Este parțial migratoare. — Kısmen göçmendir.
Macarcabevándorlás, menekült /ˈbɛvaːndorlaːʃ/
immigration
çekim: çoğul bevándorlások
köken: bevándorol + -ás
Nem illegális bevándorló. — Göçmen değildir.
İbraniceהֲגִירָה, פָּלִיט
בשנת 1688 הגיעו מתיישבים גרמנים והתיישבו בעיר. — 1688'de Alman göçmenler geldi.
Latinceprofugus, refugus /ˈprɔ.fʊ.ɡʊs/
that which flees, has fled, fugitive · unsettled, roving, vagabond, wandering · banished, exiled
köken: From profugiō (“to flee, run away or escape”) + -us.
Dancaflygtning, indvandring /fløktnenɡ/
refugee
çekim: çoğul flygtninge · tamlayan flygtnings
köken: From flygte (“to escape”) + -ing (“person”). Calque of German Flüchtling.
Altså en slags besættere. — Göçmen bir türdür.
Norveççeflyktning, immigrasjon, innvandring
«Personer med innvandrerbakgrunn. — "Göçmenlerin havarileri".

Etimoloji

(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)

Örnek Cümleler

Onlar göçmendi.
They were immigrants.
Göçmen değildir.
It is not a migrant.
Modern Göçmenler
Immigrants
Kısmen göçmendir.
It is partially migratory.
Göçmen kaçakçılığı
Migrant smuggling
"Göçmen Çiftçiler".
"Migrant Farmers".
Tom Meksika göçmeni.
Tom is a Mexican immigrant.
Göçmen bir balıktır.
It is a migratory fish.
Moğolistan göçmenidir.
Mongolian immigrant.
Tom bir dijital göçmen.
Tom is a digital immigrant.
Tümü Göçmen kökenlidir.
Everything that is born of weakness.
Kuzeydekiler göçmendir.
Some northern populations are migratory.
göçmen ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genellocust
Genelrefugee camp
Genelpassenger pigeon
Genelrefugee camp