Tanım
•tartışma, ağız kavgası
•Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme
Örnek Cümleler
Tom ağız dalaşına girmek istemediğini söylüyor.
Tom says he doesn't want to get into a shouting match.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.
One of our daughters had gotten into a spat.
Bu arada DUI ve DPA da kötü bir ağız dalaşına girdiler.
Meanwhile, the DUI and DPA have been engaged in a bitter war of words.
Önemsiz şeyler üzerinde birbirleriyle ağız dalaşına girdiler.
They fell out with each other over trifles.
Hırvatistan ve Slovenya'dan, çözüm beklenen sorunlar konusunda ağız dalaşı
Croatia, Slovenia spar over unresolved issues
BM misyonu başkanı General Jacques Klein ile çok kereler ağız dalaşı yapmıştı.
He had many open quarrels with the UN's mission head, General Jacques Klein.
ağız dalaşı ile daha fazla örnek cümle →