dırıltı

TR → EN
"dırıltı" kelimesinin İngilizcesi: squabble. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsquabble

Tanım

•Bezdirici bir biçimde söylenme, dırdır
•Çekişme, atışma
•Bezdirici bir biçimde söylenme
•Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme

Diğer Dillerde

Almanca(sich) zanken, Disput, Gerangel, Rangelei, sich kabbeln (eril) /dɪsˈpuːt/
dispute
çekim: çoğul Dispute · tamlayan Disputes
Er war einem Mann gewidmet, der in ihr gestorben (?) war. — Diriltici : Ölü bir köylü üyeyi diriltin.
Fransızcadispute, guéguerre, riotte, se chamailler (dişil) /dis.pyt/
dispute
çekim: çoğul disputes
eş: algarade
köken: From Latin disputāre.
Il ressuscite les morts et guérit les infirmités. — Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.
İspanyolcadiscutir, disputilla, repique, repiquetear /diskuˈtiɾ/
to discuss, to argue; to talk about · to examine some subject in detail
çekim: geçmiş discutí · ortaç discutido · şimdiki discute
köken: Borrowed from Latin discutere - discutiō.
aile: discutible, discutir sobre el sexo de los ángeles
Parece sospechoso. - ¡Maestro Cornello! — "Ölüleri diriltiyor" ha?
reflexive of accapigliare · to squabble, scuffle or come to blows · to quarrel or wrangle
çekim: geçmiş accapigliàtosi · ortaç accapigliàtosi · şimdiki si accapìglia · ulaç accapigliàntesi
eş: acciuffarsi, azzuffarsi, baruffare, bisticciare, litigare, picchiarsi
köken: From capegli, older form of capelli (“hair”).
aile: reaccapigliarsi
"Resurrezione ai morti", eh? — "Ölüleri diriltiyor" ha?
Rusçaболтовня, шум, галдёж (dişil) /bəɫtɐvˈnʲa/
talk, chatter, jabber, gossip
çekim: çoğul болтовни́ · tamlayan болтовни́
eş: пустословие
köken: болта́ть (boltátʹ) + -овня́ (-ovnjá)
"Воскрешает мёртвых", да? — "Ölüleri diriltiyor" ha?
Arapçaشَاجَرَ, شِجَار
توفي ودفن رحمه الله تعالى بالمدينة المنورة بالحجاز. — Diriltici : Ölü bir köylü üyeyi diriltin.
Farsçaبگومگو, یکیبهدو
Felemenkçegekrakeel, harrewarren, kibbelen (nötr)
bickering
köken: From ge- + krakelen.
Ook bracht ze de doden naar Adlivun (de onderwereld) als psychopompos. — Diriltici : Ölü bir köylü üyeyi diriltin.
Portekizcebrigar /bɾiˈɡa(ʁ)/
to brawl, fight · to quarrel · to argue, have an argument
çekim: geçmiş briguei · ortaç brigado · şimdiki briga
köken: From Gothic 𐌱𐍂𐌹𐌺𐌰𐌽 (brikan), from Proto-Germanic *brekaną, from Proto-Indo-European *bʰreg-. See also the Latin cognate derivation franger.
"Ressurreição dos mortos"? — "Ölüleri diriltiyor" ha?
Briguei com meu namorado ontem e não nos falamos desde 19h.
Você brigou comigo.
skirmish, a low-level engagement
çekim: çoğul αψιμαχίες · tamlayan αψιμαχίας
Δίνει αθανασία στους ζωντανούς, και ανασταίνει τους νεκρούς. — Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.
İsveççebjäbb, käbbel, käbbla, kiv (nötr)
bickering, squabble
çekim: tamlayan käbbels
köken: From the verb käbbla, since 1681.
Återuppväcker de döda? — "Ölüleri diriltiyor" ha?
Hintçeझगड़ा, लड़ाई (eril) /d͡ʒʱəɡ.ɽɑː/
quarrel, dispute, altercation, quarrel, scuffle
çekim: çoğul झगड़े
köken: Etymology tree Prakrit *झग्गड (jhaggaḍa) Hindi झगड़ा Inherited from Prakrit *झग्गड (jhaggaḍa) + Middle Indo-Aryan -𑀓- (-ka-), a reconstructed variant of झगड (jhagaḍa). Cognate with Punjabi ਝਗੜਾ (jhagṛā) / جھَگْڑَا (jhagṛā), Sindhi جَهڳڙِو (jhaɠṛo), جهيڙو (jheṛo), Bengali ঝগড়া (jhogoṛa), Assamese জগৰ (zogor). See झगड़ना (jhagaṛnā) for more.
झगड़ा मत खड़ा करो।
Fincekinastella, kinastelu /ˈkinɑstelːɑˣ/
to squabble, to quarrel, to bicker
çekim: geçmiş kinastellut · şimdiki kinastelee · ulaç kinasteleva
köken: kinastaa + -ella
aile: kinastelu
Vai herättää kuolleita? — "Ölüleri diriltiyor" ha?
Çekçehašteření, hašteřit, poškorpení, poškorpit se, půtka, rozmíška /ˈɦaʃtɛr̝ɪt/
to quarrel, to squabble
çekim: geçmiş hašteřila · ortaç hašteřila · şimdiki hašteří
aile: hašteření, hašteřivý, pohašteřit, rozhašteřit
Hospodin umrtvuje i obživuje, uvodí do pekla i vyvodí. — RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.
Rumencecerta
to quarrel, squabble, argue, altercate, row, argufy, wrangle, fall out with someone · to scold, chide, rebuke, reprove, reprehend
çekim: geçmiş certat · ortaç certat · şimdiki ceartă
köken: Inherited from Latin certāre.
aile: certare, ceartă
Este înzestrat cu puteri supranaturale, de a vindeca bolnavi și de a învia morți. — Ölü bir fareyi diriltir, ölümcül hastaları iyileştirir.
Latincejurgo
Norveççekjekle, kjekling
Ifølge legendene i spillet kan Dormin gjenopplive de døde. — Altay efsanelerinde kel kadın şaman ölüleri bile diriltir.
Bulgarcaдърля се, разправия, разправям се /ˈdɤrlʲɐ sɛ/
to quarrel, to squabble, to wrangle · to argue noisily or unpleasantly
çekim: geçmiş none · ortaç дъ́рлил се · şimdiki дъ́рли се · ulaç дъ́рлещ се
köken: Uncertain
Господ умъртвява, и съживява; Сваля в ада*, и възвежда. — RAB öldürür de diriltir de, Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.
Двамата братя постоянно се дърлят за дреболии.
Не се дърлете пред гостите.
Katalancabarallar /bə.ɾəˈʎa/
to shuffle (mix up cards in a random order) · to fight, to argue · to fight, to brawl
çekim: geçmiş barallí · ortaç barallat · şimdiki baralla
köken: Inherited from Late Latin baraliare (“dispute, quarrel”), probably from Paleo-Hispanic. Cognate to Spanish barajar, Galician barallar and Portuguese baralhar.
aile: baralla, barallós
Galcececru, cynnen, ffrwgwd, ymgecru /ˈkɛkrɨ/
to quarrel, to wrangle
çekim: geçmiş cecrwyd · şimdiki cecro
köken: From cecr (“quarrelsome”) + -u.
aile: cecraeth, ymgecru

Örnek Cümleler

Diriltir, öldürür.
He gives life, and He causes death.
Dilin diriltilmesi
Language revitalization
Diriltir, öldürür."
He gives life, and makes to die.
Diriltir ve öldürür.
He revives and causes to die.
O, diriltir, öldürür.
He gives life and causes things to die.
O diriltir ve öldürür.
He gives life, and He causes death.
O diriltir, O öldürür.
He grants life and deals death.
Diriltir de öldürür de.
He gives life, and He causes death.
O, diriltir ve öldürür.
It is God who gives life and causes things to die.
Allah, diriltir ve öldürür.
It is Allah that gives life and causes death.
O, diriltir de, öldürür de.
He gives life, and He causes death.
Şüphesiz ölüleri O diriltir.
He is verily the one who will raise the dead.
dırıltı ile daha fazla örnek cümle →