çekim: karşılaştırma furchtbarer · üstünlük am furchtbarsten
eş: erschreckend, schrecklich, grausam
köken: From Middle High German vorhtebære. Equivalent to Furcht + -bar.
Und zweitens versucht sie einen daran zu erinnern, was machen fürchten und hassen soll. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
Et deuxièmement, il essaye de nous rappeler ce qu'il faut craindre et détester. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
E in secondo luogo, cerca di ricordarvi che cosa temere e odiare. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
Rusçaгро́зный, жу́ткий, стра́шный, ужа́сный
И вторая - напоминать чего боятся и ненавидеть. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
Arapçaأَرْبَد, فَظِيع, مُرْعِب
ثانيا: يحاول تذكيرك بالذي تخشاه وتكرهه — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
çekim: karşılaştırma afschuwelijker · üstünlük afschuwelijkst
eş: verschrikkelijk, erg
köken: From afschuwen + -lijk.
En het herinnert je eraan wat er is om te vrezen en te verafschuwen. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
E em segundo lugar, está a tentar lembrar-vos de tudo o que existe para se temer e odiar. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
çekim: karşılaştırma απαισιότερος · üstünlük απαισιότερος
köken: Learned borrowing from Koine Greek ἀπαίσιος (apaísios, “ominous, sinister”), from ἀπό (apó, “from”) + αἴσιος (aísios, “favorable, auspicious”); see αίσιος (aísios) for the latter.
aile: απαίσια, απαισιόμορφος, απαισιότητα, αίσιος
Και δεύτερον, προσπαθεί να σου υπενθυμίσει τι πρέπει να φοβάσαι και να μισείς. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
to be terrible; to be awful; to be horrible; to be atrocious · to be great in degree; to be extreme in degree
eş: 끔찍스럽다, 두렵다, 참혹하다, 굉장하다
köken: See etymology at ᄀᆞᆷᄌᆞᆨ (komcok) for the first element. —하다 (-hada) is a regular adjective-deriving suffix. Equivalent to 끔찍 (kkeumjjik) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
두번째는 어떤것을 두려워하고 증오해야 하는가를 상기시켜 주는 것이지요. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
çekim: karşılaştırma mer fruktansvärd · üstünlük mest fruktansvärd
köken: From fruktan + -s- + -värd.
För det andra ska den påminna dig om vad som finns att frukta och hata. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
2) încearcă să-ți reamintească de ce să-ți fie frică și ce să urăști. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
çekim: karşılaştırma borzalmasabb · üstünlük legborzalmasabb
köken: From the borzalm- stem of borzalom + -as (adjective-forming suffix).
aile: borzalmasan, borzalmasság
Másodsorban megpróbál emlékeztetni arra, hogy mi mindentől lehet félni és mit lehet gyűlölni. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
terrible, very bad · terrifying · extreme, especially in a dramatic way
çekim: karşılaştırma frygteligere · üstünlük frygteligst
köken: From frygte (“to fear”) + -lig. After Middle Low German vruchtelik.
Og for det andet forsøger det at minde dig om, hvad der er at frygte og hade. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
Det var en frygtelig sang. Men alle skrålede løs på den, mens vi marcherede ud over broen mod fastlandet.
“Båden sejlede ud som aftalt, men det har været et frygteligt uvejr,” blev der svaret.
Thứ hai là, nó đang cố nhắc nhở bạn về việc nên sợ hãi và căm ghét cái gì. — İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
Örnek Cümleler
Korkulacak bir şey yok.
There is nothing to fear.
Ölüm korkulacak bir şey değil.
Death is not to be feared.
Bu normal. Korkulacak hiçbir şey yok.
It's normal. There's nothing to be scared of.
[1] Şimdi, jaguarlar Guaraniler tarafından korkulacak vahşi bir canavardır.
It is common for the animal to be part of the beginning and end of a persons life.
İkincisi, size korkulacak ve nefret edilecek nelerin olduğunu hatırlatmaya çalışıyor.
And secondly, it's trying to remind you of what there is to fear and to hate.